Küçük çıkarlar peşinde koşmak

Küçük çıkarların avcısı olmak insanın önce alanını daraltır. Sonra yaptığı işlerin kalitesini düşürür. Ve en sonunda kişilik özelliklerini son maddesine kadar siler. Bundan daha alçaltıcı bir durum düşünemiyorum. Toplumumuzda ne kadar yaygın olduğunu bilemiyorum, böyle bir araştırma yapılabilir. Belki de bizim bilmediğimiz bir yerlerde küçük çıkarları için yerlere kadar eğilebilecek insan potansiyelinin sayısını veya oranını bilen birileri vardır. Bu konuya daha bir dikkat kesildiğimden midir bilemiyorum, böyle insanlar gözümü çıkarmaya başladılar.

            Hepimiz şikâyetçiyiz böyle insanlardan, dert yanıyoruz, şu an yaptığım gibi. Ama hatırdan çıkardığımız bir şey, sonuçta bu toplum bizlerden oluşuyor. Bizim içimizde yaşıyorlar, maalesef bizden beslenerek yollarında yılmadan ilerliyorlar. İnsaniyet namına çoğu zaman onları destekliyoruz.

Sayemizde arada derede insanlar olmalarının bütün avantajlarından sonuna kadar yararlanıyorlar. Sürekli pusudalar, kafaları zehir gibi işliyor. Küçücük parsaları toplayabilecek keskin gözlemleri var. Her yere girip çıkıyorlar, yüzlerine tükürülse umurlarında olmuyor. Yağcılıkta sınır tanımıyorlar.

Bir işte çalışıyorlarsa bürokrasinin bütün basamaklarını tek tek memnun ediyorlar. Aynı konumda çalıştıkları insanlara çaktırmadan;  şeflerini, müdürlerini markaja almakta bir sakınca görmüyorlar. Günlük sıkıntıları aşsınlar, önlerine kimse engel çıkarmasın. Bu kadar rezilliğe küçücük bir çıkar karşılığında katlanıyorlar.  Sıradan bir ikramiye, ödül veya iş şartlarının azıcık iyileşmesi…  Neredeyse bir bardak çay için atmayacakları takla yok. Hal böyle olunca da asıl mesaileri bu oluyor iş yerlerinde. Bir üst makamın görebileceği yerlerde eften püften işler için çırpınıp kraldan çok kralcı kesilenler… Onları bu hallerinden yakalayabilirsiniz. Gözlerinizi üzerlerinden ayırmamanızda fayda var.

Gelelim çalışma hayatının içinde olmayanlara… Çevrelerinden ne alabilecekleri konusunda ustalaşmışlardır. Bir insana alıcı gözlerle bakıp ondan ne elde edebileceklerini kestirebilirler. Bir çiftçinin toprağında hangi ürünün yetişebileceğini, bir terzinin elindeki kumaştan ne dikilebileceğini bilmesi gibi… Onlar için bütün insanlığın anlamı bu. Kendilerine faydası olmayacak insanla pek vakit kaybetmezler, hemen bir sonrakine geçerler.

Bütün dünya, bütün insanlık onlar için yaratılmıştır. Alttakileri ezer, üsttekilere hürmet ederler. Yaptıklarının, ettiklerinin karşı tarafça anlaşılmayacağını düşündüklerinden de gayet rahatlıkla dalkavukluk ederler.

Tüm bu dolapları çevirirken gözden kaçırdıkları bir şey var: Küçücük çıkarlar uğruna harcadıkları zaman içinde gerçek performanslarıyla neler yapabilecekleri…

           

YORUM EKLE

banner650

banner826