banner1518

banner1365

banner1526

banner1345

banner1525

banner1337

21.09.2020, 08:11 29

İki yakası bir araya gelemeyenler…

Asgari ücretin altında aylıkla geçinmeye çalışan milyonlarca dar gelirli emeklinin iki yakası yoksunluktan bir araya gelemiyor.    
Özellikle işçi ve Bağ Kur emeklilerinin büyük çoğunluğu,  eline geçen bin 500 lira gibi çok düşük aylıkla yaşamak için adeta sihirbazlık yapıyor. Net 2 bin 324 lira olan asgari ücretin çok altında kalan aylığa talim ediyor 13 milyona yakın emeklinin yarısı.
Salgın döneminde  bin 500 liraya yükseltilen en az aylık alanların sayısı 6 milyon kadar. Virüs önlemleri çerçevesinde Mart ayında aylıkları bin 500 liraya çıkarılan emekli, taban aylığı bu miktara ulaşana dek ocak ve temmuz  zamlarından yararlanamayacak. Örneğin taban aylığı bin 250 lira olan emekli, maaşı bin 500 liraya çıkana dek artıştan yoksun kalacak.   
Açlık sınırının 2 bin 383 lira olduğu, temel gereksinim maddelerinin sürekli arttığı günümüzde bin 500 lirayla nasıl geçinileceğinin hesabını kitabını varın siz yapın.  Diğer emeklilerin de maaşları çok yüksek değil aslında. 6 ayda bir yüzde 4,5,6 gibi son derece komik, günün gerçeklerinden uzak zamlarla iyiden iyiye satın alma gücünü yitiriyor, çarşı-pazar fiyatına yetişemiyorlar.
Emekli aylığının bu denli düşük olmasında 2008 yılında yürürlüğe giren sosyal güvenlik yasası rol oynuyor. 2008’den bu yana aylık bağlama oranlarında yüzde 60 gerileme oldu. Bağlanan aylıkların asgari ücretin altında kalması, adına “reform” denilen ucube sistemden kaynaklanıyor. Üstelik bu yetmiyormuş gibi aylıklara 6 ayda bir enflasyon oranında zam yapılması emekliyi daha da yoksullaştırıyor. Ak saçlıların aleyhine olan düzenleme yıllardır sürüyor, emeklinin yarıdan fazlasının aylığı asgari ücretin hayli altında kalıyor. 
Bu tablo karşısında sabit ve dar gelirli milyonlarca kitle  haykırmasın, bağırmasın da ne yapsın? Ne var ki, talepleri karşılık bulmuyor, bin 500 lira ile yaşamak için mucize gösteriyor.  
2000 yılı sonrasında emekli olan 6 milyon kişinin beklediği yeni intibak yasası söz verilmesine karşın hayata geçirilemedi. Siyasi iktidar gibi diğer siyasi partiler de intibakı unuttu. Oysa, 6 milyonluk kitle aile bireyleri ile birlikte nereden baksanız 25 milyona yakın seçmen demek. Nedense partiler intibak sözünü ağzına bile almıyor, emekliyi anımsamıyor.
Memur emeklilerinin durumu, işçi ve esnaf emeklisine göre çok iyi sayılmasa da bir adım önde. Maaşlarına altı aylık enflasyon artışı yerine hükümet ile yetkili memur konfederasyonu arasında bağıtlanan kamu çalışanları toplu iş sözleşmesi uyarınca zam yapılıyor. İşçi ve Bağ-Kur emeklilerinin de aylıklarına bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerince artış yapılması dile getiriliyor. En önemli beklentilerden biri de sağlık hizmetinden yapılan kesintilere son verilmesi. Sağlık kesintisi kaldırılırsa aylıklarında azalma olmayacak. Dini bayramlarda verilen biner lira ikramiye olumlu olmakla birlikte yetersiz. Sonuçta, emeklinin yoksunluğu devam ediyor,  soluklanabileceği, rahata erdirecek aylığa kavuşamadı.  

Yorumlar (0)