banner1579

banner1567

banner1334

banner1499

banner1496

banner1324

banner1581

İSO İkinci 500'ün üretimden satışları yüzde 14.2 yükseldi

EKONOMİ 13.08.2020, 11:01
4
İSO İkinci 500'ün üretimden satışları yüzde 14.2 yükseldi
İstanbul Sanayi Odası (İSO) İkinci 500’ün üretimden satışları 2019 yılında yüzde 14.2 artarak 137.5 milyar liradan 157 milyar liraya yükseldi. 
İSO, sanayi kuruluşlarının 2019 yılı verileri üzerinden yaptığı "İSO Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu- 2019" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "KOBİ’lerimiz ihracat, teknoloji ve Ar-Ge’de umut veriyor" dedi.
İSO'dan yapılan açıklamada, "Dünya ticaretinde korumacılık ve yavaşlamanın, KOBİ’lerin küresel değer ve tedarik zincirlerine katılımını zorlaştırdığı bir yıl olan 2019 yılındaki bu artış, 2017’deki yüzde 30.9 ve 2018’deki yüzde 27.8’lik artışlarla kıyaslandığında, üretimden satışlardaki büyüme performansının yavaşladığına işaret etti" denildi ve eklendi:
"Söz konusu bu oran aynı zamanda son üç yılın en düşük artışı olarak dikkat çekti. İSO İkinci 500 arasındaki 463 şirket, üretimlerinin önemli bir kısmını dış pazarlara da yapıyor. Dolayısıyla üretimden satışların artış hızındaki bu düşüşte, iç pazar kadar dış pazar taleplerindeki bozulma da etkili oldu."
Sanayi kuruluşlarının 2019 yılı verileri üzerinden yapılan sıralamada, İSO İkinci 500’ün ilk üç sırası ise şöyle oluştu: 
Üretimden satışlar büyüklüğüne göre İSO İkinci 500'de;
- 482 milyon 130 bin lira ile “Panasonic Life Solutions” birinci oldu. 
- 482 milyon 54 bin liralık satışlarıyla “Kervan Gıda” ikinciliği alırken, 
- 481 milyon 440 lira ile de AKA Otomotiv üçüncü sırada yer aldı. 
2018 yılında 413.7 milyon ile 177.8 milyon TL bandında üretimden satış yapabilen şirketlerin girebildiği İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasında bu bant 2019 sıralamasında 482.1 milyon ile 201.2 milyon TL arasında oluştu. 
İSO İkinci 500’ün bu yılki listesine 104 yeni sanayi kuruluşu girdi. Bunlardan 43 tanesi İSO 500’den İSO İkinci 500’e düşen şirketlerden oluştu. 








Listeye geçen seneki İSO 1000 dışından giren yeni firma sayısı ise 61 oldu. 2018 yılının İSO İkinci 500 listesinden İSO 500’e çıkan firma sayısı ise 35 olarak gerçekleşti.
Bahçıvan, şu değerlendirmede bulundu: 
"İSO İkinci 500 çalışmamız, en az İSO 500 çalışmamız kadar değerlidir. Bu çalışmamızın değeri ekonomimizde taşıdıkları ağırlığın yanı sıra üretimin ve kalkınmanın da geleceğini temsil eden KOBİ’lerin durumunu yansıtmasından ileri geliyor.
"İkinci 500 araştırmamızın kapsadığı yıl olan 2019, KOBİ’lerimiz için birçok açıdan zor bir yıldı. Sanayicilerimiz, bir yandan dünyada yükselen gümrük duvarlarının ve küresel ekonomideki yavaşlamanın etkilerini hissederken, yurtiçinde de 2018’de yaşanan finansal şokların yaralarını sarmaya çalıştı. 
"Hatırlanacağı gibi yılın ilk yarısında uygulanan ekonomik dengelenmeye yönelik sıkı para politikalarının etkileriyle iç talep zayıf seyretti. 
"Satışlarda belli bir ivme kaybı yaşandı. Bu nedenle İSO İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışlarını yüzde 14.2, istihdamını da yüzde 4.1 artırmasını bir başarı olarak görmeliyiz.
"2019 yılında dünya ekonomisinde görülen yavaşlama, Türkiye’deki KOBİ’leri de doğrudan ve dolaylı olarak olumsuz etkilemiştir. 
"Türk KOBİ’leri, büyük şirketlere kıyasla bu yavaşlamadan daha çok etkilense de İSO İkinci 500’de yer alan şirketlerin ihracatını yüzde 9.4 artırması dikkat çekicidir. 
"Bu performansı, İSO İkinci 500 firmalarının iç talepteki durağanlığı dış pazarlara yönelerek telafi etme konusundaki esnekliğini göstermesi bakımından değerli bulduğumu ifade etmek istiyorum.
"Araştırmamızda öne çıkan sonuçlardan bir diğeri, firmalarımızın finansal riskleri yönetme ve karlılığı sürdürme konusundaki başarılı performansı. 2019’da faaliyet karlılığındaki düşüşe rağmen, finansman giderleri ve kambiyo net zararında belirgin bir düşüş ve vergi öncesi dönem karlılığında iyileşme söz konusu. 
"Ayrıca firmalarımızın bu dönemde ek borçlanmadan kaçınarak mali borçlarını yüzde 1.7 azalttığını ve öz kaynakları destekleyerek borç/aktif oranını yüzde 60’ın altına düşürebildiğini görüyoruz. Bu gelişmeler, 2018 türbülansının ardından reel sektörde çok daha gözle görülür hale gelen bilanço riskinin hafifletilmesi açısından oldukça değerli. (Fotoğraf - Grafik - Tablo)

Yorumlar (0)