Samsunspor, sezon boyunca yalnızca rakipleriyle mücadele etmedi. Kimi zaman eksik kadrolarla, kimi zaman sakatlık ve cezalarla, kimi zaman da yoğun maç temposunun oluşturduğu fiziksel ve mental yıpranmayla savaşmak zorunda kaldı. Dar rotasyona rağmen ayakta kalmaya çalışan kırmızı-beyazlılar, özellikle sezonun belirli bölümlerinde bireysel hataların bedelini ağır ödedi. Buna bir de haftalar boyunca tartışma yaratan hakem kararları eklenince, Samsunspor’un birçok maçta ciddi anlamda mağduriyet yaşadığı görüşü camiada daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
Başakşehir deplasmanına da aslında tam olarak böyle bir atmosferin içinden geçerek çıkıldı. Sakatlar ve cezalılar nedeniyle teknik heyetin eli yine oldukça dardı. Üstüne, bir hafta önce şampiyonu sahasında dört golle geçen takımın doğal bir motivasyon düşüşü yaşadığı da maç boyunca hissedildi. Ligin son iki haftasına girilmiş, yedincilik garantilenmiş, sezonun yükü omuzlara çökmüşken oyuncuları yeniden aynı sertlikte konsantre etmek kolay değildi.
Rakip ise ligin oturmuş düzenlerinden birine sahip Başakşehir’di. Samsunspor, Başakşehir ve Göztepe bu sezon ligin en dikkat çeken çıkış yapan ekipleri oldular. Özellikle Başakşehir deplasmanı birçok takım için zor bir eşik. Samsunspor da zaman zaman fırsatlar yakalasa da bunları değerlendiremedi. Buna karşılık yapılan bireysel hatalar pahalıya mal oldu ve ortaya 3-0’lık net bir skor çıktı.
Ama açık konuşmak gerekirse, bu maç özelinde uzun uzun futbol konuşmanın da çok büyük anlamı yok. Çünkü Samsunspor zaten sezonun en büyük hedeflerini fazlasıyla gerçekleştirdi.
Avrupa’da son 16 görmek, Türkiye Kupası’nda çeyrek final oynamak ve Süper Lig’i yedinci sırada tamamlamak… Sezon başında bu tablo önünüze konsa, şehirde kimse itiraz etmezdi. Hatta birçok kişi bunu hayal bile olarak görürdü.
Şimdi Samsunspor için yeni bir dönemin başlangıcı başlıyor. Bundan sonrası tamamen doğru planlama meselesi. Gidecek oyuncularla doğru şekilde vedalaşmak, kadroyu doğru analiz etmek ve özellikle kaliteyi artıracak transferler yapmak gerekiyor. Önümüzdeki sezon Avrupa fikstürünün olmayacak olması ise aslında önemli bir avantaj olabilir. Daha az maç temposuyla lige daha güçlü odaklanan, fiziksel olarak daha diri kalan bir Samsunspor izleme ihtimali doğacak.
Ama bunun için kadro genişliği şart. Genç, dinamik, maliyeti kontrollü ama saha verimi yüksek oyuncularla kurulacak doğru yapı, Samsunspor’u bugün bulunduğu seviyenin de üzerine taşıyabilir. Çünkü bu sezon gösterdi ki; doğru akıl, doğru teknik yapı ve şehirle bütünleşen bir takım olduğunda Samsunspor’un ulaşabileceği seviye sandığımızdan çok daha yukarıda.