banner1365

banner1496

banner1499

banner1334

21.03.2020, 09:30

Bir mitoloji hikayesi: AŞK ve PSICHE (1)


Koronavirüs nedeniyle tüm dünya sıkıntılı günler yaşarken; bu haftaki yazımda da bir başka aşk öyküsünü paylaşmak istiyorum sizlerle... 
Çünkü AŞK, yaşamanın en güzel adıdır bence...
Evlere kapandığımız bu günlerde iyi gelecektir...

Yüzyıllarca evvel fevkalede güzel, genç bir prenses vardı. Bu prenses o kadar güzldi ki her gün yüzlerce yabancı onu seyretmek ve sanki venüs imiş gibi önünde eğilmek için babasının sarayına akın ediyordu. Aşk ilahesi kendisine ait olan ilahi şerefin basit bir faniye geçmekte olduğunu görerek kızdı ve adı Psiche olan bu beklenmedik rakibesine karşı sonsuz bir kin beslemeye başladı. Bu da kafi gelmeyerek oğlu Aşk'ı, ondan intikam almaya ve kızcağıza yaratıkların en süflisine gönül verdirmeye memur etti.
 Lakin Aşk'ın güzel Psiche'ye bakması bütün rahaat ve huzurunun kaçması ve delice aşık olması kafi geldi.
    Psiche'nin babası bir gün bütün maiyeti ile birlikte mabede giderek kızının istikbali hakkında falcıdan bilgiler istedi. Aldığı cevap kendisiyle birlikte herkesi şaşırttı. Falcı şöyle söylemişti:
 "Ey hükümdar! Kızını şehrin üstündeki dağa götür; bırak. Alnında yazılı olan zevci, gelip onu alıcaktır. Lakin damadının bir fani  olacağını sanma. O, ilahların bile korktukları müthiş bir canavardır."
Psiche'nin gözyaşları ve hıçkırıkları hiçbir fayda vermedi. İlahi arzuya boyun eğmek lazımdı. Kızcağız sarp dağın tepesine götürülüp bırakıldı. Korku ve soğuktan titreyerek feci akıbetini beklemeye başladı. Bu sırada hafif bir meltem çıktı. Meltemin ılık havası prensesi sararak yavaşça oradan kaldırdı, derin bir vadiye götürerek çiçeklerden ve yeşil çimenlerden dokunmuş bir halının üzerine hafifçe bıraktı. İşte tam bu esnada kızcağızın karşısında altın ve kristalden yapılmış muhteşem bir saray belirdi. Genç seslerin söyledikleri güzel bir koro onu içeri girmeye davet ediyordu. Psiche, kapıdan girdi ve zarif peri kızları tarafından karşılanarak mükellef bir salona götürüldü. Gün rüyada gibi geçti. Gece tatlı ve derin gölgeleriyle kainatı sardığı zaman esrarengiz bir yaratık Psiche'nin yatağına girdi. Dudaklarının üstünde ateşli bir aşk sözleri fısıldı ve kuvvetli kollarıyla ona sarılıp kocası oldu. Fakat şafak henüz gülden parmaklarıyla tan yerini kızartmadan önce yine geldiği gibi esrarlı bir şekilde çıkıp gitti. İşte o geceden itibaren bu, her gece artan bir aşkla devam etti.
Psiche sürü içinden o an "Kimsin?" diye sordu.
Yabancı:
-"Kim olduğumu öğrenmeye ve yüzümü görmeye sakın ha çalışma!" diye karşılık verdi. "Sonra büyü bozulur ve aşkımız yarım kalır."

Yorumlar (0)