banner5

banner6

banner3

banner8

banner10

banner13

'Yapılmazsa milyonlarca insan ölebilir'

TÜBİTAK tarafından koronavirüse yönelik aşı geliştirilmesi için kurulan 'İnaktif Covid-19 Aşısı Geliştirilmesi' projesinde görevli olan Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ, aşı çalışmalarında en erken yıl sonunda sonuca ulaşılabileceğini belirterek, önemli uyarıda bulundu. Yeşilbağ, "Eğer hiçbir şekilde sınırlandırma yapamazsanız milyonlarca insan etkilenebilir ve milyonlarca insan ölebilir ama sınırlandırmaları ne kadar sıkılaştırırsanız o zaman etkilenen insan sayısı o kadar azalacaktır" dedi.

GÜNDEM 07.02.2022, 04:03 07.02.2022, 04:03
0
'Yapılmazsa milyonlarca insan ölebilir'

Çin'de ortaya çıkan ve dünya geneline yayılan koronavirüse karşı tüm ülkeler sıkı tedbirler alırken birçok ülke de aşı geliştirmesi için çalışmalarına başladı. Türkiye'de de TÜBİTAK tarafından koronavirüse yönelik aşı geliştirilmesi için 'İnaktif Covid-19 Aşısı Geliştirilmesi' projesi oluşturuldu. Proje kapsamında oluşturulan konsorsiyumda Bursa Uludağ Üniversitesi, Konya Selçuk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Veteriner fakültesi öğretim üyeleri çalışmalarını sürdürüyor.

'ÇOK HIZLI GELİŞTİĞİ ZAMAN SAĞLIK SİSTEMİNİ FELÇ EDEBİLİYOR'

Konsorsiyumda bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ ise salgınla mücadelede yapılması gerekenler kapsamında bilgiler verdi. Salgının hızlı yayılmasının, virüsle mücadelede zorlaştıran faktörlerden bir tanesi olduğunu ifade eden Yeşilbağ, mevcut verilerin ele alındığında hastalığın ne zaman sonlanacağıyla ilgili birtakım öngörüler ortaya koymanın zor olduğunu söyledi. Yeşilbağ, "Ama bizim epidemiyoloji olarak hesaplayabildiğimiz şöyle bir durum var. Muhtemelen toplumun yüzde 65 ile 75'i bu virüsle tanıştıktan sonra salgının kendiliğinden gerileme veya durma noktasına geleceğini tahmin ediyoruz. Bu sürecin ne kadar hızlı olacağı ve ne kadar zamana yayılacağı çok önemli. Çünkü çok hızlı geliştiği zaman sağlık sistemini felç edebiliyor. Bu da asıl kayıpların nedenini oluşturan faktör" dedi.

'HASTALIĞI YÜZDE 100 ORANINDA TEDAVİ EDEN İLAÇ TESPİT EDİLEMEDİ'

Hastalıkla nasıl mücadele edileceği konusunda da bilgiler veren Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ, "Burada iki noktaya değinmek lazım. Birincisi biyogüvenlik tedbirleri. Yani bizim sosyal mesafeyi koruyabilmemiz. Aynı zamanda el hijyeni başta olmak üzere bireysel hijyene uymamız gerekiyor. İkinci nokta ile medikal uygulamalardır. Medikal uygulamaların da çeşitli şekillerde yapıldığını görüyoruz. İlaç tedavisi, plazma tedavisi ve aşı uygulamaları. İlaç tedavisi ile ilgili olarak bu virüsü yüzde 100 oranında tedavi eden bir ilaç henüz tam olarak tespit edilemedi. Ancak bazı ilaçlarda laboratuvar ortamında umut veren gelişmeler teyit edildi. Klinik olarak da belirli başarılar sağlandı. Plazma tedavisi ise kabaca, hastalığı geçiren ve iyileşen insanlardan kanın plazma kısmı yani sıvı kısmı ayrıldıktan sonra kritik durumda olan bu hastalara bu plazmanın verilmesi yoluyla tedavi edilmesidir. Bu şu an en reel yaklaşımlardan birisi ama riskleri de beraberinde taşıdığını biliyoruz. Üçüncü olarak da aşı uygulamaları geliyor. Tüm dünyada çok değişik aşı çalışmaları var. Bu aşılarda özellikle pandemi durumlarında uygulanacak en reel yöntem. Bu hastalardan alınan virüsün çoğaltılması, değişik kimyasal yöntemlerle öldürülmesi sonra belirli bir formulasyonla sağlıklı bireylere aşı olarak kullanılması" diye konuştu.

AŞININ, EN ERKEN BU YILIN SONUNDA ÜRETİLMESİ ÖN GÖRÜLÜYOR

Aşının ne zaman kullanıma hazır olacağı şeklinde soruların çok sık sorulan sorulardan biri olduğunu ifade eden Yeşilbağ, "Aşı çalışmalarındaki birinci kriter aşının güvenilirliğidir. Yani kullanılacağı insanlar için zararsız olması gerekiyor. Aksi takdirde koruma sağlayalım derken istenmeyen birtakım etkenler doğurmuş olursunuz. Böyle ölüm oranı çok düşük olan bir hastalık için zararsızlığı henüz gösterilmemiş bir aşının kullanıma konulması söz konusu olamaz. Dolayısıyla birkaç ayda bir aşının geliştirileceğini kullanıma alınacağını beklemek çok gerçekçi görünmüyor. Ama zannediyorum önümüzdeki bir yıl içerisinde veya bu yılın sonuna doğru aşı ile ilgili somut gelişmelerin sahaya indiğini görebileceğiz" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYEDE AŞI ÇALIŞMALARIMIZ HIZLI ŞEKİLDE DEVAM EDECEK'

Türkiye'de salgının başlamasından itibaren bu konudaki aksiyonların devreye alınmaya başlandığını söyleyen Prof.Dr. Yeşilbağ, "Özellikle TÜBİTAK inisiyatifinde bir platform oluşturuldu. Mücadele yöntemlerinin tamamını kapsayacak bir çalışma pratiği oluşturuldu. Yani hem ilaç hem plazma tedavisi hem de aşı geliştirilmesiyle ilgili çalışmalar başlatıldı. 14 proje şu anda devreye alındı. Dolayısıyla Türkiye'de aşı geliştirme ile ilgili çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam edecek. Viroloji uzmanları tarafından virüsü üreterek yapılması gereken çalışmalar olduğu için bizler de katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu proje bir konsorsiyum şeklinde yürütülüyor. 3 üniversite bu çalışmanın içerisinde, bir de kamu enstitüsü var. Kamu enstitüsü laboratuvar ortamının bulunduğu bir kurum. İstanbul'da yer alıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi, Konya Selçuk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Veteriner fakültesi öğretim üyeleri bu projede yer alıyorlar. Bu şekilde koordinasyon şeklinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'DE VAKA ÖLÜM ORANI YÜZDE 1,5 CİVARINDA'

Koronavirüse karşı sıkı tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çizen Yeşilbağ, "Bununla ilgili çok önemli örneklerimiz var. Mesela Çin'de hastalığın nasıl yönetildiğini gördük. Çok katı tedbirler alındı. Dünya genelinde bu tedbirlerin uygun olmadığı, halkın üstünde çok baskı oluşturduğu yönünde görüşler oldu. Fakat Çin şöyle bir yol izledi. Yaklaşık 6 ile 8 hafta arasında hastalık pik seviyeye ulaştı. Daha sonra yaklaşık 12 ile 14 hafta sonra tamamen kontrol altına alınmış oldu. Dolayısıyla çok sıkı biyogüvenlik ve karantina uygulamaları bu hastalığın önünü kesen faktörlerden birisi. Çin'de vaka ölüm oranı yüzde 4 oldu. Kötü bir örnek İtalya'da yaşandı. İtalya biraz daha hazırlıksız yakalandı. Karantina uygulamalarını hem geç başlattı hem de yetersiz birtakım uygulamalar oldu. Bugün İtalya'da gördüğümüz vaka ölüm oranı yüzde 9,2 civarında seyrediyor. Yani iki ülkeyi kıyasladığımızda buradaki temel uygulamanın karantina olduğunu ve sosyal izolasyon sosyal mesafe olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Ülkemizde vaka ölüm oranı şu anda yüzde 1,5 civarında. Türkiye'nin erken tedbir almasının birtakım avantajlarını yaşıyor. Fakat şu anda halkımızın kesinlikle rehavete kapılmaması lazım. Sokağa çıkma sınırlandırmasını mutlaka kendi kararıyla uygulaması lazım. Sadece kendi sağlığı için değil, ailesinin, ailesindeki diğer bireylerin, etrafındaki diğer sevdiklerinin sağlığı ve korunması için mutlaka sokağa çıkma kısıtlamasını kendimiz uygulamak zorundayız" diye konuştu.

'KORONAVİRÜS SINIRLANDIRILMAZSA DÜNYADA ÖLÜM SAYISI MİLYONLARI BULUR'

'Dünyada ne kadar insanı öldürebilir?' şeklinde sorularla sık sık karşılaştıklarını söyleyen Prof.Dr. Kadir Yeşilbağ, şunları kaydetti: "Bu soruya cevap vermek çok mümkün değil ama şöyle bir basit hesaplama yapılabilir. Bu tür bir hastalığın yayılma hızı 4 civarında olan bir hastalığın toplumun yaklaşık yüzde 70 ile 75'ine ulaşabileceğini düşünüyoruz. Bunların da yüzde 80'i klinik bulgu göstermeden çok hafif klinik bulgularla geçirecek. Sadece yüzde 30'unda klinik bulgularla şikayetler oluşacağını düşünüyoruz. Etkilenen vakaların da yüzde 5'i yoğun bakım alacak ve yüzde 1 ile 4'ü İtalya'daki gibi olursa yüzde 9'u hayatını kaybetmiş olacak. Dolayısıyla burada belirleyici nokta şudur: Virüsün ne kadar insana ulaşması mümkün. Biz bunu ne kadar sınırlandırıyoruz. Eğer hiçbir şekilde sınırlandırma yapamazsanız milyonlarca insan etkilenebilir ve milyonlarca insan ölebilir. Ama sınırlandırmaları ne kadar sıkılaştırırsanız o zaman etkilenen insan sayısı o kadar azalacaktır. Hayatını kaybeden insanların sayısı da o kadar az olacaktır."

(DHA)

Yorumlar (0)
12
kapalı
Namaz Vakti 19 Mayıs 2022
İmsak 03:16
Güneş 05:06
Öğle 12:36
İkindi 16:33
Akşam 19:57
Yatsı 21:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31