Türkiye’nin birçok kentinde yaşanan park sorunu, ev ve iş yerlerinin önüne yerleştirilen dubaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle sokak ve caddelerde park alanlarını başkalarının kullanımına kapatmak amacıyla konulan duba, zincir, demir bariyer ve saksılar hukuki açıdan sorun oluşturabiliyor.

KAPININ ÖNÜ OLMASI YETMİYOR
Bir alanın evin veya iş yerinin hemen önünde bulunması, o bölümün mülk sahibine ait olduğu anlamına gelmiyor. Tapu sınırlarının dışında kalan ve kamuya açık olan yol, kaldırım ve benzeri alanların kişisel kullanım amacıyla kapatılmasının yaptırımla sonuçlanabileceği belirtiliyor.
Avukat Zafer İşeri’nin verdiği bilgilere göre, kamusal bir alanın duba yerleştirilerek kişisel kullanıma ayrılması mümkün değil.

ESNAFIN KOYDUĞU DUBALAR DA KAPSAMDA
İş yerlerinin önüne müşteri araçları için yer ayırmak, yük indirmek veya başka araçların park etmesini engellemek amacıyla duba konulması da alan kamusal nitelikteyse hukuki sorun oluşturabiliyor.
Yetkisiz şekilde kamusal alanı kapatan kişiler hakkında ilgili mevzuat kapsamında idari işlem uygulanabileceği ifade ediliyor.
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE ATARSA DURUM DEĞİŞİYOR
Yerleştirilen engelin yalnızca park alanını kapatmanın ötesine geçerek trafik güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda ise olayın ceza hukuku kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebiliyor.
Avukat İşeri, somut olayın niteliğine göre trafik güvenliğini tehlikeye sokan uygulamaların hapis cezasına kadar uzanan sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Duba veya benzeri bir engelin kazaya yol açması ve olayda yaralanma ya da ölüm meydana gelmesi halinde ise hukuki sorumluluğun ayrıca değerlendirilebileceği ifade ediliyor.

BELEDİYEDEN İZİNLİ ALANLAR FARKLI
Belediye tarafından usulüne uygun biçimde tahsis edilen veya kiralanan alanlarda ise durum farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle uygulanacak yaptırım; alanın hukuki statüsüne, yerleştirilen engelin niteliğine ve somut olayın koşullarına göre belirleniyor.




