banner1365

banner1497

banner1499

banner1334

Şok ifade!

banner1357

Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan tutuksuz sanık Ayça Pars, Adnan Oktar davasında örgütün iç yüzünü anlattı.

Genel 26.02.2020, 18:54
Şok ifade!
banner1353
banner1375

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, dün verilen ara karar gereği aralarında örgüt elebaşı Adnan Oktar'ın da bulunduğu tutuklu sanıklar ile haklarında adli kontrol tedbiri bulunan tutuksuz sanıklar alınmadı. Salonda 9 tutuksuz sanık ile bazı müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık Ayça Pars'ın savunması alındı.

Pars, daha önceki ifadelerini hür iradesiyle verdiğini belirterek, 1989 yılında 17 yaşında lise öğrencisiyken o zaman "cemaat" olarak bildiği birtakım insanlarla tanıştığını, bu kişilerle dini konularda konuştuğunu söyledi.

"AYRILAN HERKESE MÜNAFIK DAMGASI VURDU"

Bir süre sonra örgütleşmenin başladığını anlatan Pars, şöyle devam etti: "Bu arkadaş topluluğu içerisinden bir grup insan ayrılmak istedi. Adnan Oktar'ın söylediklerine karşı geldiler, ikilik oluştu. Bunlar ayrılınca Adnan Oktar, bu örgütün dağılma ihtimaline karşı, Kuran'dan iki kavram ortaya attı. Biri imam kavramı. 'Biz Kuran'daki hak cemaatiyiz, ben de bu cemaatin imamıyım.' dedi. Kendisine karşı gelen kişilerin Allah'a karşı geldiğini söyledi. Her gün yaptığı telkinlerle bunu yerleşik kıldı. Biz de o zamanlar dini anlatımlarını dinlediğimiz için inanmaya başladık. İkinci kavramı ise münafıklıktı. 'Örgütten ayrılan kişiler İslam'ı bıraktıkları için münafık olurlar, ikiyüzlü olurlar.' dedi. Ayrılan herkese, münafık damgası vurdu. Örgütün hala bu şekilde devam etmesini sağlayan en önemli kavram budur. Münafıklığın cezası; öldürme, el ve ayakları çaprazlama kesme ve sürmedir. Türkiye Cumhuriyeti'nde diğer ikisi yapılmadığı için sürme kullanılır. Bu kapsamda örgütten ayrılanlara iftira kampanyası yapılır, insan içine çıkamaz hale getirilirdi. Bunu ibadet olarak yapıyorlar, yapınca kendilerini iyi hissediyorlar."

"BACILAR ÇALIŞMAZLAR"

Pars, örgütte "bacılar", "kız kardeşler", "erkek kardeşler" gibi sınıflandırmaların olduğunu aktararak, "Cemaatin bir fonu var. Bunun imamı Alev Babuna'dır. Büyük alımlarda, Adnan Oktar’dan teyit alınır. Evlerin masrafları fondan karşılanır. Bacılar çalışmazlar. Masraflar, erkek grubundan gelen paralarla karşılanır. Çalışan bacılar grubu vardır. Hatta içi çalışır, hafta sonu gelir, nöbet tutar giderler. Bacılar grubunun evlerden tek çıkma durumu yoktur. Birkaç kişi haricinde yanında şahit olmadan dışarı çıkamaz. Herkes herkesin şahidi olmaz. Onun bile sınıflandırılması vardır. Örgüt içinde gezmeye çıkma diye bir şey yok. Sadece zaruri ihtiyaçlar için çıkılır. Ailenize gitmek için izin aldığınızda, 2 saati geçti mesela 3 saat kaldınız, hemen Adnan Oktar'a söylerler. Çok sıkı örgülü bir mekanizma burası." diye konuştu.

Ayça Pars, Adnan Oktar’dan habersiz kafasına toka bile alamadığını, örgüttekilerin kendi isteğiyle gayrimenkul almasının mümkün olmadığını, alınan evlerin tedbir amaçlı birkaç kişinin üzerine hisseli olarak yapıldığını belirtti.

Yorumlar (0)