Modern yaşam bize konfor sundu, ama bu konforun bir bedeli var: hareketsizlik. Günün büyük bir kısmını masa başında, telefon ekranına bakarak ya da uzun süre sabit pozisyonda geçiriyoruz. Ve çoğu zaman boynumuz, sırtımız ya da belimiz ağrımaya başladığında bunu “yorgunluk” diye geçiştiriyor farkına varmıyor şayet ki ağrı devam ederse de ağrı kesici kullanarak ağrıyı geçiştirmeye çalışıyoruz.
Oysa insan bedeni hareket etmek için tasarlanmıştır. Kas-iskelet sistemi; yük aldıkça, dengeli çalıştıkça ve doğru hizalandıkça sağlıklıdır. Uzun süreli yanlış oturma, öne eğik baş pozisyonu ve ergonomik hatalar zamanla boyun düzleşmesine, sırt ağrılarına ve kronik kas gerginliklerine zemin hazırlar.
Bir fizyoterapist olarak en sık karşılaştığım cümlelerden birisi de şu:
“Benim ağrım duruşumdan olabilir mi?”
Cevap çoğu zaman evet.
Başımızın ağırlığı ortalama 4–5 kilogramdır. Ancak baş öne doğru eğildiğinde boyun omurlarına binen yük katlanarak artar. Bu artan yük; derin stabilizatör kasların zayıflamasına, yüzeyel kasların aşırı çalışmasına ve ağrı döngüsünün başlamasına neden olur.
Ancak burada önemli bir noktayı vurgulamak isterim:
Ağrı bir son değil, bir sinyaldir.
Vücudumuz bize “denge bozuldu” mesajı verir. Eğer bu mesajı doğru okur ve erken müdahale edersek; süreç geri döndürülebilir.
Fizyoterapi yalnızca ağrıyı azaltmak değildir.
Fizyoterapi; hareketi yeniden öğretmektir.
Kasları doğru sırayla çalıştırmak, postürü düzenlemek ve kişiye kendi beden farkındalığını kazandırmaktır.
Çünkü sağlıklı bir omurga, yalnızca dik durmak değil; dengeli kas aktivasyonu ve bilinçli hareketle mümkündür.
Ayrıca bir diğer değinmek istediğim konuda şudur ki :
Kişi internetten gördüğü egzersizi yapıyor ama ağrısı artıyor. Çünkü her egzersiz herkes için uygun değildir. Her bedenin ihtiyacı farklıdır.
Fizyoterapistle yapılan egzersiz;
* Önce değerlendirme ile başlar.
* Hangi kas zayıf, hangi kas aşırı gergin belirlenir.
* Egzersiz kişiye özel planlanır.
* Doğru teknik öğretilir.
Bugün kendinize küçük bir soru sorun:
Ne kadar süredir hiç fark etmeden aynı pozisyonda oturuyorsunuz?
Belki de çözüm, sandığınızdan daha basit:
Ekranı göz hizasına kaldırmak, saatte bir ayağa kalkmak ve her gün birkaç dakika bilinçli egzersiz yapmak.
Unutmayın, egzersiz lüks değil; biyolojik bir ihtiyaçtır ve ilaçtır.