banner1518

banner1365

banner1526

banner1499

banner1334

banner1324

23.09.2020, 08:50 20

“Canımız altından daha değerli”…

Ülkenin nadir yeşil bölgelerinden Karadeniz’de doğa kıyımı her geçen gün artarak sürüyor.  
Fatsa’nın Bahçeler Mahallesi’nde yabancı ortaklı bir şirketin siyanürle altın arama çalışmalarını genişletmesi halkı isyan ettirdi. Yaklaşık 6 yıldan bu yana süren çalışmalardan ötürü fındık bahçeleri kururken, yeşil alan yerini kahverengi çorak alana bıraktı. Bölgenin geçim kaynağı fındık bahçelerinin kuruması halkı ekonomik yönden olumsuz etkiliyor.
 Fatsa, Ünye ve Ordu’daki sivil toplum kuruluşları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a , “Canımız altından daha değerli” diye seslenerek siyanürle altın çalışmalarının bir an önce durdurulmasını istedi.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çığlıklara ne denli yanıt verecek bakalım. Aslında, siyasi iktidar milletvekillerinin halka ve sivil toplum kuruluşlarına önderlik etmesi gerekiyor. Onlar aracılığı ile halkın feryadı Cumhurbaşkanı’na ulaşmalı. Sivil toplum kuruluşları vekiller üzerinde baskı oluşturarak haklılıklarını duyurmalı.
Fatsa-Ünye sınırında bulunan Bahçeler Mahallesi halkı, zehir karıştığı kaygısı ile içme suyunu kullanmaktan çekinirken, ileri yıllarda kanser vakalarının artmasından korkuyor. 
Samsun’un Havza ve Kavak ilçeleri sınırında yer alan Şahin Dağları’nda da siyanürle altın aramak için 2019 başlayan sondaj çalışmaları sürüyor. Yöre sakinlerinin yaylası olan Şahin Dağları’nda devasa ağaçlar yerle bir edildi. Fatsa halkı gibi onlar da direniyor ama sonuç alamadılar. Çalışmaları elleri koynunda uzaktan izlemekle yetiniyorlar. 1986’daki Çernobil’deki nükleer santralin patlaması sonucu kansere çok sayıda kurban veren Karadeniz halkı, şimdi de siyanürden aynı hastalığa yakalanmaktan endişe ediyor. O korkunç patlamanın üzerinden uzun yıllar geçse de hala etkisini gösteriyor. Kansere yakalanan çok sayıda yurttaş canını yitirdi, hastalıkla cebelleşen de hayli fazla. 
Çarşamba’da yapımı süren biyokütle santrali, Çavuşlu’yu soluksuz bırakan çöplük,  Sürmene’nin cazibeli bölgesi Çamburnu’ndaki orman yangını sonucu oluşan alanın Katarlılara peşkeş çekilmesi,  denizin böğrüne kurulan balık çiftlikleri, yaylaların özgün yapısını bozan ve yargı tarafından şimdilik durdurulan “Yeşil Yol” projesi ve derelere kondurulan, sellere yol açan HES’ler Karadeniz talanını gözler önüne seriyor. 
Ucube tesisler yapılırken “istihdam sağlayacak, işsizliği önleyecek”, “Zarar vermeyecek çevre dostu” diye halkın tepkisi dindirilmeye çalışılıyor. Oysa, yurdun diğer bölgelerinde buna benzer çalışma ve gerçekleşen yapıların ne kadar yıkıcı olduğu, çevreye zarar verdiği açıkça görüldü. Kazdağları’nda süren  siyanürle altın arama çalışmalarının oluşturduğu doğa tahribatı, halkın isyanı her gün medyada yer alıyor. Bu kötü örnekten ders alınmayarak, Karadeniz kıyıma uğruyor.  
Oralar biti şimdi sıra doğa cenneti Karadeniz’e geldi. Sahi altın, insan yaşamından daha mı değerli?
 

Yorumlar (0)