Ramazan insanlar için manevi bir arınma fırsatı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Demirci, Ramazan ayının insanlar için manevi bir arınma fırsatı olduğunu vurgulayarak, “Ramazan, bizden hayatımızı gözden geçirmemizi istiyor”...

Ramazan insanlar için manevi bir arınma fırsatı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Demirci, Ramazan ayının insanlar için manevi bir arınma fırsatı olduğunu vurgulayarak, “Ramazan, bizden hayatımızı gözden geçirmemizi istiyor” ifadelerini kullandı.

İslam alemi için mübarek ayların başında gelen Ramazan ayı, insanların manevi arınmalarına da vesile olan bir dönem olarak ön plana çıkıyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Demirci, Ramazan ayına insanların nasıl bakması gerektiği ve bu mübarek ayda karşılıklı olarak gösterilmesi gereken saygı hususları üzerine bir açıklama yaptı.

“Ramazan, bizden hayatımızı gözden geçirmemizi istiyor”

Kur’an-ı Kerim’de, Ramazan ayının önemini Bakara Suresi’nde gördüklerini belirten Demirci, “Bakara Suresi 183’üncü ve 187’inci ayet-i kelimelere baktığımızda, Ramazan denilince aklıma gelmesi gereken ilk şeyin ne olduğunu, Allah katında Ramazan’ın kıymetini ve değerini gösteren ifadeleri görüyoruz. Allah’ımız, Ramazan Ayını ‘Kuran-ı Kerim’in indirildiği ay’ olarak tanımlıyor. Dolayısıyla ‘Kur’an Ayı’ diye ifade edilir. Kur’an’ın indirilmeye başladığı aydır. Öyleyse bizim Kur’an’ı gündemimize almamız gerekir. Bunun sünnetteki yansımasına da baktığımızda aynı şeyi görüyoruz. Peygamber efendimizin (S.A.V.) Ramazan ayına baktığımızda da, Kur’an’a odaklandığını, Kur’an’la ilişkisini yoğunlaştırdığını görüyoruz. Ramazan, insanlardan uyanmalarını, dirilmelerini, kendilerine gelmelerini ister. Ramazan; insandan, insanı insan yapan değerleri ortaya çıkarmasını talep eder. Bu nasıl olur? Kur’an, bizim insani değerlerimizi öne çıkarmamızı engelleyen şeylere karşı yardımcı oluyor bize oruçla. Yemeyi, içmeyi bırakıyoruz. İnsanın, ruhi, zihni, meleki duygularının en güçlü olduğu dönem, bu yeme ve içmeden arındığı durumdur. Yeme ve içmeden arındırarak, ‘İç alemine yönel’ diyor. ‘Kendinle bir hesaplaş, kendi hayatını gözden geçir’ diyor. Büyüklerin bir sözü var; ‘Gözden geçirilmemiş bir hayat, yaşanmaya değer bir hayat değildir’ diyor. Ramazan, bizden hayatımızı gözden geçirmemizi istiyor” şeklinde konuştu.

“Toplumda bir arada yaşamanın gayreti ve çabası olması gerekir”

Ramazan ayında, toplum içindeki tüm kesimlerin karşılıklı olarak saygı unsuruna dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Demirci, şunları kaydetti:

“Geçmişteki o bir arada yaşama kültürünü hayata geçiremiyoruz. Mesela eskiden farklı inanç grupları, Ramazan ayında oruç tutan Müslümanlara hürmet ve saygı göstermek için yeme ve içmelerine dikkat etmişler. Açıktan, aleni bir şekilde bir şeyler içmemeye hassasiyet göstermişler. İşte bu saygı. Ramazan da, bu insani değerlerimizi tekrar kazanma ve geliştirme yolunda adımlar atmamız için bize verilen bir fırsat. Elbette oruç tutan insanlara saygı göstermemiz gerekir. Toplumda bir arada yaşamanın gayreti ve çabası olması gerekir. Sadaka konusunda ise öncelik, ihtiyaç sahipleridir. İnsanlarda olan kulluk ve sorumluluk bilinci en yakından başlamak suretiyle gerçekleşiyor. Sadaka, bu ihsanın bir yansımasıdır. Sadece sadaka değildir tabii ki ihsan. Çok geniş bir kavramdır. Burada temel nokta şu; en yakınlarımızı düşüneceğiz. Yakınlarımızın, akrabalarımızın, komşularımızın bir öncelik hakkı var elbette.”
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner650

banner826