Kar Film Festivalinin 3. gününde iletişim fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileriyle buluşan Coşkun Aral, “Bu sektörde Ata iyi binen insanlara yer var. Her şeyi bilin ama bir şeyi çok iyi bilin.” dedi.
Fotoğraf Sanatçısı Coşkun Aral, 11. Uluslararası Kar Film Festivali kapsamında Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezinde İletişim Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileriyle bir araya geldi. Haber, Fotoğraf ve Belgesel üzerine öğrencilerle söyleşi gerçekleştiren Aral, savaş haberciliği üzerinde durdu. Aral, “Geçmişine sahip olamayan toplum hep başkalarının çizdiği haritalarda yaşamak zorunda kalır. Belgesel sinema çok geniş bir alandır. Üniversitelerde öğrendiklerinize değer verin. İletişim sektörü çok geniş bir yelpaze. Ekip ekipmana sahip olma imkanımız var. Alanınız geniş tutun. Bu sektörde Ata iyi binen insanlara yer var. Her şeyi bilin ama bir şeyi çok iyi bilin. Allah’ıma diyorum. Sağ olduğum müddetçe bu mesleği yapayım. Öğretmenlerinizin değerini bilin. Hepiniz buradan çıktıktan sonra sevdiği iş ve kişilerle buluşursunuz. Mesleği iyi yapan işinden zevk alan kişiler önemli.” diye konuştu.
‘TÜRKLERİN EN BÜYÜK KÜRDÜ KÜRTLERİN EN BÜYÜK TÜRKÜYDÜ’
‘Hakkaniyetin olmadığı yerlerde demokrasi olmaz.’ diyen Coşkun Aral toplum olarak cehalete yer verilmemesi gerektiğini söyledi. Aral şunları kaydetti: “Dünyanın kaderini belirleyen Yaser Arafat gibi insanlarla dostluklarım oldu. Foto muhabiri olarak fotoğraflarını çektim. Yaşar Kemalle ilgili son bir röportaj yaptık. Bir süre sonra onu yayınlayacağız. Kürtlerin en büyük Türk’ü, Türklerin en büyük Kürt’üydü. Ruhu şad olsun. Hayatımda girmediğim savaş bölgesi tek Çeçenistan’dı. Afganistan savaşında 4 gün komada kaldım. Son olarak Suriye ye de zaman zaman girip çıkıyoruz. Tarihte önemli olan savaşların tekrarlanmaması için barış için çaba göstermek lazım. Barışı korumak kolay değil. İnşallah bu süreç iyi olur. Anneler ağlamaz. İnsanoğlu korkuyu üzerinden atmak için yeni savaşlara ihtiyaç duyuyor. En korkunç savaş Liberya’ydı. Kafa kesme sahneleri o zaman gözümüzün önünde oluyordu. Savaşın kaynağı cehalettir. Cehalete izin vermeyelim. Barış için gerekli olanları yapalım. Çöpten yemek toplayan insanları haber yaptık. Savaşlardan çıkar sağlayanlar var. Cebe haram girdiği anda haramın kanla kalıcılaşması söz konusu. Bölgemizde doğru düzgün yönetilen ülke yok. Kan üzerinden siyasete göz yummayalım.”
Öğrenciler çok sayıda soru sorarak Coşkun Aral’ın tecrübelerinden faydalandı. Program gün boyu çeşitli söyleşilerle devam edecek.
COŞKUN ARAL KİMDİR?
1 Mayıs 1956’da Siirt’te doğdu. Sırasıyla 14 Eylül İlkokulu, Oruç Gazi Ortaokulu ve Mecidiyeköy Lisesi’nde eğitimini tamamladı. Basın fotoğrafçılığı mesleğine 1974 yılında Günaydın ve Gün gazetelerinde başladı. 1976 yılında Ekonomi ve Politika gazetesinde devam etti.
1977 yılı, kanlı 1 Mayıs olaylarında çektiği fotoğraflarla ilk kez Sipa Press Ajansı yoluyla adını dünya basınında duyurdu. Bu olaya ilişkin fotoğraflarıyla Time, Newsweek dergilerinde yer aldı. Bunu izleyen yıllarda Sipa Ajansı’nın Türkiye muhabirliğini üstlendi. Bu arada Türk basınında da Türk Haberler Ajansı, Milliyet, Hürriyet gazeteleriyle serbest olarak çalıştı.
1980 yılında ilk defa Sipa Press Ajansı adına Türkiye dışında görev aldı. Polonya’da ünlü Gdansk Grevi, İran, Irak olaylarına ilişkin çalışmalarıyla uluslararası platformda adını duyurmaya başladı. 1980, 12 Eylül darbesini daha önce yaptığı arşiv çalışmalarıyla ünlü Newsweek, L’Express dergilerinin kapaklarında ve yüzlerce uluslararası dergi sayfalarında yansıttı.
14 Ekim 1980 günü kaçırılan bir uçaktan dünyada ilk kez hava korsanlarıyla bir röportaj gerçekleştirerek, Türk ve dünya basınında adından söz ettirdi. Aynı olayla Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinde ödüller aldı. 1980 yılından itibaren sürekli olarak Lübnan, İran, Irak, Afganistan, Kuzey İrlanda, Çad ve Uzakdoğu’da meydana gelen savaşları görüntüledi. Time, Newsweek, Paris-Match, Stern, Epoca gibi dergiler adına fotoğrafçı olarak mesleğine devam ediyor.
1986 yılında fotoğrafa ilaveten Türkiye’de 32. Gün adına başlattığı savaş TV muhabirliğini asıl mesleği ile birlikte sürdürmektedir. Yapım ve yönetimini üstlendiği Haberci programı Türkiye’nin yanı sıra uluslararası TV kanallarında da yayınlanmaktadır. Coşkun Aral, Türkiye’nin ilk bilgi ve belge kanalı İZ TV’nin genel yayın yönetmenliğini yapıyor. 2006 yılında Avrupa’da verilen Hot Bird TV Ödülleri’nden bir mansiyonla dönen İZ TV, 2007’de belgesel dalında Hot Bird TV Ödülüne layık görüldü. İZ, 2009 yılında da Hotbird TV Ödülleri’nden mansiyon aldı. Coşkun Aral dünyanın değişik bölgelerinde bağımsız belgeseller çekmeye devam ediyor.