İyi günlerdeyiz…

Yaklaşık 6 aydan bu yana ekonomide yaşanması muhtemel problemleri okuyucularımızla İNŞAATTA YAP SAT YAP SABREDE DÖNDÜ-SUKUKU İCARA GELİYOR-EKONOMİDE TEHLİKE ÇANLARI-ÇİSE DEĞİL FIRTINA-FAİZLER EMİRLE DÜŞMEZ-NİÇİN 24 HAZİRAN- EKONOMİDE KAOS ÖNLENEMEZ-VARLIKSIZ VARLIK BARIŞI- başlıklı yazılarımız ile gündeme getirmeye çalıştık.

Dolardaki öngörümüzü 4.50 TL seviyelerine kadar ulaşması tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceğimiz şeklinde idi. Nitekim bu öngörümüz gerçekleşti. Bu öngörümüz hasbelkader finans dünyasında borsa konusunda 30 yıllık birikimi olan ve görüşlerini kendi memleketinin yerel gazetelerinde paylaşan bir köşe yazarı olarak tahmin veya siyasi bir muhalif tavır sergilemek amacını taşımamaktadır.

Cari acık ekonomideki en büyük kamburdur. Türkiye’mizin de ne yazık ki 55 milyar dolar seviyelerindedir. Evinizde ekmeğiniz yokken ayağınıza Adidas  ayakkabı alamazsınız. Biz Adidas ayakkabı almak bir yana geçtik dünyanın en ünlü marka etiketini taşıyan eşofmanlar almaya yöneldik. Oysa kahvaltı yapabilecek katık olabilecek ekmeğimiz bile yok.

Bir yerde paylaşılabilecek para varsa sermaye paylaşır. Ödenebilecek bedel varsa vatandaş paylaşır, Aslında bu kapitalizmin ana ilkesidir. Dolar 4.50 seviyelerine geldiğinde ulusal basına göz attığınızda manşetten iki genç kızın sokaktaki kavgasını Amerika’da evinde eski bir kutu içinde mücevher bulan hanımın hikâyesini okumaktasınız.

Doların artışı  ile kolay fakirleşirsiniz. ‘Dolardan bize ne, dolarsa dolar dolmazsa dolmaz’ gibi bir mantıkla izah edilemez. Yılbaşındaki değerleri ile bugünkü değer arasında 44 milyar dolar fark vardır. Bu para vatandaşın cebinden çıkmaktadır. Doların her bir kuruş artışı vatandaşın biraz daha fakirleşmesi anlamına gelir.

İşsizlik düşüyor’ diye açıklamalar yapılıyor, etrafınızda bir sürü insan var.  Amerika’da faizler artınca Türkiye’de faizler onun üstünde olmalı. İngiltere’de Cumhurbaşkanının faizleri düşüreceğiz söylemi ile dolar 4.50 seviyelerine taşınmasına neden olmuştur. Enflasyon faiz ilişkisi pozitif bir yapıdır şeklinde düşünülemez. Faizler sıfırlandığında enflasyon düşmez. Kişi başına milli gelirimiz 7,4 büyüme rakamına rağmen neden yükselmemektedir sorusunun cevabı önemlidir.

Dolar karşısında en fazla değer kaybeden ülke konumundayız. Büyüme durduğunda biz hemen inşaat sektörünü canlandırıyoruz. İnşaat ile büyümek mümkün değildir. Türkiye’de yapılan budur. Yeni artmamaktadır. Hane halkının geliri artmadan ekonominin sağlığından bahsedilemez. Ekonomi borsanın artması veya yükselmesi ile izah edilemez. Bankaların yüksek karlar elde etmesinin vatandaşa faydası yoktur. Sivil uçak ihalesi iptal edildi. Hızlı tren ihaleleri iptal edildi. Basında bu konularda tek satır bile ifade yer almamaktadır.

Tarımda yüzde 220 ithalat artışı vardır. Üretmeden Türkiye’de ekonominin sağlıklı temellere oturabilmesi mümkün değildir. Yemek için ekmek bulamazken ayağınıza Adidas ayakkabı, Versace eşofman takımı alırsanız, yani İstanbul’a Kanal İstanbul, Osmangazi köprüsü, Avrasya tünelini inşaa eder, üstelik bu projeleri yapan firmaları da 25 yıl vatandaşın cebinden beslerseniz bu günlerden daha kötü günlerin geleceğini tahmin etmek için kahin veya ekonomi dehası olmak gerekmez…

YORUM EKLE

banner849

banner826