Kıraathane Nesli

Kıraathane Nesli

Bilhassa 2000 yılından sonra doğan nesil ile benim nesil arasında dağlar kadar fark var. Z nesli ya da alfa nesli olarak adlandırılan bu neslin bazı özelliklerini belirtelim. Bu nesil bağımsızdır, özgürdür, hayal dünyaları sınırsızdır, onlar için imkansız diye bir şey yoktur. Yani ön yargılarından kurtulmuş, her şeyin imkanlı olduğu bir düşünce tarzlarına sahiptirler.

Bu kuşak için otorite ve kural tanımazlık hat safhada, dile getiremeyecekleri bir konu yok. Akıllarına yatmadığı zaman itiraz etme, ya da konuyu aptalca bulma eğilimleri vardır. Pratik düşünme gücü, bilgiye kolay erişebilme gücü onları şımarık ve vefasız yapmaktadır.

Bu yüzdendir ki bu nesil üniversiteye gitmeyi hatta liseye bile gitmeyi pek mantıklı bulmuyor. Hocalarına, derslerine kızıp liseyi bırakan, üniversiteyi bırakan birçok genç tanıyorum. Nasıl kızmasınlar ki? Hocaları 20/30 sene önceki teorileri onların kafalarına sokmakla meşgul, bu yeni nesli dinlemiyorlar, dinleseler de dillerinden anlamıyorlar.

Şöyle çarpıcı bir örnek vermek istiyorum; Kişi mühendislik okuyor ve derslerinden bir tanesi kalite kontrol dersi olduğunu düşünelim. Öğrenci diyor ki, hocam Endüstri 4.0 gereği bütün ürünler %99,99 oranda kaliteyle üretilecek, ben bu dersi önemsemiyorum. Hoca da şimdi Endüstri 4.0 konusunda eğitim veremeyeceği için, yıllardır verdiği bu ders için müfredatı hazır olduğu için ve konuyu en ince ayrıntısına kadar bildiği için bu derste ısrar ediyor. Hoca, okulda unvanı yürümesini istediği için, kendince kaliteli öğrencileri ayıklayabilmek için, adeta İngilizler tarafından Hintlilere logaritma cetveli ezberletildiği gibi, artık geçerliliği olmayan 50’ye yakın formülü öğrencilerin ezberlemesini beklemektedir. Bu da öğrencilerin çabuk sıkılmasına vesile olmaktadır.

Örneği daha fazla uzatmayacağım, ancak yeni nesil hiç böyle sıkıştırmalara gelemez, bırakır okulu. Gerekirse kalite kontrolü ile ilgili programları youtube’dan ve diğer internet kaynaklarından öğrenir, konu ile ilgili makale bile yazar, konu ile ilgili uluslar arası sertifikasını alır ve gider mühendislik diploması olmadan çatır çatır bu işi işgal eder ve o hocanın öğrencilerinden de daha iyi bir seviyede yapar bunu çünkü modern teknolojiyi kullanıyordur.

İşte bu bağımsızlık, bu erken öğrenebilme yetisi, bu kendine güven bizim ve dünyanın mevcut eğitim sisteminin bu nesle yetersiz kaldığını göstermektedir. İnsanlık tarihinin el, göz, kulak vb. motor beceri senkronizasyonun en yüksek nesli olarak tanımlanmaktadırlar. Bu nesil için daha farklı ortamlar hazırlanmak gerekiyor ki o da başlıktan tahmin edebileceğiniz gibi kıraathanelerdir.

Kıraathaneler, bilgi çağının yeni merkezi olarak konumlandırılacaktır. Niceleri var ki üniversiteye gitmemiş ya da gidememiş, ya da bir bölüme girmiş ama aklı başka yerde. İşte kıraathanelerde hem kitap anlamında, hem de ortam anlamında aradıklarını bulacakları yerdir. Bu ortamlar, nitelikli bilgilere kolayca erişebilecekleri, birbiri ile paylaşabilecekleri, 24 saat faydalanabilecekleri, herhangi bir disipline bağlı olmayacakları ortamlardır.

Kişi diyelim ki sosyal medya danışmanlığı konusunda kendini geliştirmek istiyor, orada sosyal medya kitapları okuyan, araştırma yapan gençlerle bir araya gelme şansı bulacaktır. Toplantı ve seminer odalarında haftalık buluşmalar yapıp bir konu ile ilgili alışverişlerde bulunacaklardır. Bu nesil hocalardan değil, birbirinden öğrenecektir. Zaten kendi kendine öğrenme kabiliyeti hat safhada, bunu sunumlar ve videolar haline getirip güç birliği yapabileceklerdir. 24 saat işleyen bu yapıda okula gider gibi sabah 8 akşam 5 yoktur, tam onların ruhlarına göre özgürce davranabileceklerdir.

Aynı şekilde İngilizcesini geliştirmek isteyenleri de bir araya getirecektir, ya da tesisatçıları, ya da pazarlamacıları, ya da Endüstri 4.0’cıları. Merak ettikleri konuları Kıraathane’nin uygulamasından talep edebileceklerdir. Almanya’da şu kitap varmış getirtebilir misiniz, Endüstri 4.0 konusunda şu kişi konuşmacı olarak çağırabilir misiniz? Ya da ya bu İnce yerli otomobil gereksiz diyor, bir araya gelip şunu bir tartışsak mı, ya da Albayrak Nükleer Enerji konusunda ısrarcı, bize bu konuda açıklama yapabilecek olan var mı? Zira daha önce de belirttiğim gibi, bu nesil çok zeki, çabuk kavrar ve kesinlikle sorgular, kimseye minnet duymaz.

24 saat açık olacak olan, üniversiteye giremeyerek, ya da yanlış bölüme girerek hayatın şansını kaybedenler için yeni bir şans olan bu yeni bilim merkezleri yeni nesli eğitmenin en güzel yolu. Kendilerini eğitebilmek için siz gerekli enstrümanları sağlayın yeter; Yüksek hızlı internet, ulaşılması zor kitaplar, VR gözlüklü eğitim programları, tartışma ortamları, konunun uzmanlarının sunum yapabilecekleri salonlar… Gerisini siz bu nesle bırakın, onlar gerekeni yapacaktır. Kıraathaneler tam bu özgür ruhlar için biçilmiş kaftan, yanında da kahvesini yudumlayacak, kekini yiyecek fena mı?

YORUM EKLE

banner650

banner842