banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1496

banner1337

25.09.2020, 08:06 229

Kolayı varken, zoru tercih etmek!..

Kurupelit'teki marinanın doldurulacağı,
epeyden beri konuşuluyordu
ama hiç ihtimal vermemiştim...
Dolgu işi nereden çıkmıştı?..
Marinanın
zaman içinde
dolması ve sirkülasyon
olmadığı için
yosunların
kıyıya vurarak,
hem kirlilik hem de kötü koku
yaratması mıydı?..
Çünkü, geçmişten bu yana
kirlilik
görüntüleri, 
çevre sakinlerinin
şikayetine neden olmuş,
haberleri de medyada yer almıştı...
Bütün bunlar,
marinanın
doldurulması için gerekçe olabilir mi?..
Eğer öyle olsaydı,
bugün Samsun Limanı diye 
bir yer olmayacaktı...
Hatırlayanlar bilir...
Samsun Limanı'nın
fuar alanı içinde kalan bölümü
adeta kumsala dönmüş,
lağım ve yosun kokularıyla
sahil çekilmez hale gelmişti...
Bu sorunu çözmek için
şimdiki mantıkla,
limanı doldurmak
gerekirdi ama öyle 
olmadı...
Yapılan gayet basitti...
Samsun Büyükşehir Belediyesi,
Makina İkmal Şefliği'ndeki 
tarak gemilerinin
yakıtlarını karşılayarak,
liman içinin fuar bölümünü temizletti...
Sorun büyük ölçüde ortadan kalktı ve zaman zaman tarak gemileri
o alanda çalıştı...
Kurupelit Marina'da da
benzer bir temizlik çalışması yapılamaz mıydı?..
Nitekim, Samsun Makina İkmal Şefliği'ndeki tarak gemileri
balıkçı barınaklarında,
aynı işlemi gerçekleştiriyor...
Tarak gemilerinin bu çalışması,
"Yakıtını karşılayamayız"
diyen olursa,
şu soruyu sorarım o zaman "Dolgu daha mı ucuza mal olacak?"...
2010'lu yıllarda, Karadeniz'de yatçılığın temelini atmak ve geliştirmek amacıyla
inşaatına başlanan
söz konusu marina için DLH'dan görüş alınmıştı...
Hatta, yatçılıkla ilgili kurum ve kuruluşlar da
teknik destek vermişti...
Kim ne derse desin
marina, Kurupelit'e 
müthiş bir vizyon
kazandırmıştı...
Keşke temiz kalsaydı...
Keşke planlandığı gibi dışarıdan yatlar gelseydi...
Şimdi kirlilik var diye,
marinayı tarak gemileriyle
temizletmek yerine
"Mühendislik hatası"
bahanesiyle
denizi doldurmak
ne oluyur?..
Büyükşehir Belediyesi imkanlarıyla
milyonlarca liraya yapılan marinayı, yine milyonlarca lira harcayarak
doldurmak;
tüyü bitmemiş yetim hakkını sokağa atmaktır!..
Kolayı varken, zoru seçmenin
bedeli, bu milletin cebinden çıkacaktır.
Sonrasında, yöre sakinleri
hukuki yollara başvurup
tazminata hak kazanırsa
ne olacak?..
Yani bu bir anlamda,
Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmaktır...
 

Yorumlar (0)