Çiftlik Caddesine Yeni Bir Bakış

ÇİFTLİK CADDESİNE YENİ BİR BAKIŞ

Çiftlik caddesi ve Türkiye genelinde cadde mağazacılığı ciddi bir biçimde tekrar gündeme gelmeye başladı. Bu trendin sebeplerini çiftlik caddesi üzerinden örnekleyelim.

Çocukluğumuzda, Samsun’un marka caddelerinden biriydi, şehir dışından biri geldiyse muhakkak o caddede bir tur attırılırdı. Canı sıkılan, işi düşen muhakkak soluğu çiftlik caddesinde alırdı.

AVM’lerin olmadığı bir dönemde, Atakum’un bu kadar gözde olmadığı bir dönemde tüm gençler de vakitlerini orada geçirirdi. Oranın pastaneleri meşhurdu. Şu meşhur “caddeden kaç kişinin geçtiği önemli değil, kaç kişinin alış veriş ettiği önemli” söylemine de sürekli maruz kalıyordu.

Bugünlerde ise çiftlik caddesi ilgisizlikten şikayetçi. Bütün olumsuzluklar bilhassa trafiğe kapatıldıktan sonra meydana geldi, ama bana göre buradaki asıl sebep trafiğe kapatılması değil.  

AVM’lerin cadde mağazalarına göre bazı avantajları var, çiftlik caddesi trafiğe kapatıldığında bunlar göz önünde bulundurulması gerekiyordu. Otoparklara ücret ödememe, araçlar ile caddenin yakınına gelecekler için planlanmış güzergahlar, caddenin ortasında olsa bile satın aldığı ürünleri kolayca araçlarına taşıyabileceği bir sistem, çocuklar için güvenli oyun alanları ve elbette sokağın canlılığını dile getiren sokak etkinlikleri.

Maalesef bunların birçoğu göz önünde bulundurulmadığı için ve insanlar artık bunları bulabilecekleri alternatifler edindikleri için müşteriler diğer seçenekleri değerlendirmeye başladı. Ulusal markalar da caddeleri terk etmeye başladı. Eğer ki trafiğe kapatılmasaydı, bugünkü yoğunluğunu bile arar olurdu. Zira insanlar çocuklarını güvenli bir şekilde salamazlardı, keyifli bir şekilde yürüyüş yapamazlardı.

Ancak değişen teknolojiler ile beraber AVM’ler eski cazibelerini yitirmeye başladı. İnsanlar artık hep aynı markadan giyinmek istemiyorlar. İnsanlar artık suni temizlenmiş havalar yerine doğal havayı solumak istiyorlar, kış mevsiminin donduran soğukluğunu, yaz mevsiminin yakan sıcaklığını içlerinde hissetmek istiyorlar.

Amerika’nın bir çok eyaletinde AVM çöplüklerine muhakkak denk gelmişinizdir. AVM’lerde oluşan yük, masraflar tüketiciye ürünlerin pahalanması olarak geri döndü, franchising (bayilik) ile dükkan işletenler anca markaya çalışır oldu. Ülkemizdeki döviz artışından sonra mağazalar iyice zor günler yaşamaya başladılar. Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi Jones Lang LaSalle (JLL) Türkiye Başkanı Avi Alkaş, " Bu gidişle döviz borcu olan 120 dolayında AVM bankalara geçebilir" dedi. AVM devri kapanıyor, cadde mağazacılığı tekrar moda oluyor.

Dijital çağın en önemli etkenlerinden biri de kişileştirme, esnaf eskisi gibi müşteriyi hafızasında tutmayacak, kasanın orada duran bir tablet bunu yapacak, hangi tip müşteri kitlesine hitap edeceğini bilecek. Özgün, özenmiş, yorumları 5 yıldızlı ürünler satıyor olacak herkes. Daha doğal, daha sağlıklı ve daha sanatsal ürünler göreceğiz her yerde. Kafanızda canlandırmanız için “küçük esnaf” adlı yazımı okuyabilirsiniz, bir kasabın koca bir market zincirine nasıl kafa tuttuğunu okuyabilirsiniz. 

Hazır trafiğe kapatılmış bir caddemiz varken, hazır marka değeri olan bir caddemiz varken, (yeni/eski) belediye başkanımız ile çağa uygun bir yer haline getirebiliriz. Çiftlik caddesini tekrar trafiğe açmak panik ile yapılmış hatalar zincirine sebebiyet verir.

YORUM EKLE

banner849

banner826