banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1496

banner1324

(Özel) Mesleğe adanmış bir ömür... Gazetecilikte 59. yılını kutluyor

banner1357

BURSA’NIN YENİŞEHİR İLÇESİNDE 59 YILDIR GAZETECİLİK YAPAN ALİ BİLGİÇ, 1963’TE ÇIKARTTIĞI YENİŞEHİR GAZETESİ’Nİ HALA ÇIKARTMAYA DEVAM EDİYOR.

HABERDE İNSAN 23.09.2020, 09:13
3
(Özel)  Mesleğe adanmış bir ömür... Gazetecilikte 59. yılını kutluyor
banner1353

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde 59 yıldır gazetecilik yapan Ali Bilgiç, 1963’te kurduğu Yenişehir Gazetesi’ni hâlâ okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Ayrıca ilçede 1959 yılından beri çıkan bütün gazetelerin arşivini de tutan Bilgiç, ilçede bir basın müzesi olması halinde arşivlerini oraya bağışlayacak.

Çocukken babasının kahvehanesine alınan gazeteleri alıp dağıtarak mesleğe başlayan gazeteci ve şair Ali Bilgiç, ortaokul yıllarında yazıp çizmeye başladı. 1962 darbesinde ilçedeki liseler kapanınca Bilecik’e okumaya gitmek zorunda kalan Bilgiç, burada çıkan günlük bir gazetede çalışmaya başladı. Ardından Yenişehir’e dönen ve burada babasını ikna ederek matbaa makinesi aldıran Bilgiç’in Yenişehir Gazetesi serüveni de 1 Ocak 1963’te başlamış oldu. Meslekte binlerce anı, çok sayıda ödül ve 2 şiir kitabı ile çok sayıda kitap da derleyen Bilgiç, 1959’dan beri Yenişehir ilçesinde çıkan tüm gazeteleri de arşivledi. İlçede kurulacak basın müzesine tüm birikimlerini bağışlamaya hazır olan Bilgiç, ayda bir çıkardığı Yenişehir Gazetesi’ni mail sistemi üzerinden meraklılarına ücretsiz ulaştırıyor. Süresiz basın kartı sahibi olan Ali Bilgiç evli ve çocuk babası.

Hayat hikâyesini anlatan Ali Bilgiç, “İlk gazetecilikle ilişkim çocukken başladı. Babam okumayı seven bir adamdı ve kahvehaneye birkaç çeşit gazete alırdı. 60-65 yıl önce babamın kahvehanesinde toplanan eski gazeteleri koltuğumun altına alıp mahallede satıyormuşum. Yenişehir’de 1959 yılında ‘Yenişehir Postası’ adında ilk gazete çıktı. Kısa süre çıktıktan sonra kapandı. Ondan sonra Hakkı Üzüm tarafından ‘Hakikat’ diye bir gazete daha çıkarıldı. Kahvehanemizin 3-4 dükkân ilerisindeydi. Onun yanına giderken bir şeyler yazmaya, çizmeye başladım. O zamanlar ortaokul ikinci-üçüncü sınıftaydım” dedi.

“Bundan adam olmaz”

1 dönüm tarla parasına ilk matbaa makinesi olan el pedalını aldığını anlatan Bilgiç, “O kadar büyük paraydı ki geri kalan malzemeyi alacak paramız yoktu. Babam beni vilayetin altında matbaacı İbrahim Usta diye bir adama götürdü. Babam bana güvenemediği için o iri yarı Yalovalı İbrahim Usta bana baktı ‘Bundan adam olmaz’ dedi. ‘Bilgin var mı’ diye sorunca ‘Geç dedi’ tezgahın başına. Dizginin başına geçtim, dizmeye başladım. Adam sonra ‘Arkadaş bu çocuk bu işi yapar’ dedi. Daha 15-16 yaşındayım. Öylelikle İstanbul’dan alıp geldik makineyi” diye konuştu.

1 Ocak 1963’te Yenişehir Gazetesi’nin ilk sayısının çıktığını ifade eden Bilgiç, “1962’nin ekim ayında makineleri almıştık. Toparlanma süreci derken 1 Ocak 1963’te ilk sayımız çıktı. Birkaç ay sonra da yerel seçimler vardı. Daha sonra askere gittim, geldim. 2 sene yoktum, ama yetiştirdiğim bir çırak sayesinde gazete çıkmaya devam etti. Yenişehir Gazetesi’nden sonra bir tane daha gazete çıktı, Yenişehir Havaalanı ilanlarını alabilmek için. Bu gazete dışarıda basılıyordu, ilanları da alamayınca kapattı gitti. 28-30 sene sonra tek başıma gazete çıkarttım” ifadelerini kullandı.

“Apartman gazeteciliği yapmadım”

59 yıldır gazetecilik yaptığını dile getiren Bilgiç, “O yıllarda gazetecilik, gazetecilik gibiydi. Şimdi gazetecilik yok. Ben halkla iç içe yaptım. Apartman gazeteciliği yapmadım. İnsanların bana ulaşması için yukarı katlara çıkmadım. Hep aynı yerimdeyim. En sonunda belediye kızdı, sattı, ama dükkanı ben aldım” dedi.

Küçük bir ilçede gazetecilik yapmanın inceliklerinden de söz eden Bilgiç, “Böyle bir yerde insan ilişkilerine çok dikkat etmemiz gerekiyor. İlişkilerimi sürekli sıcak tuttum. Mesela adam hırsızlık yapmış, haberini yapmışız. Ama sonunda iyi bir iş adamı olmuş, şehrin tanınmış simalarından olmuş, ama o gazete unutulmuş” şeklinde konuştu.

Meraklı gençlere tavsiyelerde de bulunan Ali Bilgiç, “Namuslu gazeteci olacaklarsa olsunlar. Yoksa hiç bulaşmasınlar. Benim duvarımda asılı basın meslek ilkeleri var. Kafamı karıştırsan bir şey varsa o ilkelere bakarım. Benim için o ilkeler hala geçerli. Arkamda Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi var” dedi.

“Belgesel gazetecilik yapıyorum”

İlk fotoğraf makinesini de 1963’te Lubitel marka fotoğraf makinesi olduğunu aktaran Bilgiç, “Filme çekiyorduk. Onu Bursa’ya gönderiyorduk. Zaten Bursa’da gazetelerde klişe bile yapılmıyordu. Klişeleri Çetin Ağabey İstanbul’dan getirirdi. Bursa’da Turan Tayan’ın yazı işleri müdürü olduğu Haber Gazetesi çıktı. İlk klişe Bursa’da orada yapılmaya başladı. Ondan sonra Bursa’da gazeteler fotoğraflı çıkmaya başladı. Mesleğe başlamam 18 yaşında oldu. 58 yıl oldu. Bir sene de Bilecik’te yaptım, 59 yıl oldu. Gazeteye devam ediyorum. Ayda bir gazete çıkartıyorum. İnternet üzerinden mail olarak ücretsiz dağıtıyorum. Nitelik olarak da belgesel gazetecilik yapıyorum. Sıradan bir gazetecilik yapıyorum. İçinde Yenişehir tarihi ile ilgili belgeler, bilgiler tam olarak yer alıyor” diye konuştu.

“Gazeteye gelmediğim zaman ruhum daralıyor”

İlçeler arasında ilk ofset gazeteyi 1989 yılında kendisinin çıkarttığını ifade eden Bilgiç, “Geçenlerde İznik’te bir gazetecinin olayı oldu. Bir gazetecinin rüşvet ve şantaj alırken yakalandı. Meslek bitti. Mesleğin haysiyeti kalmadı” dedi.

Hürriyet Gazetesi’nin temsilciliğini yaptığını da aktaran Bilgiç, “O zamanlar Hürriyet’in 8 sayfa çıktığı zamanlardı. Yani küçük bir haber çıkması için 50-100 tane haber yapıyorduk. O zaman bölgesel sayfa da yoktu. Ondan sonra Günaydın’ın temsilciliğini yaptım. Ona da 50 tane haber gönderiyordum, 5 tanesi çıkıyordu, ama 50 tane haberin parasını alıyordum” şeklinde konuştu.

“Yenişehir’de çıkan bütün gazetelerin arşivi var” diyerek sözlerini devam eden Bilgiç, “1959’tan çıkan bütün gazetelerin arşivini yaptım. Hepsi saklı ve iyi durumda. Bunları Yenişehir’de basın müzesi olursa oraya koymak istiyorum. Yapılırsa eğer ilçeler bazında ilk basın müzesi olabilir. Çünkü her şey mükemmeli andırıyor. 58 yıl bu dükkanda bitiyor. 58 yıllık bütün hikâyem burada. Ben her sabah geliyorum. Gelmediğim zaman ruhum daralıyor. Öğlene doğru açıyorum, kokuyu alıyorum” dedi.

Yorumlar (0)