Sıla-i Rahim ve önemi...

Bafra İlçe Müftüsü Necmettin Kayar, bugünkü köşe yazısında Sıla-i rahim ve önemini anlattı.

Sıla-i Rahim ve önemi...
banner1314

Sıla-i rahim, “kan bağı ve evlenme yoluyla oluşan akrabalık bağlarını yaşatma, akrabalarla ilişkiyi sürdürme, haklarını gözetme, onlara ilgi gösterme, iyilik ve yardımda bulunma, ziyaret etme” şeklinde açıklanmaktadır. 

Tanımdan, akrabalar ile sevgiye dayalı ve hiçbir menfaat içermeyen manevi bağı devam ettirmek; gerektiğinde de maddi destekte bulunmak gerektiği anlaşılmaktadır.

Selam vermek, hal hatır sormak, tatlı söz söylemek, güler yüzle karşılamak, düğün sevincine ortak olmak, cenaze hüznüne iştirak etmek sıla-i rahim olduğu gibi ziyaret edip gönül almak da sıla-i rahimdir. 

Akrabalar arası ilişki islamın en temel esaslarından olup bu bağın korunması istenilmektedir.  Güzel muamelede bulunmaya da başta anne-baba olmak üzere kardeşler, amcalar, halalar, dayılar, teyzeler ve bunların çocukları gelmektedir. 
Allah Rasulü iman ile ilişkilendirerek: “…Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin…”  buyurmuş ve akrabalık bağı neyi gerektiriyorsa yapmak gerektiğini ifade etmiştir. 

Rasulüllah, Hz. Hatice ile evlenip Hz. Hatice’nin evine taşınınca, gençliğini yanında geçirdiği amcası Ebu Talib’in yükünü hafifletmek amacıyla henüz beş yaşında olan Hz. Ali’yi yanına alıp bakımını üstlenmişti.  İlk vahiy geldiğinde sevgili eşi Hz. Hatice O’nu teselli ederken: “Korkma, Allah’a yemin ederim ki, O hiç bir zaman seni utandırmaz. Çünkü sen akraba haklarına riayet edersin…”  sözleriyle akraba haklarına riayet edip sıla-i rahmi gerçekleştirenleri Allah’ın yalnız bırakmayacağını ifade etmişti.

Rasulüllah’ın: “Yoksula verilen sadaka bir sadaka, akrabaya verilen sadaka ise iki sadaka yerine geçer: Biri sadaka sevabı, öteki de akrabayı koruyup gözetme sevabıdır.”   sözünü ilke edinen ashab-ı kiram, “Ey kadınlar! Zinet eşyanızdan bile olsa sadaka veriniz” sözlerini işitince Abdullah b. Mesud’un hanımı Zeynep ve diğer hanım sahabiler, hemen Allah Rasülüne giderek kocalarına sadaka verip veremeyeceklerini sorduklarında aldıkları cevap: “Onlar -böyle yapmakla- iki sevap birden kazanırlar. Biri yakınlarını himâye sevabı, diğeri de sadaka sevabı.”  olmuştur. 
Günümüzde hangi anne babayı dinlesen oğlundan, kızından, gelininden veya akrabalarından dert yanmakta, kendileriyle ilgilenilmediğinden bahsetmekte. Kısaca yalnızlaşan bir yaşam tarzına doğru gidiyoruz. Oysa, “Gönül ne kahve ister, ne kahvehane; gönül sohbet ister, kahve bahane” atasözünde zikredildiği gibi sebepleri kollayarak ziyaretleşmenin yollarını aramalıyız. Özellikle bizleri bin bir zahmetle bakıp büyüten anne ve babalarımızı başkalarının bakımına bırakmamalıyız. Unutmayalım ki, onlar bizleri her zaman beklemekteler. Mahir ODABAŞI ne güzel ifade etmiş:

Analarda ciğer, evlatlarda merhamet olur.
Gezen görür, yaşayan ölür, eden elbet bulur.
Hayır duamızı alın biz ölmeden ne olur.
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Sizin huzurunuzu kaçırmak istemem.
Gelinlerimi severim asla kin beslemem.
Şimdi gelmezseniz cenazeme de istemem.
Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

Necmettin KAYAR
Bafra İlçe Müftüsü

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2019, 09:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1313

banner1312