banner1365

banner1496

banner1345

banner1334

01.06.2020, 08:27 29

Gemilerimizi verin…

Vİrüs tehlikesi tamamen atlatılmasa da ekonominin can damarı

olan turizm sektöründe faaliyetler kontrollü olarak başlıyor.

Koronalı günlerde iki ayı aşkın süre evlere hapsolan halk,  önlemler doğrultusunda tatil yerlerine, memleketlerine gitmeye başladı bile.

Doğduğu, büyüdüğü kente, köye, aile ocağına en çok koşan Karadenizliler.

Özel araçların yanı sıra  otobüs ve uçaklarla yolculuk yapıyor bölge insanı. Önceki yıllarda Karadeniz’e haftada bir veya iki kez vapur seferleri düzenleniyordu. Çok da tercih ediliyordu.

Özelleştirme uygulamalarından ötürü Karadeniz’e vapur seferleri uzun süredir yapılmıyor. Oysa, denizyolu taşımacılığı son derece ekonomik. Denizlerde seyretmek, kara ve hava yolculuğundan oldukça farklı ve zevklidir. Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına karşın, deniz taşımacılığının ekonomik yönünü yeterince değerlendiremiyor Türkiye.

Yolcu gemileri artık Karadeniz’e gelmiyor, limanlara uğramıyor.

Kıyıdan izlediğimiz bacasından tüten dumanları, zorlukla seçebildiğimiz filikaları ile o beyaz yolcu vapurları, Karadeniz’i terk etti, uzun süredir gelmez oldu.

İstanbul’dan hareket ederek, Zonguldak, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon limanlarına uğrayan, seferini Hopa’da sonlandıran Denizcilik İşletmeleri’nin o güzelim vapurları yıllardır Karadeniz’den elini ayağını çekti.

Karadenizliler İstanbul-Hopa arasında ring seferleri yapan vapurlardan yoksun kaldı. Sadece Karadeniz değil, İstanbul-İzmir ve denize kıyısı bulunan illerle de deniz yolculuğu yapılmıyor.

Aslında denizyolu taşımacılığı, en ekonomik taşıma şeklidir. Dünya ticaretinin çok büyük bölümü, deniz ve iç sular taşımacılığı ile gerçekleştiriliyor. Dünya ülkeleri denizyolu taşımacılığına çok büyük önem verirken, yatırımlarını bu yönde hızlandırırken, Türkiye üç yanı denizlerle çevrili olmasının avantajını yeterince kullanamıyor.

Ülke olarak denizlerden yararlanamazken, diğer ülkeler denizlerin yanı sıra, nehirlerin avantajını taşımacılık ve turizm alanında sonuna dek kullanıyor.

Sadece denizyolu taşımacılığı değil, denizlerimizden, gemi inşa sanayi, turizm ve balıkçılık alanında da yeterince yararlanamıyor, ekonomik değer kazanamıyoruz. Denizlerimizi uzaktan tablo gibi izleyip, duruyoruz.

Türk vatandaşlarına ülkenin kendi limanları arasında ticari denizcilik ve deniz taşımacılığının yapılmasına olanak sağlayan kabotaj hakkı 1926 yılında çıkarılan bir yasa ile tanındı. (Bu yasa ile ülkemiz kıyılarının bir yerinden diğer yerine mal ve yolcu taşıma hakkı Türkiye bandıralı gemilere aittir.)

94 yıldan bu yana 1 Temmuz’da kutlanan ‘’Kabotaj Bayramı’’ da yıllar geçtikçe o coşkusunu yitirdi. Kutlamalar eski bayram havasında değil, sönük gerçekleştiriliyor.

Denizcilerimize son derece önemli haklar getiren, karasularımızda egemenliğimizi sağlayan Kabotaj Bayramı’na da ilgisiziz. Son derece ekonomik olan deniz taşımacılığı, Karadeniz ve bölge turizminin gelişimine büyük katkı sağlayabilir, daha fazla turistin ilgisini çekebilir.

Yeter ki mevcut potansiyeli gereği gibi kullanalım.

İstanbul’dan hareket edip, Karadeniz’de bir martı gibi süzülerek Hopa’ya giden, uzaktan bacasının çıkardığı dumanları izlemekten keyif aldığımız yolcu vapurlarını çok özledik. Karadenizli gemisini istiyor, yolunu gözlüyor.

Yorumlar (0)
banner1474
24°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 10 Temmuz 2020
İmsak 03:07
Güneş 05:04
Öğle 12:45
İkindi 16:44
Akşam 20:16
Yatsı 22:05