banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

03.04.2020, 08:33

Kıyamet mi kopar…

Şu zor günlerde bile hiç gereği yokken sen-ben tartışması yaşanıyor.

Oysa, sıkıntılı süreçte birbirimize en çok sarılmamız, kenetlenmemiz gerekiyor. Hoşgörüye, sağduyuya, birbirimizi anlamaya ve kırmamaya  gereksinim duyduğumuz günlerden geçiyoruz…

Malum, devlet ile belediyeler virüs krizinden etkilenen dar gelirli kitleye yönelik yardım kampanyası başlattı. Yoksul yurttaş ve ailelere katkı sağlayacak kampanyalar toplumda karşılık buldu, hali vakti yerinde olan kişiler, kurumlar maddi durumu doğrultusunda destek vermeye başladı. Hatırı sayılır para da toplandı.

Ne var ki, İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi ile aralarında Ankara, İstanbul  ve İzmir’in bulunduğu CHP’li 11 büyükşehir belediyesinin kampanyası, izinsiz olduğu gerekçesi ile durduruldu, banka hesapları bloke edildi. Bakan Süleyman Soylu, belediyelerin kampanya için valilikten izin alması gerektiğini, bu yola başvurulmadığı için yasakladıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet içinde devlet olmanın anlamı yoktur, izinsiz yürütülemez” diyerek Bakan Soylu’ya destek verdi.

Dar ve sabit gelirli milyonlarca insanın yardımına koşmak, yaralarına merhem olmak için yardım kampanyaları başlatan CHP’li belediyeler İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi ile neye uğradığını şaşırdı.

Herkesin can derdinde olduğu bir günde yasak kararı vatandaş tarafından hoş karşılanmadı. Ölümcül virüsün bulaştığı hasta ve ölüm sayılarında yükseliş sürerken alım gücü kısıtlı eve hapsolmuş kişilere yardım etmeye neden hoşgörü gösterilmez anlamak olası değil.  Kampanyaların amacı ekmeğe ve yiyeceğe muhtaç olan, bir anda aşını ve işini yitirenlere yardım etmek. Nitekim, kampanyaları duyan on binlerce çaresiz insan yardım alabilmek için belediyelere akın etti.  

Belediyeler illerde, ilçelerde bir anlamda kamu hizmeti veriyor, vatandaşın  ihtiyacını karşılıyor. Virüslü günlerde yoksul vatandaşı düşünmek, karınlarını doyurmak, barınmalarını sağlamak, eksiğini gidermek, cebine para koymak devlet kadar yerel yönetimlerin de temel görevi. Belediyeler insancıl görevini yerine getirirken kuşkusuz yasaların kendilerine tanıdığı yetki doğrultusunda hareket ediyor. Yani yasalarda açık şekilde yer alan sorumluluk ile siyasi ayrım yapılmaksızın zor durumdaki insanlara el uzatıyorlar.  Bütçeleri tüm vatandaşa yardımı olanaksız kılacağından ötürü kampanya başlattılar. Destek çığ gibi büyürken İçişleri Bakanlığı, “belediyeler valilikten izin almadı” gerekçesiyle birden kampanyaları durdurdu.  CHP’li belediyeler genelgenin yürütmesinin durdurulması için yargıya başvurdu. Yargıdan çıkacak karar, kampanyaların devam edip etmeyeceğini belirleyecek.

Yurttaş kara günlerde arkalarında devletin yanı sıra belediyeleri de görmek istiyor. Salt CHP’li değil, AKP’li birçok büyükşehir belediyesi zor günde çeşitli kampanyalarla vatandaşına sahip çıkıyor. İyi de ediyor. Olması gereken de bu zaten. Ama CHP’li belediyelerin kampanyalarını durdurmak hiç hoş değil. Onlar da işsize, çaresize, parası olmayana katkı verse kıyamet mi kopar? Zaten dünya virüs kıyametiyle karşı karşıya…

Yorumlar (0)