Hilas Otel

Çelik İnşaat

Köylerin Yalnızlığına Bir Örnek: Dibekçiler

Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan bir haber ülkemizde pek ses getirmese de yarınlar için önemli ipuçları barındırıyordu aslında. Habere göre bu yıl itibariyle Japonya’da çoğunluğu kırsal bölgelerde olmak üzere 8,4 milyon ev sahipsiz durumda görünüyor. Bu durumun ortaya çıkmasında muhakkak ki temel sebep Japonya’da görülen düşük doğurganlık oranı. Yapılan açıklamalara göre ülkede çocuk nüfus oranı (0-14 yaş arası) yüzde 12,3’lük değer ile tüm zamanların en düşük oranını sergiliyor.
    

Doğurganlık da görülen bu düşük oran yukarıda bahsettiğimiz durum da dahil pek çok sorunun ana kaynağı. Nüfus artışının eksi değerler göstermesi, doğum oranlarının düşük seyretmesi nüfusun devamlılığı açısından risk oluşturuyor. Mevcut nüfusun yaşlanıyor olması bu gibi ülkelerde gelecekte iş gücü problemlerinin, sosyal güvenlik sisteminde yaşanacak çökmelerin yanı sıra sosyo-kültürel açıdan da pek çok olumsuzluğa gebe. 
    

Bununla birlikte tüm dünyada nüfusla ilgili kaydedilen değişimlerden biri de kırdan kente yapılan göçler. Dünya genelinde de Türkiye’de de kentli nüfus oranı şehirli nüfus oranından daha fazla (Hatta TÜİK verilerine göre ülkemiz nüfusunun yüzde 92,3’ü il ve ilçe merkezlerinde yüzde 7,7’si ise belde ve köylerde yaşıyor; ki sanırım bu rakamın bu denli şaşırtıcı derecede yüksek çıkmasında sosyo-ekonomik yapısı itibariyle köy olan yerleşmelerin bir anda mahalle statüsü kazanmış olması etkili olmuştur). 
    

Nüfusla ilgili konulara az buçuk vakıf olanlar veya konu üzerinde bir miktar akıl yürütenler ülkemizde kırsal nüfusun azalma eğiliminin halen devam ettiğini net bir şekilde görebilir. Derslerimde zaman zaman yaptığım mini anketlerde ben de bekleneceği üzere ister köyde ister şehirde ikamet etsin öğrencilerimin hemen tamamının yetişkinlik dönemlerini (kabaca 20-60 yaş arası diyebiliriz) köyde geçirmeyi düşünmediğine şahit oluyorum. Mevcut yapısı itibariyle köylerimiz gençler için cazibesini çoktan yitirmiş yaşam alanları. İster iş olanağı, ister kültürel yapısı isterse de sunduğu özgür ortam açısından şehirler günümüz gençleri için de tarihte olduğu gibi birer çekim merkezi. Bu durumun yansımalarını eminim sizler de az veya çok kendi yaşamlarınızda görüyorsunuzdur. 
    

Örneğin çocukluğumun güzel anılarında kalan bir kırsal yerleşim yeriydi Dibekçiler Mahallesi. Toplam altı haneden oluşan bu minik mahallenin çok değil otuz yıl öncesine kadar nüfusu genciyle yaşlısıyla elliye ulaşıyordu. Bugünse ihtiyarların vedası, çocukların büyüyüp farklı şehirlerde yaşam mücadelesine atılmasıyla birlikte nüfus onlu sayılara kadar gerilemiş durumda. Kuşkusuz bu mikro ölçekteki örnek konunun genelini açıklamak hususunda yeterli değil. Ancak özellikle yaşı çoktan kırklara ve üzerine ulaşanlar için benzer örnekler bulmak çok da zor olmayacaktır. Bugün Dibekçiler’e her gittiğimde çocukluğumun o rengarenk coşkulu havasının yerinde kendi ayakları üzerinde zorlukla durmaya çalışan ve ortalama yaşı altmışı bulmuş hüzün kokan bir mahallenin havasını teneffüs ederim. Ve Japonya’da sahiplerini yitirmiş o 8,4 milyon ev gibi ülkemizde de böyle evlerin sayısının artmasından korkarım. 
    

İşin melankolik tarafını bir yana bırakıp gerçeklerin soğuk yüzüyle karşılaştığımızda  geçtiğimiz yıl itibariyle çalışan nüfusumuzun yüzde 17,7’si tarımda istihdam edildiğini ve küresel ölçekte takip edildiğinde bu oranın düşüş seyrini devam ettirip yüzde 2-3 seviyelerine düşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu görüyoruz. Bu da ister melankolik ister realist bir tutumla seyredelim köylerimiz terk edilmeye devam edecek demek. Şehirlerin çekiciliği bir yana köylerin iticiliğini de göz önünde bulundurmak gerek. Umarız karar makamında bulunanlar toplumun sosyokültürel yapısını kökünden değiştirecek bu duruma karşı uzun vadeli planlamalarını yapıyorlardır. Aksi takdirde önümüzde bunca örnek varken benzer sıkıntıları yaşayıp farklı sonuçlar beklemek pek mantıklı olmayacaktır. Köyler boşalacak, evler yalnızlaşacak, sesler susacak. Tıpkı Dibekçiler’de olduğu gibi. 

YORUM EKLE

banner1313

banner1312