banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

25.03.2020, 08:24

 Bu bir imtihan...

“Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kifayetsiz olduğunu, bu derde düşmeden önce” demişti Orhan Veli bir şiirinde...

Çernobil faciası yaşandığında her şeyi yedik içtik...

Sadece biz mi?..

Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral bile biz de içelim diye çay yudumlamıştı...

Acılarını sonra gördük...

Ve bu millet Cahit Aral’ı o içtiği çayla hatırladı hep...

Arkasın­dan da rahmet okumadı elbette...

“Kuş gribi” dediler, millet tavuğunu kesti...

Devlet, şehir içinde kümes bırakmadı...

Ne oldu sonra?..

Keneler peydah oldu...

Birileri yumurtasını sattı...

O bakanın oğlu nerede şimdi?..

“Domuz gibi” dediler, yine aldırmadık...

Bu başka...

Bugün 11. gün evdeyim...

Çok şeyin değerini bilmediğimi ben de anladım...

Bankta oturup, etrafı seyretmek...

Mecidiye’de gezerken çıtır bir simit alıp yemek...

Çok gitmesem de sinemada film seyretmek...

“Bağışıklığı güçlendiriyor” diye kelle paça çorbası içmek...

Selam vermekten imtina ettiğim birtakım insanlara bile “merhaba” diyebilmek...

Dostları görememek, sohbet edememek...

Asmaaltı’ndaki çayevlerinden birinde çay içmek...

En güzel ekmeği yapan fırınlardan ekmek almak...

Yemem yasak olsa da tatlıcıların vitrinine bakmak ve orada bir iki tane atıştırmak...

En güzel ekmeği aldığım fırınlarda, “Abi vaktinde geldin” denilerek sıcak somunu kucaklamak...

Neleri kaybettiğimi şimdi daha iyi anladım...

Allah hiç kimseyi, evi bile olsa dört duvar arasında koymasın!..

Şunu öğrendik sonunda...

Aynen Orhan Veli’nin dediği gibi...

“Bilmezdim, şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kifayetsiz olduğunu, bu derde düşmeden önce...”

“Belki de” demiyorum...

Bu kesinlikle bir “imtihan”...

Sahip olduklarımızın değerini bilmek için!..

Yorumlar (0)