Hilas Otel

Çelik İnşaat

İnfakın toplumsal faydaları

Havza Müftüsü İlyas Akyazı, bugünkü köşesinde "İnfakın toplumsal faydaları" başlıklı yazısını kaleme aldı.

İnfakın toplumsal faydaları
banner1311

“Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.” (Münafikun suresi, âyet: 10)
İnsanın Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yaptığı, ortaya koyduğu her türlü iyilik ve yaptığı harcama olarak tarif edilen infak; farz olan zekatı, vacip olan fitreyi ve gönüllü olarak yapılan her çeşit hayrı=iyiliği içine alan çok geniş bir kavramdır. İnfakın hem infak eden=hayır yapan=iyilik yapan şahsa, hem de içinde yaşadığı topluma bir çok faydaları vardır.


Her toplumda kendi yağı ile kavrulan, ayakta durabilen insanlar olduğu gibi; çok zengin ve çok fakir insanlarda bulunmaktadır. Toplum yapısını  bir piramide benzetirsek, en üst kesimde sayıları az, ama ekonomik güç ve imkanları fazla olan bir zümre bulunmaktadır. Bir de piramidin tabanında nerdeyse hiçbir dünya malına sahip olmayan, toplumun desteğine= yardımına ihtiyaç duyan çok fakir kesimler vardır. Piramidin orta noktasını ise, çoğunluk oluşturur ki, bunlar kendi imkanları ile yaşamlarını sürdürmektedirler. Orta direk denilen kesim bunlardır. Bir toplumun refah düzeyi, orta kesimin büyük çoğunluğu oluşturması ile doğru orantılıdır. İslam dini zekat emri ile, en üst kesimin servetinden bir miktarını, gönüllü olarak, dar gelirli en alt kesime aktarması sayesinde, bunların kendi imkanları ile geçinen kimseler haline gelmesini sağlamaktadır. 


Cenab-ı Hak insanları farklı yeteneklerle donatmış, buna bağlı olarak servet dağılımında toplum mali yapıları farklı kişilerden oluşmuştur. Nahl suresinin 71. Âyetinde bu duruma işaret edilmiştir. Zekat, fitre, fidye, adak v.b. yardımlar sayesinde fakir, zaruri ihtiyaçlarını karşılayarak, toplum içinde onurlu bir hayat sürdürür. İnfak; fakirlerin çalışmasına, üretmesine ve ekonomiye katkıda bulunmasına vesile olur. Zengin ve fakir sınıf arasında kardeşlik duyguları gelişir. Servet düşmanlığı ortadan kalkar. Toplumsal barış sağlanır.Zekat sayesinde toplumdaki servet hırsı kontrol altına alınmış olur. Fitre ve fidyelerle, keffaretlerle fakirler Ramazan ve Bayram mutluluklarını paylaşır. Zaman zaman kesilen adaklarla ve kurban bayramında kesilen kurbanlarla(ki bunların hepsi infaktır); eş-dost ve fakirler, hatta uzak diyarlarda olan muhtaçlar sevindirilir. Zekat, İslam’ın köprüsüdür. Ahiret yakası ile dünya yakası arasına atılmış, ikisini birleştiren bir köprü; fani ile bakiyi, ümmetle devleti, fakir ile zengini, madde ile manayı, Allah ile kulu birleştiren bir köprüdür. Zekat, kişiyi cimrilikten, zenginin malını kirden temizlediği gibi; fakirin de gönlünü kirden temizler. Böylece temiz bir toplum meydana gelir. 


İnsanın mayası toprak olduğundan, toprağın suyu emip tutması gibi, insanda da mal tutma özelliği vardır. Zekat ve genel olarak infak sayesinde cimrilik duyguları azalır, cömertlerden oluşan bir toplum meydana gelir. Peygamber Efendimizin şu mübarek sözü ile yazımızı tamamlayalım.:“ Yarım hurma (sadaka) ile de olsa cehennemden korunun. Eğer bunu da bulamazsanız güzel bir sözle (korunun.)” ( Müslim, Zekat, 68)
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1310

banner1300