banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1334

banner1324

27.10.2020, 08:46 42

Herkes aşı peşinde…

Kış yaklaşırken, grip aşısında yaşanan kıtlık kronik hasta ve 65 yaş üzerindekileri  kaygılandırıyor.
Sağlık Bakanı’nın açıklamaları hasta sayısının ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Türkiye’deki vakaların yüzde 40’ı sadece İstanbul’da. Daha sonbaharda olduğumuz göz önüne alındığında kapıdaki kış mevsiminde rakamların ne denli yüksek olacağı kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Eğer maske takılmaz, mesafe korunmaz, kalabalık ortamdan uzak kalınmazsa ne yazık ki önümüzdeki günlerde hiç iyi günler bizi beklemiyor. O kadar uyarılara karşın, bazı kişilerin sorumsuz tavırları sürüyor. Kalabalık ortam ve maske takmayanların görüntüleri giderek yayılıyor, doğal olarak hasta sayısı katlanarak yükseliyor. 
Umut yurt dışından gelecek aşıya bağlandı. Özellikle diyabet, yüksek tansiyon, kanser, KOAH gibi hastaların acil grip aşısı olması gerektiğini hekimler açıklıyor ve uyarıyor. Aylardır beklenen grip aşısı, geçen hafta itibarıyla geldi, ancak kronik hastalar ve 65 yaş üstü dahil olmak üzere pek çok kişi bakanlığın saptadığı risk grubunda yer almıyor. E- nabız sistemine giriş yapan kronik hastalar, “Öncelikli yüksek risk grubunda değilsiniz. Durumunuz ileride yeniden değerlendirilecek” yazısı karşısında şoke oldu. Bu hastalar yüksek grubunda olmayacak da kimler olacak? 
İngiltere’nin 30 milyon doz, İran’ın ise 7.5 milyon doz aşı temin ettiği belirtilirken, 20 milyona yakın kronik hasta bulunan Türkiye’ye 1 milyon 350 bin doz grip aşısı getirilmesi yetersiz kalmasına yol açtı. Bakanlığın getirttiği az sayıdaki aşı karşısında kronik hastaların acil gereksiniminin karşılanmaması panik havası oluşturdu. 65 yaş üstü insanlar eczane ve aile hekimliklerinin kapısından ayrılmaz oldu. 
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 40 güne kadar Çin’den gerekli sayıda korona  aşısının getirileceğini açıkladı. Yani, bakanlığın belirlediği öncelikli hastaların dışında kalanlar 40 gün daha bekleyecek. Tabii bu sürede virüse yakalanmazsa. Bunun önlemini maske takarak, kalabalık ortamlara girmeyerek, temizliğine aşırı özen göstererek kendileri alacak. Çin’den aşamalı gelecek aşı ile salgının önü umarım alınır.
Aslında, Türkiye dünyayı kasıp kavuran bela karşısında hem korona hem de grip aşısını kendisi üretebilirdi. Anımsanacağı üzere 2011 yılında Cumhuriyet’in temel eseri olan Ankara’daki Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü kapatıldı. Neden kapatıldığı bilinmeyen, hala tartışılan bu kararın ne denli yanlış olduğu salgın döneminde açıkça ortaya çıktı. Eğer enstitü çalışmalarını sürdürüyor olsaydı, bugün grip aşısı sıkıntısı yaşanmayacak, belki de koronaya karşı etkili olacak aşı üretilecekti. Ne yazı ki, Cumhuriyet’in temel taşları, göz bebeği olan diğer KİT’ler gibi Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün de faaliyetine son verildi.
 Umut da Çin’den veya başka ülkeden gelecek aşıya bağlandı. Yerli firmaların koronaya karşı etkili olacak aşı çalışmalarında önemli aşamalar kaydettiği  açıklanıyor. Kuşkusuz bu haber sevindirici. 
Ülkenin her yanında herkes grip aşısı peşinde. Yetersizlik karşısında şimdilik çaresizler. Gözler yurt dışından gelecek hem grip hem de korona aşısında. Yapılacak tek şey, dikkati elden bırakmamak ve önlemleri aksatmamak.
 

Yorumlar (0)