Bilindiği üzere, ülkemizde tüketicilerin haklarını korumaya yönelik devletin resmi kurumlarınca standartlar oluşturularak ürünlerin kalitesi sağlanmaktadır.

100’ün üzerinde sektörü de peşinden sürükleyen inşaat sektöründe de bu kurallara riayet edilir…

Bütün ürünlerin kullanılabilirliği TSE amblemi taşıması ile mümkündür.

Eğer söz konusu TSE standartlarına uygun olmayan malzemeler üretilir  ise, malzemeler nitelikli ve sağlıklı bir yapıda olmayacağı içi, insan hayatına mal olabilecek sonuçlar ortaya çıkar can ve mal kayıpları yaşanır.

Ancak malum TSE  standartlarındaki kriterler elastiki bir yapıda olmamalı ve kesin çizgiler ile sağa sola çekilebilecek veya yorumlar yapılabilecek tarzda olmamalıdırlar.

Ancak, Türkiye’de oluşturulan malzeme standartlarının çerçeveleri ne yazık ki, uluslararası kartellerin talepleri doğrultusunda şekillendirilir. Çünkü malzeme standartları da tıpkı Medeni Kanunumuzda olduğu gibi dış ülkelerin standartlarından kopyalanmıştır.

TSE standartlarının oluşmasında elbette yabancı ülkelerin standartlarından istifade edilebilir. Bunda hiçbir sakınca yoktur. Ancak yabancı ürünlerin serbestçe piyasalarda satışını hızlandıran standartlar, aynı şekilde Türk üreticilerinin de muadili olarak  ürettikleri ürünlerini de pazarda yer almalarını sağlayabilecek yapıda olmalıdır.

Ülkemizde ithalata dayalı ürünler için, kapılar ardına kadar açılır. Ancak ürününe TSE belgesi almak isteyen Türk yatırımcılar kuruma müracaat ettiğinde ise , Türkiye’de bir üretici olmak veya yaptığı yatırımların heba olması bir yana, standart  ve mevzuatları adeta caydırıcı bir rol oynar.

Tıpkı doğal gaz gibi ithalata dayalı bir sistem muadili olarak Türk üreticilerinin ürünlerini pazara sokmamak adına ülke içinde çeşitli dernekler kurularak reklam kampanyalarına başvurulmakta dolaysıyla yabancı markaların vazgeçilmezliği reklamlar ile  empoze edilmektedir.

Binaların yalıtımlarında petrol türevi ürünler ile üretilen ve MANTOLAMA olarak tabir edilen ürünlere muadil olarak ülkemiz kaynaklarından istifade edilerek, tamamen doğal, yanmayan, binalarda % 40-45 enerji tasarrufu sağlayan, nem ve küf oluşturmayan yalıtım malzemeleri üretimi yapımaktadır.

Ancak bu ürünler TSE 825 hesap metodolojilerine uygun değildir. Çünkü bu hesap metodolojisini hazırlayanlar ve strafor ürünlere göre planlayan yazılımları kartel tarafından desteklenen kurumlara bizzat devlet tarafından hazırlattırılmıştır…

Türkiye’dw doğal hammaddelerden strafor muadili ürün üreten firmalardan biri (A firması diyelim) yurt dışına çıkmaya karar verir. İlk etapta Almanya pazarına girer. Bu ülkede gerekli Standart belgelerine sahip olur. Bu çalışmalara arasında ilginç bir yapı tespit etmiştir. Yalıtım ürünleri için oluşturulan Türk Standartları, Alman DIN normlarının noktası parantezine varana kadar kopyasıdır. Yani firma kopyasının uygulamaya konduğu ülkede mal satamaz iken, aslının uygulandığı ülkede mal satabilmektedir.

Türk Yalıtım Ürünleri’nin ilgili standartlara yer alabilmesine ilişkin verilen mücadele 2006 yılından 2008 yılı mayıs ayına kadar sürer. A firması ise, Almanya’dan başladığı ihracat hamlesini her geçen gün geliştirmekte ve AB ülkelerinin tamamına ürünlerini satma başarısını göstermiştir.

Ancak kendi ülkesinde ürünlerini satabilmek için mevzuat hazretlerini bir türlü aşamamaktadır. TSE’de yapılan toplantılarda bu tür ürünlerin piyasada serbestçe satılabilmesi için, bir STÖ’nün onayının alınması zorunluluğu getirilmiştir. Malum STÖ ise, yabancı kartellerin desteklemekte ve yerli işbirlikçiler ile pazarda hâkimiyetlerini sürdürmektedir.

Samsun’da İstiklal(Çiftlik) Caddesi’nde binalarda yaşanan olumsuzluklar gelecekte Emniyet Müdürlüğü binasında yaşanacak olumsuzluklar bu anlayış ve uygulamaların sonucudur.

Devlet Türk üreticilerine güvenmeli standartlarda yabancı standartları kopya etmekten vazgeçmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner651