Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan yükseliş, yatırım yapmak isteyen vatandaşları kuyumculara yönlendirdi. Nakit imkânı olmayan birçok kişi ise çözümü kredi kartıyla taksitli alımda buldu. Ancak bu yöntem, beklenmedik zararları da beraberinde getirdi.
Kuyumculuk sektöründe kredi kartına sunulan taksit imkânı, bankaların uyguladığı POS komisyonları nedeniyle ürün fiyatlarına ek maliyet olarak yansıyor. Bu durum, peşin alıma göre yüzde 8 ila 10 arasında değişen vade farkı anlamına geliyor.
Geçtiğimiz ay altın fiyatlarının zirvede olduğu dönemde 10 gramlık işçilikli bir bileziği taksitle satın alan bir tüketici, toplamda yaklaşık 84 bin liralık ödeme yükümlülüğü altına girdi. Ancak altın fiyatlarının kısa sürede gerilemesiyle aynı ürünün vitrin fiyatı 66 bin liraya kadar düştü.
ZARAR 24 BİN LİRAYI BULDU
Fiyatlardaki düşüş sonrası ürününü bozdurmak isteyen vatandaşlar, bu kez işçilik maliyeti ve alış-satış farkı nedeniyle ikinci bir kayıpla karşılaştı. Vitrinde 66 bin liraya satılan bilezik, kuyumcular tarafından ortalama 60 bin liradan geri alındı. Böylece tüketici, yaklaşık bir ay içinde toplamda 24 bin lira zarar etmiş oldu.
“TAKSİTLE ALTIN ALMAK RİSKLİ”
Kapalıçarşı esnafı kuyumcular, kredi kartıyla altın alımının risklerine dikkat çekiyor. Uzmanlar, banka komisyonları ve işçilikli ürünlerdeki değer kaybının yatırımcıyı zarara uğratabileceğini belirterek, altının uzun vadeli ve nakit imkânlarla alınmasının daha sağlıklı olduğunu vurguluyor.