banner1518

banner1567

banner1575

banner1345

banner1525

banner1324

banner1581

22.01.2021, 08:19 27

EKONOMİK TEK ÇIKIŞ YOLUMUZ...

İnançlı Cumhurbaşkanımız Erdoğan, İslamda da “HARAM / YASAK” olan “FAİZ / RİBA” ekonomimizi ve gelişmemizi, engel görüyor. 
Çok doğru. Çünkü, faiz demek borçlusun demektir. 
Borçlu olanın ne kredisi ne de saygınlığı kalır.
O nedenle Atatürk, Osmanlı borçlarını ödemiş. Borç taksidi 1946’da bitmiştir. TC 1946-1950 yıllarında borçsuz ülke olmuş ve 1950 sonrası borç almaya başlamıştır. Sonraki dönemlerde en dürüst ve akçeli işlere bulaşmayan rahmetli Ecevit bile Kemal Derviş’i getirmesine rağmen bu faiz ve borçtan ülke kurtulamamıştır. 
Erdoğan’ın yapacağı sırasıyla şunlardır:
1. Türk milletini patronuyla-işçisiyle-köylüsüyle-memuruyla seferber edip; iç ve dış borçları canımızı dişimize takarak ödeyeceğiz diye inandıracak. Size borçsuz bir Türkiye vaat ediyorum diyerek inandıracak. Erdoğan’ın ikna kabiliyeti yüksek, bunu yapabilir. Ancak burada Erdoğan’ın karşısındaki en büyük engel, içteki paraya doymayan patronların (Ülkesini sevenler hariç) elini taşın altına koymada gösterecekleri dirençtir. Düşünün pandemi döneminde bu patronlar köprü ve yollardan pandemi bitinceye kadar yarı ücreti almayacağız dediler mi? Demediler. Üstelik zam istediler, dolar arttı diye. Bu tür patronlar, aynen dünyadaki tröstler ve sömürgeci ülkeler gibidir. Onlar için geçerli olan Ajda Pekkan’ın dile getirdiği şarkıda seslenir:
Para! Para! Para!
Ama ben inançlı Cumhurbaşkanımız, karizmatik lider olarak, Türk milletiyle birlikte bunun da üstesinden gelir diye düşünüyorum. 
2.si kamuda ve özelde israf önlenecek. 
3.sü kendi öz kaynaklarımızı çalıştıracağız. Köyler boşaldı. 1950’lerde benim köyüm yüz yirmi haneydi. Her hanede en az iki çift öküz, beş sağın inek, dört kısır inek, beş tosun veya düve, köyde toplam 2500 koyun veya keçi, kümes hayvanları herkesin vardı. Arazisini ekiyor. Ürününü alıyor. Kendi aşını ekmeğini pişiriyordu. Şehirden / çarşıdan sadece gaz-tuz-şeker alırdı. Onun için üç beyaza zam yapan iktidar olamaz sözleri kullanılırdı. Kısacası, bizim köyde 300 çift öküz, 30-40 manda, 4000 küçükbaş hayvan vardı. Hani şimdi nerede? Ah nerede vah nerede! Dedi ki: yoh yoh.  ÖZ KAYNAKLARIMIZI  ÇALIŞTIRMALIYIZ... 
4- Öz kaynaklardaki asıl sorun da arazilerin bölünüp parçalanması ve hisseli kalmasıdır. Hisseli olunca ne ağaç dikiliyor ne de bakım yapılıyor. Tapulama geldi çok şey yaptığını zannediyor. Eski tapuların aynısını işlediler. Askıya astılar güya itiraz süresi tanıdılar. Türkiye’nin en uzak köşelerine dağılmış insanlar gelemediler, tabi orada olanlar kendi üzerine yazdırdılar. Mahkemeler hala sürüyor. Tapulama ve Kadastro kardeşi kardeşe düşürdü. Nedeni, masa başında karar verince böyle oluyor.
Necip Fazıl Kısakürek dizelerinde ne güzel haykırmış:
Kendi öz yurdunda kölesin kendi öz yurdunda parya!
Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya!
İnançlı cumhurbaşkanımız!
Milletimizle birlikte Atatürk gibi, tüm borçları ödeyip kurtarma olanağını yüce Rabbim sana sunmuş. Bunu kullan. Zaman çabuk geçiyor. Neredeyse 20 yıl geçti.
Çünkü Türk milleti, 'LİDER'ine güvenir. Onun için de tarih boyunca hep lider aramıştır. 
Kurtar ülkemizi “HARAM”” olan “FAİZ” belasından. Saygılarımla arz ederim...
***
MASKEYİ TAM TAKIN
BURNUNUZ AÇIK OLMASIN. 
MÜSLÜMANSANIZ BUNU YAPINIZ. 
KENDİNİZE VE BAŞKASINA ZARAR VERMEYİNİZ!
MASKE TAKMAK YETMEZ. SOSYAL MESAFEYİ DE KORUYACAĞIZ. TEMİZLİK (HİJYEN) İMANIN YARISIDIR buyuruyor peygamberimiz Hz. MUHAMMED sav. 
Yüce Allah’ın buyurduğu
“kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayınız” ayetini unutmayınız. (Kur’ân: Bakara 2/195)
Sıkıntılarımızı giderecek bizi MİLLETÇE Covid-19’dan ve başka sıkıntılardan kurtaracak ve de kucaklaştıracak
Odur O(Hu Allah Hu).

Yorumlar (0)