ÇOCUKLARDA DİKKAT ÇEKME DAVRANIŞLARINI AZALTMA YÖNTEMİ

Abone Ol

Çocuklarda dikkat çekme amaçlı olumsuz davranışlar, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Dışarıdan bakıldığında “şımarıklık”, “inat” ya da “saygısızlık” gibi yorumlanan birçok davranışın temelinde aslında çok basit bir ihtiyaç vardır: görülmek ve fark edilmek. Özellikle erken çocukluk döneminde ebeveyn ilgisi, çocuğun dünyasındaki en güçlü motivasyon kaynağıdır. Çocuk için ilgi, yalnızca sevgi göstergesi değil aynı zamanda varlığının onaylanmasıdır.
Davranışın nasıl sürdüğünü anlamak için davranışın öncesine ve sonrasına bakmak gerekir. Davranış psikolojisinin önemli isimlerinden B. F. Skinner’ın ortaya koyduğu edimsel koşullanma yaklaşımına göre bir davranış, ardından gelen sonuç tarafından pekiştiriliyorsa tekrar etme olasılığı artar. Burada kritik nokta şudur: Çocuk açısından ilginin olumlu ya da olumsuz olması fark etmez. Kızmak, uzun uzun anlatmak, azarlamak, sürekli “yapma” demek ya da dramatik bir şekilde müdahale etmek de sosyal ilgidir. Eğer çocuk bir davranışın ardından yoğun bir ebeveyn tepkisi alıyorsa, bu tepki davranışı istemeden besleyebilir.
Bu nedenle bazı durumlarda sorunun kaynağı davranışın kendisi değil, davranışın ardından gelen tepkidir. Örneğin ailece televizyon izlenirken çocuğun anlamsız sesler çıkarması, bir şey alınmadığında markette ağlaması ya da kardeşiyle ilgilenildiği sırada aniden bağırmaya başlaması çoğu zaman doğrudan dikkat kazanma işlevi taşır. Yetişkin her seferinde uzun açıklamalar yapıyor, pazarlık ediyor ya da yoğun biçimde tepki veriyorsa çocuk şu mesajı öğrenir: “Bu davranış işe yarıyor.”
İlginin geri çekilmesi stratejisi tam bu noktada devreye girer. Bu yöntem, dikkat çekme amacı taşıyan ve kimseye zarar vermeyen davranışlarda, yetişkinin bilinçli biçimde sosyal ilgiyi geçici olarak kesmesini içerir. Davranış sürerken göz teması kurmamak, tartışmaya girmemek, uzun açıklama yapmamak ve duygusal olarak sakin kalmak esastır. Ancak kritik nokta şudur: Davranış sona erdiğinde ya da çocuk uygun davranışa geçtiğinde mutlaka olumlu geri bildirim verilmelidir. Amaç çocuğu yok saymak değil, hangi davranışın ilgi getirdiğini yeniden yapılandırmaktır.
Bu sürecin başında davranış geçici olarak artabilir. Çocuk daha yüksek sesle deneyebilir, daha abartılı tepkiler verebilir. Bunun nedeni, daha önce işe yarayan bir yöntemin artık işe yaramamasıdır. Eğer bu aşamada yetişkin tutarlılığını kaybeder ve geri adım atarsa, çocuk daha güçlü bir öğrenme yaşar: “Biraz daha ısrar edersem sonuç alırım.” Bu nedenle yöntemin etkili olabilmesi için duygusal kararlılık ve süreklilik gerekir.
Ancak her olumsuz davranış dikkat çekme işlevi taşımaz. Fiziksel zarar içeren davranışlar, yoğun kaygı belirtileri, travma sonrası tepkiler ya da gelişimsel yetersizlikten kaynaklanan durumlarda görmezden gelmek uygun değildir. Ayrıca çocuğun gerçekten bir ihtiyacını ifade ettiği durumlarda ilgiyi geri çekmek, ilişkiyi zedeleyebilir. Bu nedenle davranışın işlevini doğru analiz etmek ön koşuldur. Soru her zaman şu olmalıdır: “Bu davranışla ne elde etmeye çalışıyor?”
Uzun vadede ilginin geri çekilmesi stratejisi çocuğa önemli bir sosyal ders verir. Uygunsuz davranış sosyal kazanç sağlamazken, uygun davranış görünür olur ve değer kazanır. Böylece çocuk, dikkati hangi yollarla sürdürebileceğini öğrenir. Bu öğrenme yalnızca o anki sorunu çözmekle kalmaz; öz düzenleme becerilerinin gelişmesine de katkı sağlar.
Ebeveynlikte temel mesele çocuğu görmezden gelmek değil, ilgiyi bilinçli biçimde yönetebilmektir. İlgi, en güçlü eğitim aracıdır. Plansız kullanıldığında sorunları büyütebilir; yapılandırıldığında ise davranışı şekillendiren en etkili rehbere dönüşür.
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı
Meltem Erdemli