banner1518

banner1365

banner1526

banner1345

banner1496

banner1324

19.09.2020, 00:29 23

Hiç hoş değil…

Salgın döneminde kaygıdan gerilen topluma örnek olması gerekenlerin hoş olmayan davranışları gerçekten üzücü.  
Koca profesörlerin maske üzerinden sosyal medya aracılığı ile kavgaya tutuşmasından tutun da, sözüm ona bir sanatçının sokak ortasında kendinden yaşça hayli büyük vatandaşı dövmesi “Ne oluyor bize?” sorusunu akıllara getirdi.
Salgın boyunca açıklamalarını, önerilerini uyarılarını dikkatle izlediğimiz bilim insanları, sanırım yorgunluktan ve tekrardan olsa gerek eskisi gibi  ilgi görmüyor. Ciddi uyarılar yapan, vatandaştan gerçeği saklamayanlar dışında enfeksiyon uzmanları başta olmak üzere çoğu medya bülbülü oldu. O televizyondan bu televizyona koşanlar aynı uyarıları, açıklamaları yinelemekten yüzlerini eskitmeye başlattı.
Medya kuruluşlarının talebi üzerine ekrana çıkıyor, açıklama yapıyor olsalar da bilinenleri tekrarlamaktan, yeni bilgiler ortaya koyamamaktan izlenmez oldular. Hani bir söz var, “Ağır ol, molla desinler” diye. Bu sözü, birilerinin ekran sevdalısı bilim insanlarına hatırlatması gerekiyor. Tabii arada bir görünen açıklama yapan son derece sağlıklı bilgilerle toplumu aydınlatan hocalara sözümüz yok.
Söz bilim insanlarından açılmışken, zor süreçte Türkiye’nin yakından tanıdığı iki profesörün maske atışmasına değinmekte yarar var. Bilindiği üzere, enfeksiyon uzmanı Prof.Dr. Mehmet Ceyhan, “ Sağlıklı kişinin maske takması güvenli değil. Maske virüsü taşıyan takarsa daha koruyucu ” diye açıklamada bulundu. Prof.Dr. Mehmet Çilingiroğlu da “Uzman kesilen hekimler ‘maske takmayın’ deyip virüsün yayılmasına neden oldular mı olmadılar mı?” sorusu  ile Ceyhan’ı eleştirdi. İkili arasındaki karşılıklı yazışma “adam olma” konusuna dek uzanarak, ağır boyutlara ulaştı.
Topluma örnek olması gereken her iki profesörün atışması bundan böyle sürer mi bilemem. Ancak, birbirlerine olan tutum ve sözleri hiç hoş olmadı. Hem, Sağlık Bakanı sürekli “Maske takmayı ihmal etmeyin” diye yurttaşa uyarıda bulunmuyor mu? Profesörler arasındaki tartışmada kimin haklı olduğuna siz karar verin.
Bir diğer üzücü haber, şarkıcı Halil Sezai’nin film çekimi yaptıkları bölgede kendilerini uyaran vatandaşa saldırması, öldüresiye dövmesi idi. Ne kadar tanınır olursa olsun, ne kadar egosu tepe yaparsa yapsın insanlıktan payını alamadıktan sonra hiç birinin değeri yok.
Kendinden yaşça büyük olan vatandaş haksız olsa bile odunla saldırma hakkını vermez o sanatçı müsveddesine. Olay ortaya çıkınca da çevir kazı yanmasın misali “Hayvanlık yaptım” diyerek geri adım attı. Daha birkaç ay önce yine tanınan bir isim, Ozan Güven birlikte olduğu kadını dövüp yüzünü gözünü şişirmişti. Olay yargıya gidince ortalarda görünmez oldu. Dediğim gibi, ne kadar ünlü, tanınır, toplum tarafından sevilir olsa da vicdani değerden, insanlıktan yoksun olunca bir işe yaramıyor. Bu kişiler kadın cinayetlerinin, hırsızlığın, gaspın, çocuğa tacizin arttığı dönemde çirkin davranışları ile değil, ahlaklı tutumları ile topluma örnek olmalı.  
 

Yorumlar (0)