banner1365

banner1469

banner1345

banner1468

banner1397
16.10.2019, 08:26

Medyanın uğraştığı işe bak!..

Samsunlu gazeteciler,
Sağlık Sen'in "İl Divan Toplantısı" için
ünlü otelin kapısından içeri girerken,
lüks bir araç gözlerine ilişti...
Pırıl pırıl parlayan
simsiyah otomobil,
çok zengin bir işadamına
ait olmalıydı...
Ancak, gazetecilerden biri 
bu aracın,
Memur Sen Konfederasyonu'na
bağlı Sağlık Sen Genel Başkanı
Semih Durmuş'un
makam otomobili olduğunu
söyleyince,
hep birlikte şaşırdılar...
Bazıları "Nasıl olur ya!"
dediyse de
doğruydu...
Söz konusu 800 bin liralık
lüks araç,
yaygın medyada da
konu olmuştu...
Bu ülkede, 
bazı sendikalar,
maalesef
siyasetin desteği
işverenin
gücüyle;
devasa işletmelere dönüştü neredeyse...
Birçok sendika,
milyarlık
tesislere ve
böylesine lüks araçlara sahip...
Hal böyle olunca,
bu düzen bozulur da
emekçinin
hakkı için mücadele edilir mi?..
Bu varlıkları kaybetmeye değer mi?..
İşte bu yüzden
sendikal hareket
gelişmedi ve
lüks yaşam özentisiyle
paramparça edildi...
Tüm bu varlıkları terk etmek
yani ağalığı bırakmak kolay mı?..
Geçmişte yaşananları
hatırlatayım da belki hak verirsiniz biraz!..
1978 yılının mayıs ayı idi...
Türkiye’de bugüne kadar yapılan
en büyük grev
MESS grevi başlamıştı. Rahmetli Özal,
işverenler sendikasının genel sekreteriydi. Greve karşı,
lokavt kararı alınmıştı. Bütün Türkiye,
işçilerin yanındaydı...
Ancak hiç kimsenin bilmediği, dahası gözden kaçırdığı bir şeyler vardı...
Ünlü yazar
Aziz Nesin "Büyük Grev"i  aynı adla 
masal romanında
anlatmıştı. İşverenlerin stoklarını eritmek için
gerçekleştirilen grevden kimlerin nemalandığını
yazmıştı...
Kitapta,
Haslet Soyöz'ün karikatürlü
anlatımında,
rahmetli Vehbi Koç ile hain kurşunlarla katledilen
DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler,
"Yaşasın grev" pankartı taşıyordu.
Stoklar azaldığında 
"Büyük grev" sona ermişti...
Prof. Dr. Yalçın Küçük,
yıllar sonra o günleri
“Büyük Grev ve DİSK’in çökertilmesi” başlıklı yazısında
şöyle anlatmıştı:
“Sarı sendikacılık ve sarı grevdi; Aziz Nesin buna işaret ediyordu, fabrikalarda stoklar çok artmıştı, satış krizi çok derindi, Renault türünden çok büyük işletmeler üretimi durdurmuşlardı; Demirel hükümeti çaresizdi, ihracat kapısını zorlamak üzere küçük küçük devalüasyonlar yapıyordu ve işte bu sırada, birdenbire, DİSK, metal işleyen işkolunda, 25 büyük işyerinde grev ilan etti. Büyük sermaye bayram yaptı ve lokavt ile cevap verdi. DİSK işte o gün çöktü…”
O "Büyük grev"de 
sendikal hareket 
itibar kaybına uğramıştı...
12 Eylül darbesiyle de çökertildi...
Bugün, haklı söylemlerle 
üyelerini
arkasından sürükleyecek 
güçlü yapılar yok ortada...
Ancak, bankalarda milyonlarca lira mevduatı,
lüks araçları, dinlenme tesisleri ve misafirhaneleri
bulunan sendikalar çok!..
Bu cümleden olarak,
demem o ki;
Sağlık Sen Genel Başkanı Semih Durmuş'un,
çok lüks bir makam aracına binmemesi
anormal bir şey olur ve 
bu da "haber değeri" taşırdı...
Ah, şu medyanın
uğraştığı işlere bak!..


 

Yorumlar (1)
Remzi 1 ay önce
Abi millet az ganat ğecinirken karşısında 800 binliralık aracı görünce şaşırması gayet normal
banner1381
14°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 22 Kasım 2019
İmsak 05:55
Güneş 07:24
Öğle 12:26
İkindi 14:55
Akşam 17:17
Yatsı 18:42