Samsun bir zamanlar dünyada ürettiği kaliteli tütün üretimi ile anılırdı. 2001 yılına kadar 18-20.000 ton civarında olan üretim 2001 yılında getirilen 117 sayılı Tütün ve Tütün Kanunu Düzenlemesi ile devlet desteğini çekti. Üretim 2.000 tonlara kadar geriledi. Ardından Tekel İşletmelerinin özelleşmesi ile de bölgenin en önemli geçim  ve isthdam kapısı kapandı. Samsun ekonomisi böylece ilk torpidosunu yemiş oldu.

Fındıkta ise maliyet unsurlarının yüksek olması ve üreticinin birkaç tüccarın inisiyatifine terk edilmesi ile her ne kadar destek alımları yapılıyor havası yaratılsa da üreticiler maliyetlerinin çok altında ürünlerini satmak zorunda kaldı. Böylece Samsun ekonomisine ikinci büyük darbe indi…

Türkiye’nin 2 büyük ovasının nimetlerinden de yeterince istifade edilememektedir. Sebze ve meyveler çürümeye terk edilmekte, gerekli soğuk hava depoları paketleme ve ambalajlama tesisleri yatırımları ile kargo taşımacılığının gündeme dahi getirilmemesi altın yumurtlayacak tarım girdilerini ortadan kaldırmaktadır.

İşsizlik had safhadadır. İstihdam alanları yok denecek kadar azdır. Bu nedenle kent uyuşturucu satıcılarının cirit attığı, polisiye olayların arttığı, huzur dolu yaşanılabilir bir şehir olmaktan uzaklaşan bir profile sürüklenmiştir.

Kentimizde kollektif çalışma ruhu bir türlü gerçekleşmemiştir. Tarım kenti olabilmek için her türlü enstrümanlar olduğu halde Termik ve Mobil Santraller tesis edilerek bu nimetten istifade edilememesi bir yana yetkililer, Samsun’un ekonomik anlamda kalkınabilmesinin tarım ile mümkün olamayacağını ifade etmiş, bu konuda yatırım yapabilecek firmalar üzerinde caydırıcı bir rol üstlenilmiştir. Tarım ile kalkınan iller değil ülkelerin varlığı düşünüldüğünde bu anlayışın hüküm sürmesi anlaşılabilir değildir. Bugün Hollanda gibi bir ülke sadece laleleri ile vitrine çıkmış önemli mesafeler kat etmiştir.

Samsun’un istihdam üretecek tesislere ihtiyacı vardır. Akşamları sahil bandındaki hareketli kalabalık refahın değil aksine aile parası ile geçinen üniversitelerimizde okuyan gençlerimizin eğlenmek için oluşturduğu kalabalıklardır. Bu kalabalık ekonomik refahın göstergelerinden değildir.

Fiziksel anlamda kentin görünümündeki değişiklikler göz ardı edilemez. Gelecekte özellikle kentsel dönüşüm çerçevesinde Hastanebaşı ve diğer kenar mahallelerimizin modernize edilmesi halinde kentin silüeti tamamen değişecektir. Ancak mimari anlamda yine olumsuzluklar mevcuttur. Atakum ve çevresi adeta beton yığını haline getirilmiş ve yeşil alanlar yok edilmiştir.

Tüm bunların ışığında, Samsunun en temel sorunu nedir, sorusunun cevabı, kesinlikle işsizliktir!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman Çetin 2017-12-04 10:19:45

BU GAZETENİN PARLAYAN YILDIZISIN BİR TEK YAZAR OLARAK SENİ OKUYORUM

Avatar
onur 2017-12-04 10:40:46

gibi katsayısının 1 e yaklaşması, en zengin %20lik kesimin gelirinin en fakir kesime 7.7 kat bindirmesi, maddi yoksunluğundan artması ekonominin sadece zengin kesime yaradığını gösterir.olan yine torpili olmayan vatandaşa olur

Avatar
cihan 2017-12-04 12:53:40

kalemine sağlık

banner650