Emekli garibandır…

Abone Ol

Kim ne derse desin, hangi görüşü ortaya atarsa atsın AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in vurguladığı gibi 17 milyon emekli, dul ve yetim garibandır. Ancak, bu insanların gariban olmasının nedeni AKP’nin milyonlarca dar ve sabit gelirliye karşı olan tutumudur.
Gariban, yoksul, sahipsiz, ezilen anlamına gelmektedir. Emeklinin bugün içinde bulunduğu hazin durum bu nitelemeye tam uygundur. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Özlem Zengin’e “Emekli sahipsiz değildir. CHP, emekli, dul ve yetimin sonuna kadar arkasındadır” diyerek yanıt verdi. Özgür Özel doğruyu söyledi. 19 Mart’tan bu yana yurt genelinde ve İstanbul’un ilçelerinde gerçekleştirilen CHP mitinglerinde Özgür Özel ağırlıklı olarak emeklinin sorunlarına değiniyor, iktidara geldiklerinde bu kitle için yapacakları iyileştirmeleri anlatıyor. Kuşkusuz gelecek mitinglerde de emekliyi gündemde tutmayı sürdürecek CHP. Bu anlamda emekliye, dul ve yetime sahip çıkıyor ana muhalefet partisi.
Sadece meydanlarda değil, Meclis’te de emeklinin hakkını savunuyor CHP. En düşük aylığın 20 bin TL’ye yükseltilmesine ilişkin torba yasanın Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi sırasında en düşük aylığın 29 bin TL’ye çıkarılmasına yönelik verdikleri önerge AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile reddedildi. Önergenin görüşülmesi sırasında AKP ve CHP’li vekiller arasında set tartışmalar yaşandı. Bu olayları emekli gibi kamuoyu TV ekranlarından izledi.
Zaten Özlem Zengin, “Emeklileri en çok düşünen partiyiz. Bugüne kadar en çok oy aldığımız kitle garibanlar. Evet, bu maaş yeterli değil biliyoruz. Türkiye’nin şatları müsait olduğunda bu ücretler tekrar bir kez daha gözden geçirilecektir” sözleri “ gariban emekli” başlığını gündeme taşıdı. Özlem Zengin’in ifadelerine bakılırsa emekliye, memura, emekçiye, esnafa, çiftçiye, dul ve yetine seçime kadar yüksek oranlı zam yok. Ne zaman erken seçim gündeme gelirse, o zaman kesenin ağzı açılacak, aylık, maaş ve ücretlere yüksek zamlar yapılacak. Seçim yoksa milyonlarca garibana bekledikleri yüksek artış yok. Seçimin en erken 2026 yılı sonbaharında yapılabileceği konuşuluyor. Yani bu yıl da milyonlar maddi sorunlarla boğuşmaya devam edecek.
17 milyon gibi devasa kitleyi oluşturan emekli, dul ve yetimin düşük aylıklarla bir ay güçlükle geçinmeye çalışmasının, derin ekonomik kriz yaşamasının temeli nedeni 1999 yılında çıkarılan 4447 sayıl yasa ile birlikte asıl 2008 yılında hayata geçirilen 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’dır. Zira Ekim 2008’den bu yana uygulanan yasa uyarınca aylık bağlama oranları yüzde 30’lara kadar düşürülmüş, aylık zamları son 6 ayda gerçekleşen TÜFE oranına sabitlenmiş, milli gelirden ve büyümeden aylıklara pay yansıtılmamış, uzun süre prim ödeyenle kısa süre prim ödeyenin aylığı eşitlenmiş, yüksek prim kazancına karşın ne kadar uzun süre çalışılırsa bağlanacak emekli aylığı o denli düşük kalmıştır. Sonuçta emekliye en büyük darbeyi 5510 sayılı yasa vurmuştur. Emeklinin aleyhine olan ve giderek yoksullaşmalarına yol açan bu yasanın geniş çaplı sosyal güvenlik reformu kapsamında değiştirilmesi kaçınılmazdır.Özlem Zengin doğru nitelemeyle “emekli garibandır” dedi. Keşke, iktidarları döneminde çıkarılan 5510 sayılı yasaya o konuşmasında değinseydi de emeklinin niye gariban olduğunu ortaya koysaydı.
Peki, emekli niye garibandır. 20 bin TL aylıkla bir ay geçinmeyen emekli garibandır. Evinin kirasını ödemekte zorlanan emekli garibandır. Alış veriş için akşam karanlığında pazara giden emekli garibandır. Avrupalı mevkidaşları gibi rahat yaşam süremeyen emekli garibandır. İstediğini alamayan, tüketemeyen emekli garibandır. Tatile, sinemaya, tiyatroya gidemeyen emekli garibandır. Günlük gazete ve kitap alamayan emekli garibandır. Bayramlarda torununa harçlık veremeyen, bunun utancını yaşayan emekli garibandır. Dini bayramlarda evine kaliteli bir kilogram çikolata alamayan, kurban kesemeyen emekli garibandır. 20 bin TL aylıkla insan gibi yaşayamayan emekli garibandır.
“Gariban emekli” tanımlaması gündemden düşmeyecek, her daim günlük yaşamın, siyasetin, ekonominin önceliği olacaktır.