banner1365

banner1469

banner1345

banner1468

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

banner1357

1- KAĞITHANE'DE ESKİ MANDIRAYI SU BASTI, KÜMES HAYVANLARI TELEF OLDU (1) Haber-Kamera: Zeki GÜNAL/İSTANBUL,()  Kağıthane Hamidiye Mahallesi'nde eskiden mandıra olarak kullanılan alan yoğun yağışın ardından sular altında kaldı. Vatandaşların...

GÜNDEM 11.12.2018, 14:08
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3
banner1353
banner1375

1- KAĞITHANE'DE ESKİ MANDIRAYI SU BASTI, KÜMES HAYVANLARI TELEF OLDU (1)

Haber-Kamera: Zeki GÜNAL/İSTANBUL,() 
Kağıthane Hamidiye Mahallesi'nde eskiden mandıra olarak kullanılan alan yoğun yağışın ardından sular altında kaldı. Vatandaşların kümes olarak kullandıkları yapıda çok sayıda kümes hayvanı telef oldu, bazıları kurtarıldı. 

Görüntü dökümü:
--------------------
-Su basan mandıra
-Vatandaşların suyun içine girmesi
-Kurtardıkları tavuklar
-Genel ve detaylar

===========================

2- KAĞITHANE'DE İSTİNAT DUVARI ÇÖKTÜ 

Haber-Kamera: Hakan KAYA-Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,()
Kağıthane'de yoğun yağış nedeniyle istinat duvarı çöktü. 
Olay Kağıthane Harmantepe Mahallesi Doğu sokakta gece saat 04.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yoğun yağış nedeniyle istinat duvarının bir bölümü büyük bir gürültüyle çöktü. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, ekipler çökmenin yaşandığı sokağı giriş ve çıkışlarına beton bariyerler koyarak sokağı araç ve yaya trafiğine kapattı. Ekiplerin çöken molozları kaldırmak için çalışmaları sürüyor.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Çöken alandan görüntü
-Belediye ekiplerinin çalışmaları
-Önlem amaçlı konulan bariyerler
-Genel ve detaylar
11.12.2018 - 13.47 Haber Kodu : 181211101_
===========================

 (GENİŞ HABER) 
3- TURİSTE TACİZLE SUÇLANAN TAKSİCİYE TAHLİYE 

- Turist şikayetinden vazgeçti.

Haber: Özden ATİK / İstanbul,
Şişli'de Tayland uyruklu turist kadına tacizde bulunduğu ve fazla ücret alarak dolandırmaya çalıştığı iddiasıyla tutuklanan taksici Birol Topal, bugün çıkarıldığı mahkemece tahliye edildi. Duruşmada, müşteki Nıonn Sonthu'nun "Cinsel saldırı" suçlamasından ara celseye gelerek şikayetinden vazgeçtiği de ortaya çıktı. Bunun üzerine mahkeme sanık ve müşteki arasında uzlaşma sağlanması için dosyanın Uzlaştırma Bürosu'na gönderilmesine karar verdi. 

İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Birol Topal getirilirken; avukatı da hazır bulundu. Müşteki Nıonn Sonthu ise duruşmaya katılmadı. Hakim, daha önce ara celsenin yapıldığını ve müşteki Nıonn Sonthu'nun şikayetinden vazgeçtiğini belirtti. Öte yandan sanık avukatı tarafından tutukluluğa yapılan itirazın üst mahkemece reddedildiği de tutanağa geçti. Ayrıca sanık avukatı söz alarak sosyal medyada yapılan haberler nedeniyle müvekkilinin masumiyet karinesinin ihlal edildiğini belirterek duruşmanın basına kapalı yapılmasını talep etti. Hakim, yasal ve yeterli neden olmadığından bu talebi reddetti. 

"KENDİ İSTEĞİYLE ÖN KOLTUĞA OTURDU"
Daha sonra hakim, olayın yaşandığı ana ilişkin görüntülerin çözümünden oluşan bilirkişi raporunu sanığa göstererek okudu. Sanık Birol Topal savunmasında, müştekinin Cevahir Alışveriş Merkezi'nin önünden taksisine bindiğini belirterek "Kendi isteğiyle ön koltuğa oturdu. O koltuğa oturmasını ben söylemedim. O gün trafik çok yoğundu. Beşiktaş'a yarım saatte gidebildik. Barbaros Bulvarı'na gelince buradan sonra çok az mesafe kaldığını, isterse yürüyebileceğini söyledim. Eğer benimle sorun yaşamış olsaydı inip yürümesi gerekirdi" dedi. Müşteki ile 30 TL'ye anlaştıklarını da anlatan Topal, "İneceği yere gelince 'Ne kadar?' diye sordu. Ben de şaka olarak 40 TL olduğunu söyledim. Tepki gösterince şaka olduğunu söyledim. 30 TL olduğunu söyledim. 70 TL geri para üstü verdim. İngilizceyi iyi bilmiyorum. O da Türkçe'yi iyi bilmiyordu. O yüzden kendimizi iyi ifade etmemiş olabiliriz. Ayrıca olaydan iki gün geçmişti, polise ben kendim gittim. İstese o gün hemen şikayet edebilirdi" diye konuştu. 

AVUKATI TAHLİYE TALEP ETTİ
Sanık avukatı da olayda hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığını, müşteki ile müvekkili arasında sosyal içerikli bir konuşma yaşandığını, ayrıca müştekinin de şikayetçi olmadığını öne sürerek müvekkilinin beraatini ve tahliyesini istedi. 

TAHLİYESİNE KARAR VERİLDİ
Hakim sanık ve müşteki arasında uzlaşma yapılması için dosyanın Uzlaştırma Bürosu'na gönderilmesine karar verdi. Hakim, suç vasfının degişme ihtimalini ve tutukluluk süresini dikkate alarak sanığın "Hırsızlık" suçundan tahliyesine karar verdi. Duruşma, ertelendi. 

İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Tayland uyruklu müşteki Nıoon Sonthu'nın bir alışveriş merkezinden Beşiktaş'a gitmek için taksiye bindiği belirtilerek taksi sürücüsü Birol Topal'ın önce 60 liraya gidebileceğini, Nıoon Sonthu'nun daha önce 30 liraya gittiğini söylemesi üzerine de 30 liraya anlaştıkları anlatılıyor. İddianamede turist kadının arka koltuğa oturmak istediği ancak taksicinin ısrarı üzerine ön koltuğa oturduğu, taksimetreyi açmadığı ve yola çıktıklarında müştekiyle arkadaş olmak istediğini söyleyerek müştekinin sağ elini zorla tutup okşadığı öne sürülüyor. Yaşanan olayın cep telefonu kameralarına yansıdığı anlatılan iddianamede, şüpheli Birol Topal'ın hakkındaki suçlamaları reddettiği, ancak cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde şahsın, kadın turiste elle cinsel saldırıda bulunduğu ve 100 lira alarak 20 lira verdiğinin görüldüğü belirtiliyor. İddianamede, taksi sürücüsü Topal'ın "Cinsel saldırı" ve "Nitelikli hırsızlığa teşebbüs" suçlarından 12,5 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. Sanık Birol Topal, 12 Kasım'da tutuklanmıştı. 

Görüntü Dökümü
------------
-(ARŞİV)
11.12.2018 - 12.42 Haber Kodu : 181211075
===================

 (GENİŞ HABER)
4- ALİ RAİF DİNÇKÖK HAYATINI KAYBETTİ
 
İSTANBUL, () - Akkök Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Raif Dinçkök vefat etti
Holdingden yapılan açıklamada, "Rahatsızlığı sebebiyle bir süredir tedavi gören Yönetim Kurulu Başkanımız Ali Raif Dinçkök'ü kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Başımız sağ olsun" denildi.  

ALİ RAİF DİNÇKÖK KİMDİR?
Temelleri 1952 yılında merhum Raif Dinçkök tarafından atılan, kimya, enerji ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren, Türk sanayiinin önde gelen gruplarından Akkök Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Ali Raif Dinçkök, 1944 yılında İstanbul'da doğdu. Lise öğrenimini Avusturya Lisesi'nde tamamlayan Dinçkök, 1969 yılında Aachen Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. İş hayatına Akkök Holding'de başlayan ve kariyeri boyunca başarılı çalışmalara imza atan Ali Raif Dinçkök, Akkök Holding'in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyordu.

Görüntü Dökümü;
-----------------
-Dinçkök'ün fotoğrafı
11.12.2018 - 12.58 Haber Kodu : 181211079
==================================

5- İBB ÇEVRE MÜDÜRÜ: İSTANBUL'DA SICAKLIK ARTACAK ARTIK KAR GÖRMEYECEĞİZ

Tansu Edip GÖKBUDAK -Harun UYANIK -İbrahim MAŞE /İSTANBUL, () İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB) Çevre Koruma Müdürü Fatih Erol,"Artık kar görmeyeceğiz ama ani yağışları daha fazla göreceğiz. Onun için eylemlerimizde altyapı çalışmalarına daha fazla önem vermemiz gerekiyor" dedi.
İstanbul İklim Değişikliği Sempozyumu başladı. Sempozyumda iklim değişikliği ve etkilerine ilişkin çeşitli sunumlar gerçekleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Müdürü Fatih Erol, iklim değişikliğinin İstanbul'a etkileriyle ilgili konuştu.

Fatih Erol, İstanbul'da sera gazı kullanımının arttığına, bu durumun da sıcaklıkları artırdığına dikkat çekerek kar yağışlarının artık görülmemeye başlanacağını belirtti. Erol, "İstanbul sera gazı envanteri yüksek olduğu ve giderek gelişen bir şehir olduğu için Akdeniz iklimine evrilir bir durumu var. Sıcaklık artacak. Artık kar görmeyeceğiz ama ani yağışları daha fazla göreceğiz" diye konuştu.

"ACİL ÖNLEM ALMALIYIZ"           
İstanbul ikliminin yavaş yavaş Akdeniz iklimine doğru dönüştüğünü söyleyen Erol, "Bizim yaptığımız uluslararası modeller sonucunda şu çıktı; İstanbul Akdeniz iklimine evrilecek. Yaz sıcaklıkları ve kuraklıkların artma durumu var. Susuzlaşma olabilir. Bununla ilgili acil önlemler almamız gerekli. Ani pik yağışları yine görebileceğimiz öngörülerimiz var" diye konuştu.

SERA GAZINI YÜZDE 33 AZALTMA HEDEFİ
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın sera gazının artışından yüzde 21'lik bir azaltma hedefi olduğunu kaydeden Erol, "Eylem planımızda biz de bakanlığımızın yüzde 21'Lik artıştan azaltma hedefine benzer 2030 için yüzde 33'lük bir artımdan azaltma hedefi koyuyoruz" dedi.

İSTANBUL 2050'YE KADAR GELİŞECEK
İstanbul'un gelişimine hala devam eden bir şehir olduğunu belirten Erol, bu nedenle sera gazının doğrudan azaltılması yerine, artıştan azaltma seçeneğini tercih etmek durumunda olduklarını söyledi. Erol, "İstanbul 2050'ye kadar gelişmesine devam edecek. Gelişen bir şehir için de direkt azaltma koymaktan ziyade artıştan azaltma hedefi koyduk" diye konuştu.

ÇEVRECİ ÇALIŞMALAR
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2030 ve 2050 yılları için binalarda enerji verimliliği raporu olduğunu söyleyen Fatih Erol, "Binalarda enerji verimliliğiyle ilgili önerilerimiz olacak. İstanbul güneş gören bir şehir olduğu için güneş panellerini bizim de kullanmamız gerekir. Ulaşımda, raylı sistemlerde bin kilometreyi görmeliyiz. Bisiklet kullanımını artırmak gibi projelerimiz var" şeklinde konuştu.

DOĞAL AFETİN 2017'DE ZARARI 1.9 MİLYAR DOLAR
Vatandaşların iklim değişikliğini kendisine gelen zararla fark etmeye başladığını belirten Erol, "Kod 24'te Katoviçe'deki taraflar toplantısında 2017'de afetlerden Türkiye'nin zararının 1.9 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Aslında bilmediğimiz şekilde cebimizden bu kadar para gitmiş. Bunun yansımasını vatandaş görünce klimayı sonuna kadar açmamanın, toplu ulaşıma yönelmenin önemini anlayacak" dedi.

Görüntü dökümü:
---------------
- Fatih Erol ile röportaj
- Sempozyumdan görüntü,
- Sempozyuma katılan Erol'dan görüntü
- Katılımcılardan görüntü 

11.12.2018 - 13.19 Haber Kodu : 181211089_

======================

6- YERLİ MALI HAFTASI'NA GİRİLİRKEN YERLİ ÜRETİMDE SON DURUM

Gülseli KENARLI-  İbrahim MAŞE / İSTANBUL, () 
Her yıl 12-18 Aralık tarihinde gerçekleştirilen "Yerli Malı Haftası", bu yıl da Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında kutlanacak. Bu hafta boyunca tutum, yatırım ve Türk malları hakkında bilgi verilecek.
Yerli Malı Haftası 1946 yılından bu yana kutlanıyor. Okullarda öğrencilere yerli ürünlerin tüketiminin önemi öğretilirken, tutumlu ve tasarruflu olma bilinci aşılanıyor. Demirören Haber Ajansı () Yerli Malı Haftası öncesi meyve ve sebzenin yerli üretim rakamlarını araştırdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre birçok meyve sebze ürününde ithal kalemi yer alıyor ancak 2000'li yıllarından başından itibaren bu ürünlerin ihracatında da artışlar bulunuyor.

MEYVE TARIMINDA ARAZİLER GENİŞLEDİ
Türkiye 2017 yılında 126 ülkeden 100'ün üzerinde farklı meyve sebze ürünü ithal etti. Kavun ve karpuzu İran, elmayı Şili-İtalya-Fransa'dan, armudu Şili, Arjantin ve Güney Afrika'dan ithal etti. Buna karşılık yaş meyve sebzede Türkiye'nin ihracat rakamlarında da artış yaşandı. TÜİK verilerine göre; Türkiye 2001 yılında 40 bin 967 hektar tarım alanına sahipken, bu rakam 2017 yılında 38 bin hektar oldu. 2001 yılında bu alanların 909 hektarlık bölümünde sebze, 2 bin 610 hektarlık bölümünde ise meyve üretiliyordu. Bu alanlar 2017 yılına gelindiğinde sebze üretimindeki alan daralarak 798 hektara geriledi. Ancak meyve üretiminde ise tarım alanları daha da genişletildi ve  3 bin 348 hektarlık alanda üretim yapıldı.

MEYVE RAKAMLARI
Türkiye 2000-2001 yıllarında 178 ton armut ithal etti, 9 bin 757 ton ise ihraç etti. 2016-2017 yıllarında ise hem ithalat hem de ihracat bu alanda artış kaydetti. İthalat 965 ton olurken, ihracat ise 23 bin 765 tona yükseldi.
İthalat kalemlerinde en dikkat çekici artış cevizde görüldü. Ceviz ithalatı 2000-2001 yıllarında 8 bin ton iken, 2016-2017 dönemine gelindiğinde 66 bin tona yükseldi. Bu alanda ihracat ise 2000-2001 yıllarında 968 ton, 2016-2017 yıllarında 8 bin ton oldu. Çilek ithalatı 134 tondan, 559 tona, ihracatı ise geçen yıllar içerisinde 17 bin tondan 32 bin tona yükseldi. Elma da çilek gibi geçen yıllar içerisinde ithalat ve ihracat rakamları artan ürünler oldu. 3 bin ton ithalattan 22 bin ton ithalata yükselen elma, 85 bin ton ihracattan 754 bin tona çıktı.

KAYISI PORTAKAL İHRACATINDA ARTIŞ
Kayısıda ise diğer meyvelere göre rakamlar farklı. 2000-2001 yıllarında 7 bin ton kayısı ithalatı yapılırken bu rakam 2016-2017 yıllarında gerileyerek 3 bin 912 tona oldu. İhracat ise 396 bin tondan 464 bin tona yükseldi.

2000-2001 yıllarında Türkiye sadece 24 ton kiraz ihracatı yaparken, bu rakam 2016-2017 yıllarında 143 tona yükseldi. Bu ürün grubunda ise ihracat artış kaydetti. Kiraz ihracatı 29 bin tondan 91 bin tona yükseldi. Türkiye, muz ithalatında ise 66 bin tondan 212 bin tona yükselirken, ihracatında ise 39 tondan 6 tona geriledi.
2000-2001 yıllarında 27 bin 770 ton olan portakal ithalatı 2016-2017 yıllarında 160 bin tona yükseldi. Buna karşılık portakal ihracatı 136 bin tondan, 715 bin tona çıktı.

SEBZE RAKAMLARI
2016-2017 yıllarında toplam sebze ithalatı 12 bin 591 ton olurken, aynı yıl Türkiye 1 milyon 792 bin ton sebze ihracatı gerçekleştirdi. Bu rakamlar 2007-2008 yıllarında ise 14 bin ton ithalat,  688 bin ton ihracat olarak gerçekleşmişti. Bu ürünler bakla, bamya, taze bezelye, biber, domates, havuç, hıyar, ıspanak, sakız kabak, karpuz, kavun, kuru sarımsak, kuru ve taze soğan, lahana, marul, patlıcan, pırasa, semizotu, taze fasulye, turptan oluştu.

MEYVEDE İTHAL ÜRÜN AZ
İstanbul Yaş Meyve Sebze ve Bostan Komisyoncuları Derneği (İSMEYDER) Başkan Yardımcısı Muhittin Baran, piyasadaki yaş meyve sebzenin yüzde 97 yerli üretim olduğunu belirterek, "İthal ürünler çok az diyebileceğimiz seviyede. Muz ağırlıklı olarak ithal ürünlerin arasında yer alır. Onun dışında oteller, kafeler için ülkemizde yetişmeyen ürünler ithal ediliyor yani egzotik dediğimiz ürünler ithal ediliyor. Pazarda olan bir insan olarak, tarım sektöründeki üretime Avrupa'da birinci, dünyada 3 ve 5. sıradayız ürün gruplarına göre. İthal olan ürünler muz, hindistan cevizi, ananas, zencefil ve egzotik dediğimiz süsleme amaçlı elit yerlerde kullanılan ürünlerdir" şeklinde  konuştu.

"HİÇBİR İTHAL ÜRÜNÜMÜZ YOK"
Muhittin Baran, sebze üretimi konusunda ise, "Sebzede tamamen yerli ve milli ürünlerimiz var. Hiçbir ithal ürünümüz yok. 10-15 yıl önce ithal ettiğimiz bir çok ürün bugün Akdeniz havzamızda, Akdenizli üreticilerimiz üretiyor. Çiftçilerimiz, Afrika, Şili, Uzakdoğu'dan gelen ürünlerden daha güzel, daha kaliteli ürün üretiyor. 15 yıl önce kivi tamamen ithal ediliyordu. 'Granny smith' diye adlandırdığımız yeşil elma tamamen ithaldi. Artık bu üreticilerimiz tarafından yetiştiriliyor. Bir çok ürün artık ülkemizde yetiştiriliyor ve pazarlamasını biz burada gönül rahatlığıyla yapıyoruz. Kivi, avokado ve bunlara benzer bir çok ürün Akdeniz bölgemizde yetiştiriliyor. Yani geçmişte yüzde 2-3 olan ithal ürünlerin payı bugün yüzde birlerin altındaö dedi.

"ANAMUR ARTIK BU İŞİN BİR NUMARASI OLDU"
Muhittin Baran, "Muz aslında kış ürünü ama 12 ay satılan bir ürün. Nüfusumuzu baz alırsak bizdeki üretim ihtiyacımızı karşılamıyor. Alanya ve Anamur'da yetiştiği için oradaki elverişli alanları tarıma katmamız gerekiyor. İleriki yıllarda ithal muz böylece azalır. Anamur artık bu işin bir numarası oldu. Orada ithal ettiğimiz muzla rekabet edebilecek, bildiğimiz markaları fersah fersah geçen üreticilerimiz var" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:
---------------------
- Halden görüntüler
- Baran ile röpotaj
- Meyve sebze görüntüleri
- Muhabir anonsu
- Detaylar ?
 
11.12.2018 - 12.53 Haber Kodu : 181211077
 

banner1374
Yorumlar (0)
banner1381
sisli
Namaz Vakti 19 Kasım 2019
İmsak 05:52
Güneş 07:21
Öğle 12:25
İkindi 14:56
Akşam 17:19
Yatsı 18:43