• Batı Trakya Türk azınlığına yönelik müftü atamaları Yunanistan’da tartışma yarattı.
  • Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu Başkanı Salih Meriç sert tepki gösterdi.
  • Lozan Antlaşması’na aykırı memur müftü uygulaması ve atama sistemi eleştirildi.
  • Vatandaşa etkisi azınlığın dini temsil ve ifade özgürlüğünün zedelenmesi oldu.
  • Takip süreci uluslararası hukuk ve diplomatik girişimlerle konunun gündemde tutulması.
  • Resmî kaynak Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu; ayrıntılar Samsun Gazetesi’nde.

Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu Başkanı Salih Meriç, Yunanistan hükümetinin Batı Trakya Türk azınlığının iradesini yok sayarak uygulamaya koyduğu yeni müftü atama sistemine ve bu uygulamayı eleştiren Birlik Gazetesi’ne getirilen erişim engeline sert tepki gösterdi.

“LOZAN ANTLAŞMASI AÇIKÇA İHLAL EDİLİYOR”

Salih Meriç, Yunanistan’da Batı Trakya Türk azınlığını doğrudan ilgilendiren “memur müftü” atamalarının, Lozan Antlaşması’na aykırı olduğunu vurguladı. Atina’da düzenlenen törenle Dimetoka’da hayata geçirilen yeni sistemin, azınlığın dini temsil hakkını ortadan kaldırdığını ifade eden Meriç, “Bu uygulama, uluslararası hukuka açık bir meydan okumadır” dedi.

“AZINLIĞIN İRADESİ YOK SAYILDI”

Yunanistan’ın uzun yıllardır Batı Trakya Türk azınlığının kendi müftüsünü seçme hakkını fiilen engellediğini belirten Meriç, 9 Ocak’ta Atina’da düzenlenen atama töreninin, bu politikanın son halkası olduğunu söyleyen Meriç, “Azınlık kurumlarının iradesi yok sayılmış, seçim adı altında doğrudan atama yapılmıştır. Bu durum, Lozan’dan doğan hakların açık ihlalidir” ifadelerini kullandı.

“TOPLUMSAL VİCDANI YARALADI”

Meriç, söz konusu törene İlhan Ahmet’in katılmasının Batı Trakya Türk toplumunda ciddi bir kırılmaya neden olduğunu belirterek, “Azınlığın içinden çıkan bir milletvekilinin bu tabloya dahil olması, toplumsal vicdanda derin bir rahatsızlık oluşturmuştur” dedi.

BİRLİK GAZETESİ’NE ERİŞİM ENGELİ TEPKİ ÇEKTİ

Yaşanan krizin yalnızca müftü atamalarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Meriç, Batı Trakya Türk basınının da baskı altına alındığını söyledi. Atama sürecini eleştiren Birlik Gazetesi’nin internet sitesine getirilen erişim engelini, “dijital susturma” olarak nitelendirdi. MEriç, “Basın özgürlüğü, demokrasinin temelidir. Eleştirel yayın yapan bir gazetenin şikayetlerle karartılması kabul edilemez” dedi.

“SEÇİM DEĞİL, DOĞRUDAN ATAMA”

Lozan Antlaşması’na rağmen, 1990’dan bu yana yapılan yasal düzenlemelerle müftülük kurumunun devlet kontrolüne alındığını hatırlatan Meriç, 4964/2022 sayılı yasa kapsamında uygulanan sistemde “seçim” kavramının fiiliyatta hiçbir karşılığı kalmadığını belirterek, “Sürecin sonunda verilen kararın adı açıktır: atamadır” diyen Meriç, müftülerin beş yıllık sürelerle görevlendirilmesinin azınlık iradesini tamamen devre dışı bıraktığını dile getirdi.

“BU BASKILAR YENİ KRİZLER DOĞURUR”

Açıklamasının sonunda net mesaj veren Salih Meriç, şu ifadeleri kullandı: “Batı Trakya Türk azınlığının dini liderini seçme hakkı pazarlık konusu değildir. Hem müftülük iradesine hem de basın özgürlüğüne yönelik bu baskılar, bölgede huzur değil, yeni krizleri beraberinde getirecektir.”

Hafta sonuna dikkat! Samsun'a yağış uyarısı
Hafta sonuna dikkat! Samsun'a yağış uyarısı
İçeriği Görüntüle

Samsun'da vatandaşın elektrik çağrısı: "Hayvanlarım tehlikede"

Samsun Terme'de ev ve iş yerine baskın!

DAHA FAZLA SAMSUN HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynak: HABER MERKEZİ