Bugün o gün olsun

Abone Ol

Kıymetli okuyucularım,

İnsan bazen uzun uzun konuşur da derdini anlatamaz. Bazen de tek bir cümle, yılların yükünü omuzlarından indirir. Ben bugün size bir cümle bırakmak istiyorum:
Bugün o gün olsun.
Ertelediğimiz, sustuğumuz, içimize attığımız, “bir gün” deyip geçiştirdiğimiz ne varsa… Belki de o gün bugündür.
Ben yaşadım. Ben gördüm. Ben sustum. Ben düşündüm. Ve sonunda anladım ki; insan bu dünyadan yalnızca nefes alıp vererek geçmiyor. İnsan, bir başka insana dokunabildiği kadar yaşıyor.
Yıllardır yazıyorum. “Toplumun Nefesi” diyerek insanların kalbine, vicdanına, düşüncesine seslenmeye çalışıyorum. Kimi zaman bir çocuğun sessizliğini, kimi zaman bir annenin yorgunluğunu, kimi zaman da toplumun unuttuğu değerleri anlattım.
Bir de “Bilinçli Evliliğe İlk Adım” diyerek, yuva kurmaya hazırlanan insanlara seslendim. Çünkü biliyorum ki sağlam aileler kurulmadan sağlam toplumlar kurulmaz. Eğer bir insanın evliliğinde, bir ailenin içinde, bir gencin kararında küçücük de olsa bir fark oluşturabildiysem; işte o benim için en büyük kazançtır.
Bu dünyada bir insana dahi dokunabildiysem… Bir insan, bir yazımı okuduktan sonra hayata biraz daha umutla bakabildiyse… Bir çift, bir kırgınlığı konuşarak çözebildiyse… Bir anne, bir baba, bir genç “yalnız değilim” diyebildiyse… İşte o benim nefesimdir.
Çünkü insan bazen yaptığı işlerle değil, bıraktığı hislerle yaşar.
Hayat çoğu zaman “çünkü”lerle başlar. “Çünkü kırıldım…” “Çünkü yoruldum…” “Çünkü kimse anlamadı…” “Çünkü artık geç…”
Ama hayat orada bitmez. Çünkülerin arkasında saklanan bir mesele vardır. O mesele ne makamdır, ne para, ne alkış, ne de insanların ne dediğidir.
O mesele; insanın kendisidir. İçinde susturduğu sesidir. Kalbinde büyüttüğü umuttur. Gece başını yastığa koyduğunda kendine verdiği cevaptır.
Bugün ne düşünüyorsan, mesele odur. Bugün seni ayakta tutan ya da içten içe yoran ne varsa, mesele odur. Ve belki de artık kaçmak yerine o meseleyle yüzleşmenin zamanıdır.
Bugün o gün olsun.
Bir telefonu ertelediysen ara. Bir özrü içinde taşıyorsan söyle. Bir hayalin varsa başla. Bir kırgınlığı taşıyorsan bırak. Birine teşekkür edeceksen et. Birine “iyi ki varsın” diyeceksen bugün de.
Çünkü yarın dediğimiz şeyin garantisi yok. Ama bugün elimizde. Ve bazen bir insanın hayatı, tam da vazgeçmek üzereyken duyduğu bir sözle değişir.
Belki benim sözüm de bugün birilerine ulaşır. Belki birilerinin kalbinde küçücük bir pencere açılır. Belki de yıllardır susan biri, bugün ilk kez kendi iç sesini duyar.
Benim bütün dileğim budur.
Bir insanın nefesine umut olmak… Bir kalbe değmek… Ve bu dünyadan, ardımda birkaç güzel iz bırakarak geçebilmek.
Birlikte; siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı, neşeli yarınlar dilerim…

Hoşça kalın.
Kazım İlhan
Sosyolog ve Aile Danışmanı