Bursa’da ikinci el araç satın alan B.D., 65 bin kilometrede olduğu belirtilen otomobilin gerçek kilometresinin 251 bin olduğunu öğrendi.
Satıcı şirket yöneticisiyle yaptığı görüşmeden sonuç alamayan B.D., savcılığa başvurdu.

“ALICI KENDİSİ SORGULAYABİLİRDİ” DENİLDİ
Savcılık, alıcının kilometre kayıtlarını kendisinin sorgulayabileceğini belirterek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Bu karara yapılan itiraz da Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi.
DOSYA YARGITAY’A TAŞINDI
Adalet Bakanlığı, kararın kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesi, soruşturmanın eksik yürütüldüğüne dikkat çekti.
YARGITAY: AYRINTILI ARAŞTIRMA YAPILMALIYDI
Yargıtay kararında, aracın muayene kayıtlarının incelenmesi, satış günü aracı inceleyen ekspertizin beyanının alınması, aracın o tarihteki piyasa değerinin belirlenmesi ve kilometre düşürme işleminin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılamayacağının teknik bilirkişiyle araştırılması gerektiği belirtildi.
Yüksek Mahkeme, yalnızca “alıcı sorgulayabilirdi” gerekçesinin dosyanın kapatılması için yeterli olmadığına hükmetti.
DOLANDIRICILIK SUÇU OLUŞUP OLUŞMADIĞI ARAŞTIRILACAK
Kararda doğrudan dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönünde hüküm kurulmadı.
Yargıtay, gerekli araştırmalar tamamlandıktan sonra somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sonuç olarak Sulh Ceza Hakimliği’nin itirazın reddine ilişkin kararı oy birliğiyle kanun yararına bozuldu.





