Kötülük ve unutmak o kadar alıştırıldı ki

Ne tecavüze uğrayan çocukları,

Ne erkek eliyle öldürülen kadınları,

Ne bombalarla katledilen insanları

Ne de madende ölen işçileri konuşmuyoruz bile artık…

Bütün insani duygulararımız...

Edindiğimiz ahlaki,dini,kültürel ideolojik kavramların toplum ve birey ilişkilerinde olaylar karşısında nasıl davranacağımızı biliyoruz...

Ve burada o kavramların bize öğrettiği ezberimizdeki kalıp sözlerle tepki veriyoruz...

Peki kendimize ne kadar dürüstüz...

Bizler hangi taraftayız...

İzin verdiğimiz için mi her şeyi yapma özgürlüğünü kullanan, şiddet uygulayan topluluk mu?..

Tacize, tecavüze maruz kalan kadınlar buna izin verdiği için mi?

Peki ya çocuklar?..

Onlar da izin veriyorlar mı?

Peki biz gözümüzle görsek izin verir miydik?

Bu sorunun cevabı; evet verirdik...

Çünkü susarak,

Görmezden gelerek,

Sessiz kalarak izin veriyoruz...

Herkes hem figüran hem seyircidir...

Bizim dışımızdaki olaylara seyirci ama!

Bizim içimizde olan olaylarda figüran oluyoruz…

Her zaman kalabalığın içinde, güçlü olanın yanında ve olabildiğince özgür...

Susmak korkaklıktır.

Her sustuğunuzda cesaretinizden de bir parça kaybetmiş olursunuz.

Unutmayın...

Konuştuklarınız kadar sustuklarınızdan da sorumlusunuz!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner650