İyi oynamak yetmiyor… Kazanmayı da öğrenmek gerekiyor

Abone Ol

Kıymetli okuyucularım,
Bazen futbol yalnızca bir oyun değildir. Bazen bir şehrin umudu, bir taraftarın emeği, bir takımın karakteri olur.
Samsunspor’un Konyaspor karşısında oynadığı maç tam da böyle bir karşılaşmaydı.
Sahada oyunu isteyen vardı. Topa hükmeden vardı. Rakibini kendi yarı sahasına hapseden vardı. Ama ne yazık ki tabelaya istediğini yazdıramayan da yine Samsunspor’du.
Konyaspor öne geçti. Ama o golden sonra sahada tek takım vardı. Samsunspor oyunu aldı, baskıyı kurdu, pozisyonlar buldu. Holse’nin golüyle beraberliği yakaladı, ikinci yarıda da aynı istekle oynadı.
Fakat futbolda bazen en büyük sorun, üretememek değildir. Asıl sorun, ürettiğini sonuca çevirememektir.
Kaçan kafa vuruşları… Boş pozisyonlar… Son vuruşlardaki eksiklik… Ve son dakikada kaçan penaltı…
İşte maçın özeti buydu.
Samsunspor 18 şut çekti. Rakip ise çok az geldi. Ama onların iki isabetli şutu gol oldu. Bizim ise üstünlüğümüz, mücadelemiz ve emeğimiz sahada kaldı.
İnsan bu noktada üzülmeden edemiyor. Çünkü taraftarın canını yakan şey kötü oyun değil. Tam tersine, çok iyi oynanan bir maçın kazanılamaması.
Bir başka dikkat çekici nokta ise rakip takımın teknik direktörü İlhan Palut’un sözleriydi. Kendisi açık açık, “Maçın genelinde dominant olan taraf Samsunspor’du” dedi. Rakip teknik adamın bile bunu söylemesi, aslında Samsunspor’un sahadaki gücünü göstermeye yetiyor.
Demek ki bu takımın oyunu var. Demek ki bu takım artık rakibi bekleyen değil, rakibe kendi oyununu kabul ettiren bir takım olmuş.
Ama bir gerçek daha var: İyi takım olmakla, kazanan takım olmak arasında ince bir çizgi vardır.
Kazanan takım; bulduğu fırsatı değerlendirir. Öne geçtiğinde maçı bitirir. Basit hatalarla puan vermez. Ve son dakikadaki umutlarını tek bir penaltıya bırakmaz.
Ntcham’ın kaçırdığı penaltı elbette konuşulacaktır. Ama bütün yükü tek bir oyuncunun omzuna koymak da doğru değildir. Çünkü mesele, 90. dakikaya kadar gelen onlarca fırsatın değerlendirilememesidir.
Thorsten Fink’in maç sonunda söylediği sözler de aslında bu gerçeğin ifadesiydi. “İlk 5 gerçekçi değil, ana hedef kupa” dedi. Bu bir vazgeçiş değil; içinde bulunulan tabloyu doğru okumaktır.
Çünkü bugün ligde yukarıya çıkmak için sadece iyi oynamak yetmiyor. Seri galibiyetler gerekiyor. Samsunspor ise uzun süredir aynı yerde takılıyor: İyi oyun var… Mücadele var… İstek var… Ama sonuç eksik.
Yine de umutsuz olmak için sebep yok. Çünkü sahada karakterini gösteren bir takım var. Ayağa kalkmasını bilen bir takım var. Geriye düştüğü maçta öne geçebilen bir takım var.
Eksik olan yalnızca şu: Bu takım artık iyi oynadığı maçları kazanmayı öğrenmeli.
Çünkü şehir de, taraftar da, verilen emek de bunu hak ediyor.

Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim...
Hoşça kalın...
Kazım ilhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı