Kadınım…

Bilgisayarın başında internette gezinirken bizim gençliğimizin şarkıcılarından meşhur Tanju Okan’ın okumuş olduğu kadınım şarkısına takıldım. Onu dinledim. Hem zevk aldım, hem hüzünlendim. Tabiki gençliğimiz aklımıza geldi. O yıllar gözümün önünden geçti. O günler derken, o güzel günler tabii ki…

Osmanlının kuruluş yılları televizyonlarda gösteriliyor.  Bakıyorsunuz kadınlar otağda söz sahibi konuşuyorlar, düşüncelerini ifade ediyorlar. Tabii ki o günleri konuşmak anlatmak bizim değil tarihçilerin işi…

Ama Osmanlı dönemini hem tarih kitaplarından okuyarak hem tarihçilerden dinleyerek hem de televizyon dizilerinde seyrederek öğreniyoruz.

Biliyoruz ki bizim padişahlarımızın hepsi birden fazla kadınla evlenmiş veya haremine almış. Türk de  var, yabancısı da var. Sanki onlar kadın değil kullanılacak bir meta. Mesela  televizyonda gösterilen Hürrem sultan dizisi gibi,  tabi bizim kudretli padişahlarımız bir değil, tuttukları kadınları haremlerine atmışlar.

Ama geliyoruz Atatürk Türkiye’sine kadınlarımız kendi kimliklerini bulmuşlar. Giyimiyle kuşamıyla yaşantısıyla toplum içinde yaşantılarıyla boy göstermişlerdir. Fakat sonraki yıllarda toplumun kadına bakışı değişmeye başladı sanki tekrar eskiye dönüş gibi oldu.

Yüce dinimiz ne diyor cennet anaların ayakları altındadır ana kimdir ana; kadındır, eştir, sevgilidir, sırdaştır, arkadaştır ve yoldaştır.

Ama bugünün Türkiye’sine baktığımızda kadın ne eş, ne arkadaş, ne sevgili sadece kullanılabilir meta durumunda.  Geçen ay Türkiye’mizde altmış veya seksen tane kadın öldürülmüş. Kimler tarafından ya kocası, ya sevgilisi veya ailesi tarafından.  Bu gibi olaylar polisiye tedbirlerle önlenemez bunun sebeplerini araştırmak incelemek ne yapılması gerekiyorsa gereğini yapmak gerekir. Acaba son zamanlarda toplum cinnet mi geçiriyor. İnsan kendisine eşlik yapan, çocuk doğuran, saçını süpürge yapan bu kişileri nasıl öldürür nasıl kıyabilir.

Bir zamanlar en güzel inek yarışması yapılmıştı bir devlet büyüğü de birinci ve ikinci seçilen ineklerin arasına girip resim çektirip altına da ortadaki benim diye not düşmüştü. Bu olay günlerce ülkemizde gülüşmelere sebep olmuştu.   Geçenlerde deniz kenarında bir kişi resim çekiyordu.  Resim çekilenler tamamen siyahlara bürünmüş, gözlerinde de simsiyah gözlükleri vardı kadın mı erkek mi olup olmadığı belli bile değildi.  Acaba o çekilen resmin altına ne yazdılar bilemiyorum.  Herkes istediği gibi giyinmekte hareket etmekte serbesttir.  Ama topluma da uymak kadınları kullanılabilir meta durumundan kurtarmak gerekir.  Kadını zorla bir şekle büründürmek bana göre pek doğru değil.

Kadınımızı kullanılabilir meta olmaktan kurtarmak için ne gerekirse toplum olarak elimizden geleni yapmalıyız. Yoksa bu kadın cinayetleri devam eder gider.  Tabiki asıl görev devlete düşüyor birey olarak bizde elimizden geleni yapmalıyız. Hiç bir şey yapamıyorum diyorsan açarsın interneti dinlersin Tanju Okan’ın kadınım şarkısını belki biraz imana gelirsin.

Kadınlarımızla, eşlerimizle, sevgililerimizle ,arkadaşlarımızla güzel günler yaşamak ümidiyle…

YORUM EKLE

banner650

banner826