Feyzullah Çıkış kimdir?
1984 yılında belediye başkanlığına aday oldum. O dönem, Türkiye’nin en genç belediye başkan adaylarından biri olduğumu söyleyebilirim. Kazandığım seçim ise, yaptığımız tüm itirazlara rağmen dönemin seçim kurulu tarafından geçerli sayılmadı; yüzlerce oy yok sayıldı. 1989 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapalı olması nedeniyle Halkçı Parti’den aday oldum ve belediye başkanı seçildim. 1994 yılında ikinci dönemimi yaşadım ve 1999 yılına kadar görevime devam ettim. 1999’da yeniden aday oldum ancak bu kez seçimi kaybettim. İki dönem boyunca, siyasi partimizin iktidarda olmamasına rağmen önemli hizmetler gerçekleştirdik. Karadeniz sahilindeki illerin toplamına yakın sayıda işçi istihdam eden bir belediyeyi yönettim. Türkiye'de en fazla yatay geçişe sahip bir belediye başkanıyım. Belki de Türkiye'de benim kadar yatay geçişle Samsun'da bu başarıyı elde eden bir tane il yoktur.
Feyzullah Çıkış şu anda neler yapıyor?
Şu anda iki dönemdir ilçe başkanlığı görevimi sürdürüyorum. Daha önce kendi emeklerimle başkanlık görevine gelen bazı arkadaşlarımda eksiklikler gördüm. Bu nedenle, arkadaşlarımın da talebiyle yeniden ilçe başkanı oldum ve görevime devam ediyorum.Kadromuz oldukça güçlü. Kadın kollarımız ve gençlik kollarımızla birlikte çok güzel çalışmalar yürütüyoruz. Seçimlere hazırız; sandık görevlilerimiz dahil tüm hazırlıklarımızı tamamladık. İlçedeki tüm mahallelerde birinci parti olmaya adayız. Bunun dışında şahsi olarak farklı bir işle meşgul değilim, emekliyim. Kalabalık bir aileye mensubum, 16 kardeşiz. Kızım mimar, bir oğlum Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı, diğer oğlum ise gayrimenkul işiyle uğraşıyor. Şu anda en büyük önceliğim partimdir. İlçe başkanları ve il başkanımızla sürekli iletişim halindeyiz. Güçlü bir dayanışma içerisindeyiz ve partimizi ilçede birinci parti yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz.
Belediye başkanlığı yaptığınız dönemde şartlar nasıldı? Sizin döneminizle şimdiki dönemi kıyaslar mısınız? Başkanlık yaptığınız dönemde hangi projeleri hayata geçirdiniz?
1984 yılında seçimi kaybettikten sonra, 1989 yılında belediye başkanı olduğumda ilçe merkezinde insanlar arasında çok sıcak bir ilişki vardı. O dönemde ilçeye adeta barışı getirdim. Herkesle görüştüm, bana oy veren ya da vermeyen hiçbir vatandaş arasında ayrım yapmadım. Partimin ilçede çok yüksek oyu olmamasına rağmen belediye başkanı seçildim ve ikinci dönemde de güçlü bir şekilde yeniden kazandım. Benim belediye başkanlığım dönemimde bu ilçenin içerisinde bir kişi, esnaf, bir aile, bir vatandaş çıkıp da ben Feyzullah Çıkış'a telefon açtım, benim telefonuma bakmadı diyemez. Herkesin telefonuna cevap verdim, herkesle özel olarak ilgilendim. En fazla işçi çalıştıran belediye, Tekkeköy Belediyesi'ydi. Büyükşehir Belediye Başkanı Muzaffer Önder bile işçinin işe başlaması için orada başlasın bana getirin diyordu. Biz korku bilmezdik, ürkmezdik. Çünkü yapmış olduğumuz her şeyin doğru olduğuna inanan insanlardık. Ama şimdi bizim dönemimizde para olmamasına rağmen bir yerlerden emanet para bulup Ankara'ya giderdik toplantılara. Şimdi böyle değil. Belediyelere çuvallarla para giriyor. Gelir kaynakları çok yüksek. Emlak vergileri ilçelere bırakıldı. Bölge havaalanından başlıyor, Samsun petrol ofisine kadar olduğu gibi sanayi bölgesi. Samsun'un en zengin içerisinde bir tanesi Tekkeköy. Devlet Demir Yollarımız, limanlarımız, Karadeniz Bakır, Toros Gübre ve bunun yanında Yeşilyurt, Sampa gibi büyük büyük kuruluşlar içerisinde yaklaşık 5-6 bin işçi çalışıyor. Biz belediye başkanıyken kendi işçilerimizin temcilciliğini yapıyorduk. Şimdi belediye başkanları sendikalara sahip çıkmıyor, işçiye sahip çıkmıyor, maaşlar verilmiyor. Telefona bakmıyor belediye başkanları. Ben bu ilçede 10 yıl belediye başkanlığı yapmış, 5 dönem aday olmuş bir insanım. Benim telefonuma bakmayan bir belediye başkanı, demek ki hiçbir telefona bakmıyor. Ben göreve gelen bütün belediye başkanlarını gidip tebrik ettim. Kendilerine elimden geldiği kadar desteği sağlayacağımı da söyledim. Meydanda bayramlaşma yapıyorlar. Gittik ziyaret ettik, bayramlaştık. Onlar da sağ olsun zaman zaman bize geldiler. Ama bu yetmiyor. Daha önceki aradığım belediye başkanlarımızın bazıları da ben sizi arayacağım diyip aramadılar. İletişim artık çok kolay. Bu ilçeye mal olmuş bir insanım. Bu ilçenin önemli hizmetlerin biri sudur. Suyu biz bu ilçeye alırken çok büyük sıkıntı çektik. Kerimbey'in orada taşeron firma İller Bankası'nın kazımını yapmaya başladığında biz kepçeyi çalıştırmadık. Önlerini kesemessin dediler ama dinlemedim. Benim suyumu verin çalışsınlar dedim. Ben vatandaşın hakkını istiyorum dedim. Zamanın genel başkanı aradı aradı. Sorunun ne olduğunu sordu, anlattım. Kutlukent'ten Büyükşehir'e su gidiyor param yok diye beni projeye ortak etmiyorlar dedim. İller Bankası kefil olsun ben de projeye ortak olurum dedim. Genel başkanım 'sen haklısın' dedi. Sonrasında DSİ Bölge Müdürü geldi, yolu açtık çalışmaya devam ettiler. Suyumu zorla aldım. Bu ilçedeki insanlar bu suyu içiyorsa bedava içiyor. İlçenin bütçesinden bir kuruş harcamadan o suyu aldırdım. Bu ilçedeki çift yolun girişi de benim eserimdir. Tüm zorluklara rağmen ilçenin girişini dört dörtlük biçimde Ankara'nın Kızılay'ı gibi yaptık.
Şu anda görev yapan belediye başkanlarına tavsiyeleriniz, önerileriniz, eleştirileriniz ne olurdu?
Belediye başkanlarımızı eleştirmek benim hakkımdır. Ben onların ağabeyleriyim. Eleştiren bir insandan zarar gelmez. Eleştiri biçimi de önemlidir. Biz onları eleştirdiğimiz zaman bize kızıyorlar. Konuşalım istiyorum. Eski belediye başkanlarının da olduğu bir program yapın hep birlikte oturup konuşalım. Belediyelerimizde daire müdürleri var. Çok iyileri de var ama hiç işe yaramayanlar da var içlerinde. Belediyede siyasi kadro olmaz. Ben önceki belediye başkanının memurlarıyla çalıştım. Hepsi bana karşıydı seçimden önce. Ben onlarla çalışmaya başladıktan sonra yanımda oldular. Onlarla başarılı oldum, işler çok iyi gitti. Bir gün devlet memurluğu yapmamış kişileri getirdiler müdür yaptılar. Bu durum ilçede rahatsızlığa neden oldu. Başkan olduğumda kapıyı kaldırdım. İsteyen içeri giriyor derdini anlatıyordu. Eski bir belediye başkanı olarak sabahtan ilçenin girişinden başlarım bütün esnafı selamlarım. Bir esnaf beni görünce içeri kaçmaz, beni kucaklarlar. İlçenin kaç tane mahallesi varsa hepsiyle temasım var. Asla ayrımcılık yapmam. Eğer bize oy vermemişlerse de o bizim hatamızdır. Sayın genel başkanımız da aynı şeyi söylüyor. Hatamızı düzelteceğiz. Bir çaresini bulacağız. Adalet ömür boyu insanlara lazım bir ilaçtır. Adalet herkese eşit olmalıdır. Şimdi televizyonları açıyoruz haber dinliyoruz. Sinirleri bozuluyor insanın. Bunlar çok yanlış şeyler. Türkiye'de ilk defa böyle şeyler oluyor. Bunlar bizi kamçılıyor. Ben Tekkeköy'de üçüncü parti olmuş partimi birinci parti yapmaya adayım.
Belediye başkanlığınız döneminde yapmayı çok isteyip de yapamadığınız bir hizmetiniz, projeniz var mı?
Benim dönemimde şu çarşının içerisinde yıkım yapmayı planlıyordum. İlçenin en güzel yeri merkezidir ama tek yön trafik olması sıkıntı. Bu ilçeye yazık. Buna hiç gerek yok. Hedefim merkezdi. Türkiye'de rekor kırmış bir belediye başkanı olarak söylüyorum. Arkadaşlarımla da gurur duyuyorum. 700 işçi çalıştırdım. Hepsinin ücretini de aksatmadım. Gidin kahvelere, gidin toplumun oturduğu yerlere, orta yaş grubunun üstündeki insanların yüzde 80'ini ben emekli etmişimdir. Allah nasip eder de ilçe başkanı olarak elime bir fırsat daha geçerse, belediye başkanından daha güçlü işler yapacağıma inanıyorum. Bu sadece Tekkeköy'le de sınırlı kalmaz, bütün ilçelerdeki ilçe başkanlarımla dayanışma içerisinde çok güzel, önemli hizmetler yapacağıma inanıyorum. Costal benim göz ağrım. Costal'ın mimarı da benimdir. Orayı ben o duruma getirdim. Benden sonra çivi dahi çakılmadı. Çok üzgünüm Costal için. Atakum gibi yapmak istiyordum ama olmadı. Allah fırsat verirse belki olur. Veya burada belediye başkanı adaylarına duyurulur. Bu ilçenin nefes alacağı tek yeri Costal'dır. Oranın düzenlemesi lazım.
Sizinle birlikte o dönemde yol yürüyen ya da yürümeyen kişiler ile vatandaşlara ne söylemek istersiniz?
1989 yılında belediye başkanı olduğum günün sabahı partiyi bıraktım. Belediye başkanı olan kişinin particiliği olmaz. Seçim biter siyaset biter. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun çıkmasını bekliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde binlerce Ekrem İmamoğlu var. Biz zorlukları aşarız. Biz Avrupa Birliği'ne girersek çok başarılı işler yaparız ama bizi almıyorlar. İnşallah bir erken seçim olursa. Tozu dumana katacağız inşallah.