Emeklilikten utanılmaz, onur duyulur…

Abone Ol

En düşük aylığın Temmuz 2026 döneminde sadece 3 bin 552 lira artışla 23 bin 552 liraya çıkarılması emekliyi iyiden iyiye çıldırttı.

TBMM Genel Kurulu’nda geçen hafta kabul edilen torba yasa uyarınca en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseldi. Bu aylıkla temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak gariban kitle, iktidara ateş püskürüyor. Bir emekli, eline geçecek 23 bin 552 lira ile geçinmeye çalışacağını vurgulayarak, “Çok büyük adaletsizlik var. Emekli bir yere gidemiyor, bir cenazesine, hastasına gidemiyor. Bir insanın bunları yapabilmesi için cebinde ekonomik özgürlüğünün olması lazım. Emekliyim ve bundan utanıyorum” diye isyan etti.

Emekli yurttaşımızın dile getirdiği gibi 23 bin 552 lira ile ne temel gıda gereksinimleri karşılanır, ne tatile, ne cenazeye gidilir, ne de memleket ziyaret edilir. Haklı olarak isyanını dile getiriyor emekli yurttaş. Lakin, emeklilik utanılacak bir şey değildir. Hayatın zor koşulları bunu söyletiyor.

Yıllarca onuru ile çalıştı, primini ve vergisini devlete ödedi elleri nasırlı, gözleri numaralı gözlüklü kitle. Haklı olarak sonbaharında devlete ödediği primin karşılığını istiyor, insan onuruna uygun aylık bekliyor. O yurttaşın belirttiği gibi emekliler bulundukları ekonomik yoksulluktan utanmamalı. Zira utanması gereken emekliyi düşük aylığa mahkûm eden ve yoksulluğa itenlerdir. Emekli ne çalmış ne de malı götürmüştür. Genç yaşında aslanlar gibi çalışarak emeğiyle ekonomik çarkın dönmesine katkı sağlamıştır.

Şu bir gerçek ki, aldığı düşük aylıkla, sosyal haklardan yoksun yaşamıyla, tatile gidememenin verdiği eziklikle toplumda değersiz hissediyor emekli kendini. Avrupalı mevkidaşları gibi insanca yaşamak istiyor. Ne var ki ekonomik durumu buna elvermiyor. Bu kısır döngü yıllardır var. Ancak seçim dönemlerinde birden siyasilerin aklına geliyor. Onun dışında kimse anımsamıyor.

Önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, emekli aylıklarının iyileştirilmesi için 2000 sonrasında emekli olan SSK ve Bağ-Kur’lular için yeni intibak yasasının çıkarılması gerektiğini açıkladı.

Oysa Faruk Çelik’in bakanlığı döneminde 2000 öncesi emekli olan SSK ve Bağ-Kur’lulara ilişkin intibak yasası 1 Ocak 2013’te hayata geçirilmişti. Yıllardır bilinmeyen nedenlerle 2000 sonrası emekli olanlar yasanın dışında bırakılmıştı. O dönemde intibakla aylıklara 50-350 liraarasında artış olmuştu. Günümüzde 50 liranın karşılığı 1.143 lira, 350 liranın karşılığı ise 8 bin 994 lira oldu. Eğer 2000 sonrası emekli olanlar da intibaktan yararlansaydı aylıklarında artışın bugünkü karşılığı 1.143-8.994 lira arasında olacaktı.

Bakan Çelik şimdi günah çıkarıyor, emekliye yeni intibak yasasının uygulanması zorunluluğuna dikkat çekiyor. O halde o emeklileri neden kapsam dışı bıraktınız? Ayrıca 2012 yılında 2000 sonrası emekli olanlar için de yeni intibak yasasının hayata geçirileceği sözü verildi. Lakin aradan 14 yıl geçti, yeni intibak yasası unutuldu gitti. Ta ki Faruk Çelik yeniden gündeme taşıyıncaya dek.

Eğer Sayın Faruk Çelik önerisinde içtense Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek yeni intibak yasasının TBMM Genel Kurulu’ndan çıkmasına katkı sağlar. Zira emekliye sözü ve borcu var.

Emekli aylıklarının çok düşük olmasında Ekim 2008’de çıkarılan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası etkili oluyor. Yasa ile aylık bağlama oranları yüzde 70’lerden yüzde 35’lere dek geriledi. Günümüzde uzun süre yüksek prim ödeyenle düşük tutarda ve daha kısa süre prim ödeyenin emekli aylığı 5510 sayılı yasadan ötürü neredeyse eşitlendi. Yüksek prim ödemenin hiçbir anlamı kalmadı.

En düşük aylık alanların sayısı her yıl artıyor. Emekliye en büyük darbeyi bu yasa vurdu. 5510 sayılı yasa, önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu döneminde 31 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiş, 16 Haziran 2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştı. Yasa fiilen Faruk Çelik’in bakanlığı döneminde 1 Ekim 2008 tarihinde uygulanmaya başlandı.

Emeklilerin gün yüzü görebilmesi, insan onuruna yakışan bir aylık alabilmesi için 5510 sayılı yasada değişiklik yapılarak aylık bağlama oranları yeniden yüzde 70’ler düzeyine çıkarılmalı. Aksi halde garibanların yakınmaları dinmez.

Eşitlik, denge anlamına gelen intibak yasası da yeni yasama yılında hayata geçirilmelidir.