Çise değil fırtına!

Yaklaşık 1 aydır köşemizdeki yazılarımızın başlıklarını ekonomideki muhtemel yaşanabilecek olumsuzlukları ifade ederek konuları işledik.

Bu başlıkları ve ekonomik kaos beklentilerimizi iktidar karşıtı bir yazar olduğumuzdan veya muhalif bir kalem olarak ele almadık. Ölçümüz, gerçeklerimiz olan hükümet verileri ışığında cari açık makasının açılmış olması, buna bağlı olarak enflasyonun önlenemez yükselişi, dolar bazındaki dış borçlar ile geleceğimizin ipotek altına alınması, çaresiz kalan siyasi iradenin stratejik fabrikalarımızı ve tesislerimizi özelleştirmeye açarak gelir elde etmeye çalışmalarıdır.

Öngörülerimiz  30 yıldır İstanbul’da finans dünyasının içinde 30 yıllık faaliyetlerimiz tecrübesi ile ortaya çıkmaktadır. Okuyucularımız, “Süleyman Salur, AKP’li veya MHP(li olarak  sadece muhalif bir görüş sergilemekte” diye düşünebilirler. Bu değerlendirmeler de siyasi yaklaşımlardır. Hasbelkader bir ekonomist olarak ülke gerçeklerinden hareketle tamamen objektif bakış açımızı yansıtmaya çalışmaktayız.

Hükümet yetkilileri doların 4 TL’ye ulaşmasını dahi ‘’dolar aslında 3.85 TL ama piyasalarda 4 TL olarak algı yaratılmaktadır’’şeklinde tamamen iç siyasete dönük açıklamalar yapmakta. Hatta işadamlarımıza ‘’dolar bazında kredi kullanmayın’’ telkinlerinde bulunmaktadırlar. İstanbul’daki köprü ve otobanların yapımında kullanılan hazine garantili 8 milyar dolara yakın kredi dolar bazında borçlanarak inşaa edilmiştir.

Doların 4 TL’nin üzerinde seyredeceğini düşünmekteyiz. ‘’Ekonomimiz güçlüdür, kesinlikle etkilenmez’’ açıklamaları hamasettir. Bize göre lastik patlamıştır. Ekonomi kurmaylarına göre yağmur değil çise yağmaktadır. Hayır yağmurun da fevkiinde fırtınalı bir havaya girilmiş, gemi batmak üzeredir.

Bu göstergenin bariz göstergesi Doların 4 TL’ye çıkması ile Merkez Bankasının piyasalara müdahale edememesidir. Bu saatten sonra Merkez Bankası müdahaleleri yetersiz olacak 3.90 seviyelerine kadar geri çekilmeler olsa bile yerini yine yükselişe bırakacaktır. Dolar yükseldikçe de faizlerin inmesi mümkün olmayacaktır.

Siyasi rant içerikli yatırımlar devam etmektedir. Son örnek Çanakkale’de yapılacak olan geçiş köpüsüdür. Bu köprüden geçiş ücreti 15 euro+KDV olacak. Yüklenici firmaya ise 45.000 araç geçişi garantisi verilmiştir. Çanakkale’de toplam araç sayısı miktarı 45.000’dir. Bu köprü de yine hazine garantili dolar bazında kredi kullanılarak inşaa edilecektir.

Çözüm cari açığın kapatılmasına yönelik tedbirler almaktır. Bu tedbirlerin en önemlisi de üretimdir. Üretim materyalleri artırılmadıkça geminin parçalarını dahi denizde mümkün olmayacaktır. Aksi taktirde yine işsizlik, tarımda kaos, dış borçlar cari açık ve enflasyon söylemleri gündemdeki yerini muhafaza etmeyi sürdürecektir

YORUM EKLE

banner849

banner826