banner1365

banner1345

29.09.2019, 09:02

DEPREM…

Deprem kuşağı olan ülkemizde 15 milyon insan yaşayan İstanbul kentinde maalesef yine deprem olmuştur.

Hepimizin bildiği gibi 17 Ağustos 1999 yılında İzmit Gölcük Kocaeli  İstanbul ve o yörelerde çok kuvvetli deprem olmuş maalesef hem insanlarımız ölmüş hem de maddi hasarlar oluşmuştur

O günlerde Gazi Belediye Başkanı olarak görev yapıyordum Samsun’dan hem belediyenin sağlık arabası ve sağlık personelini hem de teknik elemanları ben de başlarında olmak üzere deprem bölgesine gitmiştik…

Gördüğümüz manzara korkunçtu yepyeni binalar yıkılmış beş altı katlı binaların ilk iki katı toprağın içine girmiş sanki bina iki katlıymış gibi dimdik yerinde duruyordu her tarafta enkaz yığınları oluşmuş perişan bir vaziyette idi…

O yöreleri görmeyenlere tarif etmek mümkün değil, Allah bir daha böyle bir felaketle karşı karşıya bırakmasın demekten başka yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu. On binlerce insanımız ölmüş yüzbinlerce bina yıkılmış hem insani açıdan hem de maddi açıdan telafi edilemeyecek duruma gelinmişti…

Devlet yetkilileri, o günlerde ve ondan sonraki günlerde ülkemiz madem ki deprem kuşağında yer alıyor bundan sonraki depremin ne zaman olacağı belli değil; belki yarın belki yarından da yakın olabilir ona göre tedbir alacağız demelerine rağmen maalesef gelinen nokta bu…

Hoca her gün vaaz ederken abdest imanın temel direğidir dermiş sonunda cemaatten biri dayanamamış hocam bu nasıl bir direk ki bir yellenmeye yıkılıyor demiş…

Şimdi devlet tedbir alıyoruz diyor da bu çıkarılan imar barışı neyin nesidir? Sen kaçak  yapılan bütün binalara af çıkarıyorsun,  bu imar barışı filan değil devletin vatandaştan para alabilmek için yapmış olduğu bir aftır. Deprem anında kullanılacak alanlara imar verip elden çıkarıyorsun her tarafa inşaat ruhsatı verip taş yığını haline getiriyorsun. Cumhurbaşkanı bile İstanbul’a ihanet ettik diye itiraf ediyor; sonra yetkililer çıkıp her türlü tedbiri aldık diye laf ediyor, bir şey yaptıkları yok laftan başka…

Caminin minaresi bile yıkıldı deprem cuma günü namazda olsaydı, insanlar ölseydi bunun hesabını kim verecekti? Hesap vermek bir tarafa insanlar vicdan azabından kurtulabilirler miydi?

Ama burası Türkiye yapanın yanına kar kalan bir ülke…

İnşallah geçmişten ders alırız…

Ama geçmişten ders alınsaydı Erzincan depreminden, Erzurum depreminden, Lice depreminden, Varto depreminden, Düzce ve son olarak da on binlerce vatandaşımızın öldüğü Gölcük depreminden ders alırdık…

Herhalde Allah’a dua etmekten başka yapılacak bir şey yok…

Yorumlar (0)
18°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 18 Ekim 2019
İmsak 05:18
Güneş 06:43
Öğle 12:25
İkindi 15:25
Akşam 17:57
Yatsı 19:16