Geçmişe selam

O zamanlar güzeldi...

Akıllı telefonlar yoktu, internet oldukça kısıtlı ve ulaşımı çok zordu, cep telefonları ise yeni çıkmaya başlamıştı ki öyle herkeste de yoktu.

Tüm bunlara rağmen ulaşmak istediğimiz kişi ve bilgilere daha kolay ulaşırdık. Dünya bu kadar büyük değildi.

Bu kadar çok insan, bu kadar kötülük yoktu.

Kütüphaneler vardı...

Bir konu hakkında araştırma yapabilmek adına saatlerimizi harcadığımız kütüphaneler... Bilgi kirliliği ve kafamızda bu kadar soru işareti yoktu.

Belki şartlar şimdiki kadar iyi değildi fakat daha mutluyduk.

Daha çok düşünür, daha çok konuşur, daha çok okur, çok daha fazla yazardık.

Şiir okurduk... Hatırlıyorum...

Arkadaşlarımızla bir araya gelip, elimize kalın bir şiir kitabı alıp, rastgele açtığımız sayfalardaki şiirleri okurduk birbirimize...

Doğruya ulaşma çabası vardı...

16'lı yaşlarımızda siyasi partilerin kapısını az çalmadık.

Sağ-sol fark etmezdi... Sadece öğrenebilmek için...

Kapıdan içeriye girer "Amacınızı öğrenmek istiyoruz. İdeolojiniz nedir, anlatır mısınız diye sorular sorardık."

Memnuniyetleriyle birlikte bizi o kapıdan uğurlarlardı.

Şimdiki kadar çok seçenek yoktu. Kıymet bilinirdi.

Şimdi ise kullan-at yaşıyoruz...

Hem de her anlamda...

Yazık!

Doğumgünleri geldiğinde, hediye olarak kitap alırdık arkadaşlarımıza.

Şimdi ise pahalı parfümler, marka saatler... Bir marka sevdasıdır tutturmuş gidiyoruz.

Sevdiklerimize parayla değer biçiyoruz...

Ne acı!

Yollar kötüydü, hastaneler yetersiz, şehir bu kadar canlı değildi belki ama yine de herşey daha samimiydi...

İnsanlar güzeldi...

İletişim güzeldi...

Yediklerimiz, içtiklerimiz güzeldi...

Sobanın üzerinde pişirilen kestaneler güzeldi...

Seçenek azdı belki ama misafirlere bereketli sofralar kurulurdu...

İnsanların yüzündeki gülümseme bir başka dururdu o zamanlar.

Samimiydi...

Nüfus şimdiye nazaran azdı, çevremiz kalabalıktı...

Şimdi konuşacak bir kişi bulabilmek lüks haline dönüşmedi mi?

Yıllar geçti, bu şehir güzelleşti, seçeneklerimiz çoğaldı, daha çok insan tanıdık, daha az sevmeye başladık...

Seneler geçtikçe biz biz olmaktan çıkıp, daha az düşünmenin, daha boş konuşmanın, sahtekar ilişkilerin, samimiyetsiz gülüşlerin akışına bıraktık kendimizi.

Ne kadar şikayetçi olsak da, hepimiz bu düzenin bir parçası olduk...

Artık çok geç...

Başka bir dünya mümkün olmalıydı...

Biz, biz gibi kalmalıydık...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Derya
Derya - 12 ay Önce

Gozlerim doldu harika olmuş,
Ah ne kahraman ne cesur ne güzel çocuklardık...

banner650

banner826