banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1334

banner1324

24.11.2020, 08:35 41

 Cumhuriyetin fedakar öğretmenleri…

“Öğretmenler; yeni nesli, Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır”.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetin gelişiminde büyük emeği olan öğretmenler için söylediği çok sayıdaki övgülerden biri de budur. “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” diyen Atatürk, gelecek kuşakların öğretmenin elinde özgür birey olacağına vurgu yapmıştır.
Bugün her türlü zor koşullarda, dağda, yurdun en uç bölgesinde, yetersiz maaşlarla görevini özverili şekilde yerine getiren öğretmenlerin günü.
Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından bu yana “Öğretmenler Günü” olarak kutlanıyor.
Yılda bir kez hatırladığımız, övgüler düzdüğümüz öğretmenlerimizin gerek çalışma gerekse ekonomik koşulları, hala iyileştirilmedi. Önceki 24 Kasım’larda  verilen sözler hoş bir seda olarak kaldı. Verilen sözlerin yerine getirilmemesine karşın, eğitim emekçileri ulu önderlerinin işaret ettiği yolda, öğrencilere ve yurduna olan sevdalarından ötürü özveriyle mesleğini sürdürüyor. Onlar yılda bir kez değil, her gün hatırlanmayı, saygı görmeyi hak ediyor. 
Türkiye’nin 1848 yılında başlayan 170 yılı aşkın öğretmen deneyimi bulunuyor.  Kız ve Erkek Muallim Mektepleri, Eğitim Enstitüleri, Köy Enstitüleri, Öğretmen Okulları, Yüksek Öğretmen Okulları ve Anadolu Öğretmen Liseleri gibi eğitim kuruluşları kurulmuştur. Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in yönlendirmesiyle İsmail Hakkı Tonguç tarafından 17 Nisan 1940’ta hayata geçirilen Köy Enstitüleri, Cumhuriyet tarihinin en çağdaş eğitimi ile aydınlık ve üretken öğretmen kuşağının oluşmasına katkı sağlamıştır. Gelişmelerden rahatsız olunması üzerine eğitim alanında kırsal kesimde yaşayan halk ile kentliler arasında var olan eşitsizliği gidermek için kurulan Köy Enstitülerinin faaliyeti, 1946 yılında durdurulmuş, 1956’da ise tamamen kapatılmıştır.
Oysa o Köy Enstitüleri, Türkiye’nin, Cumhuriyetin kazanımıydı. Bu kazanımı “Komünizm propagandası yapılıyor “ gerekçesiyle göz göre göre yok edildi. Günümüzde bu okulların değeri daha iyi kavranıyor. 
Toplumların en büyük zenginlik kaynağı olan insanlar ne denli iyi eğitilirse, o ülke geleceğe daha güvenle bakar. Bunu sağlayacak nitelikli eğitim kurumları ve öğretmenlerdir. Bunun için nitelikli nesillerin yetişmesine katkı sağlayacak eğitim sistemi yenilenmeli, kurumlar Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kurumlardan esinlenerek güncellenmeli.
Eğitim emekçileri maaş yetersizliğinin giderilmesini ve eğitime hazırlık ödeneği ile ek ders ücretinin yükseltilmesini, çalışma koşullarının iyileştirilmelisini, 3600 ek göstergenin hayata geçirilmesini istiyor. Öğretmen açığının, atanamayan öğretmenlerle kapatılması bir diğer beklenti. Yüz binlerce öğretmen adayı yurdun neresinde olursa olsun heyecanla görev bekliyor. Fedakar öğretmene gereken saygıda kusur edilmemeli.
Salgından ötürü özel eğitim kurumlarında çalışan 24 bine yakın öğretmen işini yitirdi. Bu insanlar evine nasıl ekmek götürecek, çocuğunun temel gereksinimlerini nasıl karşılayacak? İvedi olarak çözüm bekliyor işini, aşını yitirenler.
 

Yorumlar (0)