banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

09.04.2020, 08:14

Çarşamba Ovası kurtulacak…

Karadeniz’in tarım deposu Çarşamba Ovası’nda yapımı süren biyokütle enerji santraline yargıdan ikinci kez durdurma kararı gelmesi, çevre ve tarım adına  sevindirici gelişme

Samsun 3. İdare Mahkemesi, valiliğin santral için verdiği  “ÇED gerekli değildir” kararını iptal etti. Daha önce aynı mahkeme tarafından yöre sakinleri tarafından açılan davada santralin depolama alanı için de yürütmeyi durdurma kararı alınmıştı. Çarşamba halkının itirazlarına rağmen yapımı süren enerji santraline yargı iki kararı ile “dur” dedi. Her iki karar, yargının sığınılacak ve güvenilecek son liman olduğunu bir kez daha gösterdi. Onun için “İyi ki yargı var” deniliyor, umutlar oraya bağlanıyor.

Halk,  şimdi bölgenin yanı sıra; ülkenin sebze ve meyve ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan, birinci sınıf tarım alanı niteliğindeki Çarşamba Ovası’nı zehirleyecek, çiftçiyi ekmeğinden edecek santral inşaatının hemen durdurulmasını, yapılan bölümlerin yıkılmasını bekliyor. Yıkım gerçekleşmezse çevreciler tarafından yeni yasal süreç başlatılacak.

Yargı kararları ortada iken tarımı öldürecek,  ovayı kurutacak, çiftçiyi aşından edecek yanlışta ısrar etmenin anlamı yok. Üretici, santral yerine modern sulama sistemi ile tarımın canlandırılmasını, salça ve sebze konserve fabrikalarının yapılmasını talep ediyor. Tarımı bitirmeyecek, üreticinin gelirini artıracak, ovayı kurtaracak böyle bir talep, elbette akla yatkın ve uygun. Öyle ya, çiftçi ürettiğini hem iç pazara sunarak hem de ovada kurulacak salça ve sebze fabrikalarına satarak emeğinin karşılığını alacak.

Küresel iklimden ötürü temel gıda üretim alanları, ovaları giderek daralıyor, yok oluyor. Bunu dikkate aldığımızda biber, patlıcan, domates, fasulye, salatalık gibi ürünler fışkıran Çarşamba ve Bafra ile diğer ovaları, tarım alanlarını göz bebeğimiz gibi korumamız şart. Evlere hapsolduğumuz şu günlerde önemi ve vazgeçilmezliği daha iyi kavrandı tarımın. Yargının kararı bundan ötürü olumlu ve umut verici. Söz konusu olan, halkın sağlığı, tarım, üretim, aş ve iş.

Bu arada, Fatsa’nın Yukarıbahçeler Mahallesi’nde 6 yıl önce siyanürle altın çıkarmaya başlayan İngiliz ortaklı şirketin ruhsat alanını büyütmeye yönelik girişim ve ihaleler kaygıları artırıyor.

Toprak ve içme suları zehirlenen, fındık bahçeleri kuruyan Fatsalılar, “Bizi koronavirüs değil, siyanür öldürecek” diye isyan ediyor.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na seslenen Karadenizliler, Fatsa, Ünye ve Çamaş’ta genişleyen siyanürlü altın arama, maden ve enerji ihalelerinin iptal edilmesini dört gözle bekliyor.

Fındık deposu Fatsa ve Ünye’nin yanı sıra “Sakin Şehir” Perşembe’de de siyanürle altın arana çalışmalarının başlayacağı söylentileri, ilçeyi rahatsız etmeye başladı. Demek ki, sırada sakinliği kadar balığı ile meşhur eski adı Vona olan Perşembe var. Küresel iklimin etkisi ile giderek çölleşen dünyada, ileride çok gereksinim duyacağımız yeşil fındık bahçelerini kurutacak, toprağını zehirleyecek, balık neslini sonlandıracak siyanürle altın arama hevesine dur denilmesi gerekiyor.

Duyarlı  günlerden geçtiğimiz ortamda halkın şiddetli itirazlarına rağmen siyanürle altın arama sahalarını genişletmeye yönelik girişimlerde bulunmanın,  birtakım gerekçeler öne sürebilmenin hiçbir haklı yanı olamaz.

Yorumlar (0)