Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’de giderek azalan doğum oranlarına dikkat çekerek, hem sağlık sistemi hem de demografik yapı açısından kritik bir sürece girildiğini açıkladı. Bakan Memişoğlu, gebelik sürecine yönelik yeni uygulamaları ve normal doğumu teşvik eden politikaları detaylarıyla kamuoyuyla paylaştı.
“HER GEBEYE EBE” MODELİ DEVREDE
Gebelik sürecinin anne adayları için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hassas bir dönem olduğunu vurgulayan Memişoğlu, bu süreçte destek mekanizmalarının güçlendirildiğini belirtti. Türkiye genelinde 61 bin 414 ebenin görev yaptığını ifade eden Bakan, mesleki mevzuatların güncellenmesiyle ebelerin sahada ve doğumhanelerde daha aktif rol üstlendiğini söyledi.
Yeni uygulama kapsamında özellikle ilk gebeliğini yaşayan kadınlara yönelik birebir destek sağlanacağına dikkat çeken Memişoğlu, “Her Gebeye Ebe” uygulamasıyla anne adaylarının yalnız bırakılmayacağını belirtti. Buna göre, gebeliğin son üç ayında, takibin nerede yapıldığına bakılmaksızın her anne adayına bir ebe tahsis edilecek.
“HEM ARKADAŞ HEM REHBER OLACAK”
Memişoğlu, ebelerin yalnızca sağlık hizmeti sunmakla kalmayacağını, aynı zamanda anne adaylarına psikolojik destek de sağlayacağını ifade ederek, “Son üç ayda gebemizin hem arkadaşı hem danışmanı olacak. İlk gebeliğini yaşayan kadınlarımızın yanında sürekli bir destek mekanizması kuruyoruz. Bu sayede anne adaylarının kaygılarını azaltmayı ve doğuma daha güvenli şekilde hazırlanmalarını hedefliyoruz” dedi.
SEZARYEN ORANLARI ENDİŞE VERİYOR
Türkiye’de sezaryen doğum oranlarının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu vurgulayan Memişoğlu, sezaryenin yalnızca tıbbi zorunluluk halinde başvurulması gereken ciddi bir cerrahi işlem olduğunun altını çizdi. Gereksiz sezaryen uygulamalarının hem anne hem de bebek sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirten Bakan, normal doğumun teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
NORMAL DOĞUM EYLEM PLANI SÜRÜYOR
Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen “Normal Doğum Eylem Planı”na da değinen Memişoğlu, planın temel hedefinin anne adaylarını doğru bilgiyle güçlendirmek ve doğum sürecine ilişkin korkuları azaltmak olduğunu ifade etti. Eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının artırıldığını belirten Bakan, sağlık personelinin de bu süreçte aktif rol aldığını dile getirdi.
DOĞURGANLIK HIZI KRİTİK EŞİĞİN ALTINDA
Memişoğlu, Türkiye’de toplam doğurganlık hızının nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1 seviyesinin altına gerilediğine dikkat çekti. 2009 yılında 2,1 olan bu oranın 2025 itibarıyla 1,36’ya düştüğünü belirten Bakan, bu durumun yaklaşık yüzde 35’lik bir gerilemeye işaret ettiğini ifade etti. Bu düşüşün uzun vadede nüfus yapısını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
DOĞUM SAYILARINDA DİKKAT ÇEKEN DÜŞÜŞ
Yıllık doğum sayılarındaki azalmaya da değinen Memişoğlu, 2001 yılında yaklaşık 1 milyon 323 bin olan doğum sayısının 2024 itibarıyla 937 bine gerilediğini açıkladı. Bu durumun yaklaşık 386 binlik bir azalmaya ve yüzde 29’a yakın bir düşüşe karşılık geldiğini belirten Bakan, söz konusu gerilemenin sosyal ve ekonomik etkilerinin de olacağını vurguladı.
DEMOGRAFİK RİSK UYARISI
Doğum oranlarındaki düşüşün yalnızca sağlık politikalarıyla değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik dinamiklerle de bağlantılı olduğuna dikkat çeken Memişoğlu, bu sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Bakanlık olarak hem sağlık hizmetlerini güçlendirmeye hem de aileleri destekleyici politikalar geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
KARARLILIK MESAJI
Memişoğlu, doğum oranlarının artırılması ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, “Amacımız hem anne hem bebek sağlığını korumak hem de ülkemizin demografik dengesini güvence altına almak” dedi.





