banner1518

banner1567

banner1334

banner1345

banner1496

banner1324

Türkiye'den peş peşe İrini Harekatı açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı İrini Harekatı'na yönelik bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Başta müttefiklerimiz olmak üzere tüm tarafların uluslararası hukuka, deniz hukukuna ve teamüllere uygun davranmasını bekliyoruz." ifadeleri kullanıldı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise konuyla ilgili, "Cevabımızı sahada da vereceğiz. İşin siyasi boyutunu takip edeceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Ne gerekiyorsa onu yapacağız. Cumhurbaşkanımızın talimatı öyle." ifadelerini kullandı

Genel 24.11.2020, 22:58
927
Türkiye'den peş peşe İrini Harekatı açıklaması

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İrini Harekatı'nda görevli bir Alman fırtakeyninin Türkiye'den Libya'ya insani malzeme taşıyan Türk bandıralı gemiyi Doğu Akdeniz'de durdurarak uluslararası hukuka aykırı bir şekilde aramasına sert tepki gösterdi. Çavuşoğlu konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatını açıklayarak, "Cevabımızı sahada da vereceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız" dedi.

Bakan Çavuşoğlu Türk gemisinde hukuk dışı yapılan aramaya ilişkin "Cevabımızı sahada da vereceğiz. İşin siyasi boyutunu takip edeceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Ne gerekiyorsa onu yapacağız. Cumhurbaşkanımızın talimatı öyle." dedi.

Öte yandan Çavuşoğlu, Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmesine ilişkin de şu açıklamada bulundu: "Bu iş doğru giderse Ermenistan işgal ettiği topraklardan çekilirse normalleşme başlarsa bu konularda Azerbaycan ile birlikte adım atacağız. Süreç normalleşirse en çok Ermenistan ve Ermenistan halkı burada kazanacak. Başkasının toprakları üzerinde saltanat kalıcı olmaz. Bu koridorun açılmasıyla Ermenistan ticaretten nasıl faydalanacak bunlara odaklanması lazım."

BAKANLIKTAN AÇIKLAMA

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliğinin (AB), İrini Operasyonu kapsamında Akdeniz'de Türk gemisinde gerçekleştirilen arama öncesinde Türkiye'nin rızasının istendiği yönündeki açıklamasına yanıt verdi.

Bakanlığın İngilizce Twitter hesabından yapılan açıklamada, "İrini Operasyonu kapsamında (Türk ticaret gemisi) Roseline-A'ya bayrak devletinin izni olmaksızın hukuka aykırı biçimde ve zorla çıkılmış, çıkış öncesinde de Türk makamları tarafından yapılan sözlü ve yazılı uyarılar görmezden gelinmiştir." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, söz konusu müdahale için bayrak devletinin izninin gerekli olmadığına dair yazılı açıklamada bulunulduğu ancak Türkiye'nin bu eylemi protesto etmesi ve tazminat hakkını saklı tutacağını bildirmesi üzerine, pozisyon değiştirilerek bayrak devletinin izni olmadan gemiye çıkılamayacağının fark edildiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına ve seyrüsefer serbestisine daima saygı gösterilmesinin gerekliliği vurgulandı.

MSB AÇIKLAMA YAPTI

Milli savunma Bakanlığı (MSB), Doğu Akdeniz'de Türk ticaret gemisinin uluslararası hukuka aykırı şekilde durdurularak aranmasına ilişkin açıklama yaptı.

MSB'DEN YAPILAN AÇIKLAMA ŞÖYLE;

1. Türk bayraklı ROSELİNE-A isimli ticari geminin 22 Kasım 2020 tarihinde açık denizde durdurularak aranması olayı ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.

2. 2292 No’lu BM Güvenlik Konseyi kararında Libya Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare ve izin zorunlu kılınmış olmasına rağmen, IRINI Harekatı; Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare edilmeden ve izinsiz olarak AB tarafından 2020 yılında Akdeniz’de başlatılmıştır.

3. Harekatın merkezi Roma/Italya’dadır. Halihazırda, harekat merkezinin Komutanı İtalyan, yardımcısı Fransız olup, denizdeki unsurların komutanı ise Yunanlıdır. Denizdeki harekat unsurları Yunan, İtalyan, Alman firkateynlerinden oluşmaktadır.

4. ROSELİNE-A isimli ticari gemimiz, 22 Kasım 2020 tarihinde, açık denizde saat 1230’da telsizden IRINI Harekatı unsurlarından olan Alman HAMBURG Fırkateyni tarafından sorgulanmıştır.









5. Bilahare, IRINI Harekat Merkezi tarafından gemide arama yapmak için izin istenmiştir.

6. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından gemide arama izni verilmediği saat 17:44’de IRINI Harekat Merkezine bildirilmiştir.

7. Bayrak devleti ve gemi kaptanının rızası olmamasına rağmen, Alman fırkateyninin silahlı ve teçhizatlı arama timi, helikopter ile saat 1800’de cebren gemiye çıkmıştır.

8. Arama timi tarafından gemide detaylı arama gerçekleştirilmiş, 23 Kasım sabahı saat 0930’da arama timi helikopter ile gemiden ayrılmıştır.

9. Yaklaşık 16 saat süren arama faaliyeti esnasında, ROSELİNE-A gemisinin mürettebatı bir yere toplanmış, personele suçlu muamelesi yapılmıştır.

10. Arama, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin izin vermediğini ısrarla ileterek durumu protesto etmesi ve yapılan aramalarda herhangi bir şüpheli duruma rastlanmaması (geminin yükü un, yağ, bisküvi, et, kozmetik, sağlık v.b. tüketim malzemeleri ve inşaat malzemeleridir) nedeniyle sonlandırılmıştır.

İlaveten , bu tarz gayri hukuki bir uygulamanın müttefik bir donanma tarafından yapılması ise ayrıca düşündürücüdür.

Yapılan bu yanlış uygulamada denizdeki gemilere komuta eden operasyon komutanının, yanlı ve duygusal davrandığı açıktır.

11. Bu konudaki her türlü hakkımız mahfuzdur

12. Bu tür kabadayılıkların, başka uygulamalara örnek olacağı unutulmamalıdır.

13. Geçtiğimiz Haziran ayındaki Courbet hadisesinde olduğu gibi, bu olayı müteakip yapılan açıklamalar da tam gerçeği yansıtmamaktadır. Açıklamalarda yine gerçekler örtbas edilmeye ve çarpıtılmaya çalışılmaktadır.

14. IRINI Harekâtı bugüne kadarki sonuçları itibariyle açık denizlerin serbestisi ilkesini ihlal eden ve Hafter Güçlerine verilmekte olan desteği görmezden gelen, meşruiyeti tartışmalı bir faaliyettir.

15. Türkiye, Libya’daki krizin askeri yöntemlerle değil, siyasi diyalog yoluyla çözülebileceğini başından beri savunmaktadır.

16. Türkiye, BM tarafından tanınan meşru Milli Mutabakat Hükümetinin daveti üzerine sağladığı eğitim, yardım ve danışmanlık desteği ile ülkenin daha fazla çatışmaya sürüklenmesini engelleyerek, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki siyasi sürecin önünü açmıştır.

17. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Libyalı kardeşlerinin yanında olmaya devam edecektir.

18. Sonuç olarak; bölgedeki huzur ve istikrarın muhafazası ve bu tarz olayların bir daha yaşanmaması ile gerekli işbirliği ve koordinasyonun arttırılması için çalışmaya hazır olduğumuzu hatırlatırız. Başta müttefiklerimiz olmak üzere tüm tarafların uluslararası hukuka, deniz hukukuna ve teamüllere uygun davranmasını bekliyoruz.

Yorumlar (0)