Ekonomik mucize mi gerçekten?..

EKONOMİK MUCİZE Mİ GERÇEKTEN?..

‘Devletten bir kuruş para çıkmadan biz bu köprüleri yaptık. Kulağa hoş gelen ve işte devletin iş bilir ehil kadroları olunca böyle oluyor demek ki. Hükümet yetkilileri de bu mantıkla ekonomik mucizeler yaratan devlet adamları olarak payelendirildi. Köprüler yap, işlet devret modeli ile Japon Koreli firmalar ve hükümete yakın bazı gruplarca inşaa edildi. Hükümetin kasasından tek kuruş para çıkmadı. Ancak yıl sonuna gelindiğinde firmalara köprülerden geçiş garantisi verildiğinden milyon dolarlara varan ödemeler yapıldı. Köprüden ömründe tek sefer geçmemiş hatta geçmeyecek olan kişilerin vergileri ile müteahhitler kuruş değil ama milyon dolarları kasalarına indirdi.

Eski köprüleri inşasında köprüler proje aşamalarında gerekli fizibiliteler yapılarak maliyeti ve kaç yıl sonra kendini amorti edebileceği gibi detaylar kamuoyu ile paylaşılmış idi. Toplanan vergiler ile çıkarılan tahviller ile bizzat devlet tarafından yaptırıldı. Oysa Osmangazi ve Yavuz Sultan Köprülerinde müteahhitlerin zararları sıfırdı. 20-25 yıl süre ile köprülerdeki zararlarının karşılanması sağlanmıştı.

Bayramlarda periyodik hale gelen köprülerden ücretsiz geçişler hem trafiği rahatlatmakta hem de zaman ve yakıt anlamında tasarruf sağlamakta idi. Bu yılda bu uygulama karara bağlandı. Ancak ortaya “Demirelin köprüleri bedava Erdoğanın köprüleri para ile” gibi bir sendrom ortaya çıktı. Son yapılan köprüleri inşaa eden firmalar, “Biz de bayramda geçişleri ücretsiz yapacağız” diyemediler. Köprü açılışlarında tüm gazetelere tam sayfa ilanlar ile hükümete ve Cumhurbaşkanına teşekkür ilanları verenler birkaç günlüğüne de olsa zararı göze alamadılar. Köprü maliyetleri kendini kaç yılda finanse edebileceği gibi fizibiliteler bu yatırımlar için rafa kaldırıldı. Şehir Hastaneleri projeleri de aynı mantıkla ihale edildi. Bu kez de hasta garantileri verildi. Oysa bugün yeterli ekipman ve doktor eksikliği nedeniyle pek çok il veya ilçelerde hastalar aylar süren randevu tarihlerine muhatap kalmaktadır. Ama Şehir Hastaneleri projeleri mucizevi buluş ve hizmet olarak kamuoyunun gündemine sokulmaktadır. % 75 hasta garantili olarak inşa edilen Şehir Hastaneleri yatırımlarının da tıpkı köprü yatırımları gibi bir amme hizmeti olarak anılması ve değerlendirilmesi mümkün değildir.

% 7,4 olarak açıklanan büyüme rakamı sadece tüketime yönelik bir oran olup milli gelirin artışı ile orantılı değildir. Fitre paraları ile eşdeğer olan memur ve emeklilerin gelirlerini büyüme oranlarını desteklememektedir. Ancak ne yazık ki bu oranda büyük bir ekonomik mucize olarak değerlendirilmekte OECD ülkeleri arasında birincilik kürsüsüne çıkıldığı propagandaları yapılmaktadır. Birincilik kürsüsü gerçekleri şudur. Aylık 1.686 TlL açlık sınırı ve Diyanetin açıkladığı fitre ise 2.280 TL.’dir. Yani günlük gıda ihtiyacını dahi karşılayamayan bir topluma “ekonomide uçtuk, birinciyiz” gibi ifadeler kullanmak reel değildir.

YORUM EKLE

banner650

banner826