CHP'de kurultay tartışmaları sürerken, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan dikkat çeken bir açıklama geldi. Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının ardından yeniden genel başkanlık görevine gelen Kılıçdaroğlu, kurultay sürecinin başlayacağını açıkladı.
"11 HAZİRAN'DA KURULTAY SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ"
Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada parti içindeki birlik ve beraberlik vurgusuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz. Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız."
Kılıçdaroğlu, "Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir. 11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum." dedi.
CHP SÖZCÜSÜ SARI'DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
CHP Sözcüsü Müslim Sarı ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, mevcut hukuki koşullar nedeniyle kurultay yapılmasının mümkün olmadığını ifade etmişti.
Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararına işaret eden Sarı, "CHP'nin mevcut durumda kurultay yapma şansı yok. Bölge İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu bir karar var ve bu karar ihtiyati tedbirle verilmiş olan bir karar. Kurultayı toplayabilmek mümkün değil." diye konuşmuştu.
111 VEKİL KURULTAY İÇİN İMZA VERMİŞTİ
CHP'de kurultay çağrıları, aralarında Özgür Özel'in de bulunduğu 111 milletvekilinin ortak bildirisiyle gündeme gelmişti.
Milletvekilleri, partinin geleceğine ilişkin kararın delegeler tarafından verilmesi gerektiğini belirterek 12 Temmuz 2026 tarihinde olağanüstü kurultayın toplanmasını istemişti.
27 MİLLETVEKİLİ İMZA ATMADI
Kurultay çağrısına CHP'nin 111 milletvekili destek verirken, 27 milletvekili ise ortak bildiriye imza vermedi.
İmza atmayan isimler arasında yer alan Oğuz Kaan Salıcı, daha sonra yaptığı açıklamada kurultaya karşı olmadığını ancak bildirinin içeriğini uygun bulmadığı için imza vermediğini ifade etmişti.